GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Felsefe arrow Sanat ve Felsefe Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Kas 16 2007
Sanat ve Felsefe Yazdır E-posta
(0 Oy)



Tevfik Oğuz ÖRMECİOĞLU   
Cumartesi, 17 Kasım 2007
Okunma: 393 kez

Sanat, bir duygunun, tasarının, ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı, veya, bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık olarak tanımlanır. Yada sanat; insanların nesnel gerçekliği, estetiksel biçimde yeniden yaratması ve bunu yapabilme yeteneğidir. Kısaca sanat, insanla, nesnel gerçekçilik arasındaki estetik ilişkidir.

Tarihsel süreçte sanatın ne olduğu üzerine pek çok kurgular oluşturulmuşsa da bunların en önemlisi, Platon-Aristotales’in güzellik felsefelerine dayanan “öykünmeli sanat”dır. Sanat, bir öykünme (taklit)dir. Aristoteles’e göre sanat, gerçeğin öykünmesidir ve üç etkisi vardır: eğlendirir, eğitir, arıtır. Bu anlayış, 18.yy’da Rousseau ile “anlatımlı sanat”a dönüşür.Bu anlayışta önemli olan güzellik değil, duygusal taşkınlıktır. Daha sonraları anlatımlı sanat da yerini “biçimsel sanat” a bırakır. Bu anlayışa göre de sanat, bir biçimdir. Günümüzde ise sanatı, bilinçaltı duygu ve düşüncelerinin ürünü olarak gören akımlar türemiştir.


Sanat-yaşam ayırımı yapılamaz. Sanatçının yaptığı şey, durumları belli sınırlar içinde göstermek; sayısız olaylar, ya da olabilecek olaylar arasından en önemlilerini çekip çıkararak, onlara yeni boyutlar kazandırarak değerlerini belirtmek; başka insanların da onlaran anlamlarını görebilmesini sağlamaktır. Sanat, bakış açınıza ve iç dünyanızın sorunsuzluğuna göre yaşamın ta kendisidir. İnsanı ve yaşamını konu alan heçbir olgu ve kavram, felsefenin sınırları dışında kalamadığına göre, sanat ve felsefenin içiçeliği bir gerçektir ve sonuç olarak felsefe “düşünebilmek sanatı” dır. Düşünmek, her olgunun, her bilginin, her varoluşun temelindeki tek gerçektir. İnsanı insan yapan, düşünebilmesidir. İnsanın düşünsel yaşamındaki her evre, sanata bir adım mesafede yer alır. Düşünsel gözlemcilik, bireylerin, genlerinde taşıdıkları yaşamsal pozitif enerjinin etkisi ve çevresel etkenlerin katkısıyla oluşturdukları soyut kavramları irdeleme yetileriyle düşünmeleri ve sonuçlarını nesnel bir biçimde diğer insanlara sunabilmeleridir. Çünkü düşünsel gözlemciliğin sonunda nesnel bir sonuç elde etme ve ortaya koyma beklenir. Bu, ortaya nesnel bir sonuç koyabilme edimi ise, işte o, sanata bir adımlık mesafenin somut sonucudur.


Düşünceyi, düşüncenin üç büyük formunu, sanat, bilim ve felsefeyi tanımlayan şey, her zaman kaosla kapışmak, bir düzlem çizmek, kaosun üzerine bir düzlem çekmektir. Ama felsefe, farklıdır: kavramsal kişiliklerin edimiyle, olayları ya da tutarlı kavramları sonsuza taşıyacak bir düzlem çizer. Sanat ise, sonsuzu yeniden veren sonluyu yaratmak ister: estetik figürlerin edimiyle, bileşik duyumları taşıyan bir kompozisyon düzlemi çizer. Felsefe kavramlarıyla olaylar çıkartır, sanat duyumlarıyla anıtlar diker, bilim de fonksiyonlarıyla şeylerin durumlarını kurar ve düzenler. Franz Kafka, “sanatçı anlatış, iç dünyanın dışa nesnelleşmesidir, bu ise görünmez evreni görünür kılmaktır” derken, sanatı, felsefenin temellerinden düşünsel boyut irdelemesiyle bireyin soyutu somutlaştırma çabalarının nesnel sonucu olarak alır. Bireyin içsel değer ve algılanımlarını dışa vurabilme  yetisi, sanatın oluşumunda temel bir gerekliliktir.


Bir sanat yapıtının felsefi evresi, sanatçının düşünsel değerlerinin zenginliği ölçüsünde yapıtın değerine de yansıyarak oluşacak olan bu pozitif etkileşim, yapıtın bir “sanat yapıtı”, bir “değer” olmasına olanak sağlayacaktır.
                                                                     

Tevfik Oğuz ÖRMECİOĞLU


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim