GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Diğer Bilimler arrow Üniversitelerimizin Bilim Tarihimizdeki Yeri Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Kas 03 2006
Üniversitelerimizin Bilim Tarihimizdeki Yeri Yazdır E-posta
(0 Oy)



Ali Rıza ERDEM   
Cumartesi, 04 Kasım 2006
Okunma: 1460 kez

Bilim tarihi, kısaca bilimin doğuş ve gelişme hikâyesidir. Bilim tarihimiz toplumumuzun yaşadığı dönüşüm konusunda önemli ipuçları içermektedir. Bilim tarihimiz içerisinde üniversitelerimizin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bu yazıda üniversitelerimizin bilim tarihimiz içerindeki yeri (1) Selçuklular (2) Osmanlılar ve (3) Cumhuriyet dönemi olmak üzere üç dönem halinde incelenmiştir. ( www.genbilim.com )

Üniversitelerimiz bilim tarihimizdeki yerini objektif anlamda Cumhuriyet döneminde almıştır. Ülkemizde özellikle “Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri”nde taranan “ulusal dergi” sayımızın oldukça düşük olmasına ve bundan dolayı yurt dışına “bilgi transferi” yapmamıza rağmen incelenen 2000-2004 yılları arasında “makale” bazında üniversitelerimizin “Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri”nde gösterdiği büyük başarı bunun somut bir göstergesidir.

GİRİŞ

Bilim tarihi, kısaca bilimin doğuş ve gelişme hikâyesidir. Bilim tarihi ile bilimin çeşitli dallarında varılan sonuçlarına dayalı olarak bilimdeki kavram, teori ve anlayışların doğuşu ve gelişimi ortaya konmaya çalışılır (Yıldırım, 1983; Ronan, 2003). Bilim tarihi insanlığın nereden nereye geldiği konusunda heyecan verici bir serüvenin öyküsüdür. Bu öyküde bilimde zorluklarla elde edilen başarılar, bilimle uğraşanların yaşadıkları zorluklar, buluşlara kaynaklık eden ilginç esin kaynakları, buluşlara esin kaynağı olan bilimsel başarılar, yaratıcı hayal gücü örnekleri, buluşları ortaya koyma yolunda çekilen büyük sıkıntılar, dogmalara karşı verilen savaştaki büyük cesaret örnekleri, büyük başarılar ve beraberinde yaşanan sevinçler, buluşların ortaya çıkardığı yenilikler, bilimsel buluşların yarattığı çığırlar önemli kilometre taşlarıdır.

Bilim tarihimiz toplumumuzun yaşadığı dönüşüm konusunda önemli ipuçları içermektedir. Bilim tarihimizin gelişimi, bilim açısından nereden nereye geldiğimizi ve ulaşmamız gereken hedefleri göstermesi açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bilim tarihimiz diğer ulusların bilim tarihleri kadar heyecan verici ve ilginç dönüm noktalarıyla doludur.

Bilim tarihimiz içerisinde üniversitelerimizin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Üniversitelerimizin bilim tarihimiz içerisindeki yerini açıklama, bilim tarihimizin gelişimi açısından önemli bir konudur. 11. yüzyılda Selçuklu Türklerinin Bağdat’ta kurmuş oldukları Nizamiye Medresesiyle başlayan üniversiteleşme süreciyle başlayan bilim tarihimize katkı günümüze kadar çeşitli bilim dallarında devam etmiştir. Üniversitelerimizin bilim tarihimizdeki yeri her dönemde farklıdır.

SELÇUKLULAR DÖNEMİNDE ÜNİVERSİTELERİMİZİN BİLİM TARİHİMİZDEKİ YERİ

Selçuklular dönemine baktığımızda yükseköğretim kurumu olarak, bir Türk-İslam kurumu olarak “medreseleri” görmekteyiz. Bu medreseler içerisinde “Nizamiye Medreseleri” ayrı bir öneme sahiptir.

Nizamülmülk Medreseleri:

Büyük Selçuklu İmparatorluğu Veziri Nizamülmülk’ün 1068 de Bağdat’ta açmış olduğu “Nizamiye Medresesi” Türk yükseköğretim tarihinde yükseköğretim kurumu olarak önemli bir kurumdur. Gazali, Nişabur Medresesi’de öğrenim gördükten sonra Bağdat’ta açılan “Nizamiye Medresesi” nde 1091-1095 yılları arasında “rektörlük” ve “müderrislik” yapmıştır. Nizamülmülk daha sonra Belh, Herat, İsfahan, Basra, Merv, Musul, Amul, Harcird, Rey, Buçenc medreselerini yaptırmıştır. Nizamülmülk medreselerinin başlıca amaçları (1) din adamı yetiştirmek, (2) yoksul ve yetenekli öğrencileri okutup topluma kazandırmak, (3) imparatorluğun yönetimi için memur yetiştirmek ve (4) devlet adamlarını eğitmektir. Nizamiye medreselerinin bir başka amacı da Nizamülmülk’ünde belirttği gibi bilginleri bir görev ve maaşla medreselere bağlayıp denetim altında tutmak ve böylece devlete karşı gizli hareketlere katılmaları ihtimalini ortadan kaldırmaktır. Nizamiye medreseleri esas olarak din, hukuk, dil ve müspet bilim öğretimi yapmışlardır (Akyüz, 1994; Ergün, http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm 06.01.2005).

Nizamiye medreseleri, "eğitimde şans ve fırsat eşitliği" gerçekleştirmeye çalışmıştır. O zamanlar yükseköğretim maddî problemi olmayan, kolayca kitap satın alabilen ve çeşitli yerlerde araştırma yapabilenlerin hakkı idi. Devlet, medreseleri "yatılı ve burslu" bir eğitim kuruluşu haline getirmekle öğretimde imkân ve fırsat eşitliğini sağlama çalışmalarına girişmiş oluyordu. Ayrıca “öğrenci statüsü”nde bazı yenilikler getirmiştir. Bu yenilikler, medrese öğrencilerinin büyük bir kısmının yatılı olması ve medrese vakfından burs alabilmeleridir (Akyüz, 1994; Ergün, http://www.egitim.aku.edu.tr/tet02.htm).

OSMANLILAR DÖNEMİNDE ÜNİVERSİTELERİMİZİN BİLİM TARİHİMİZDEKİ YERİ

Osmanlılar medreseyi, Selçuklu ve Anadolu beyliklerini örnek alarak kurdular. Osmanlılar Selçuklu Türklerinden devraldıkları medreseleri Anadolu’da program, yapı ve işleyiş yönünden geliştirdiler ve Selçukluların kayseri, Sivas ve Konya gibi illerde kurdukları medreselerin yanında imparatorluğa kattıkları yörelerde yeni medreseler açtılar. Osmanlı yükseköğretiminin kökleri Sultan II. Mehmet’in 1453’de İstanbul’u fethinden sonra İstanbul’da kurduğu “ Fatih Medresesi” ne uzanır (Gürüz, 2001).

Fatih ve Süleymaniye Medreseleri:

Fatih Sultan Mehmet fethin hemen ardından İstanbul’daki 8 kiliseyi medreseye çevirmiştir. Fatih’in kurduğu Sahn-i Seman (veya Medaris-i Semaniye denen) 8 yüksek düzeydeki medresenin her birinin 19 odası vardı. 8 müderrisin birer odası ve 50 akçe gündeliği vardı. Fatih medreselerinde okutulan dersler hakkında net bir bilgi yoktur. Fatihin medreselerinde hukuk, ilahiyat ve edebiyat öğretimi yapılıyordu. Fatih, medreselerinden mezun olan öğrencileri izlerdi. Medreselerin yönetim, müfredat ve akademik yapısını yeniden düzenleyen, akademik personelin seçim ve atanması ile maaşların belirlenmesine ilişkin işlemleri usul ve esaslara bağlayan ve Fatih Kanunnamesi olarak bilinene ilk yasa ve kurallar bütününü yürürlüğe koyan Fatih Sultan Mehmet’tir. Bu ferman Türk tarihinde ilk “yükseköğretim mevzuatı” nı oluştur (Akyüz, 1994; Gürüz, 2001).

Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanli medrese sisteminde gelişmeler oldu. Fatih Sultan Mehmet'in Sahn-i Semân medreselerinde Dâru's-sifa olmakla beraber henüz tıp ve matematik fakülteleri yoktu. Kanuni Sultan Süleyman tarafından ordunun doktor, operatör ve mühendis ihtiyacını karşılamak üzere Süleymaniye Caminin yanı başında bir Tıp Medresesi ve Darüşşifa, matematik ilimlerinin öğretimi için dört medrese ve bir Darülhadis yaptırdı. Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman “Fatih Kanunnamesi”nde bazı ek ve değişiklikler yapmıştır. Süleymaniye medreselerinde tıp ve fen ilimleri öğretiliyordu (Koçer, 1987; Gürüz, 2001).

16 yy. dan itibaren medrese teşkilatında bir gerileme görmekteyiz. Medreselerin çöküşünü durdurmak için 1867 ‘de bir kurul oluşturuldu. Müderrislerden oluşan bu kurul, medreselerin Fatih Sultan Mehmet dönemindeki niteliğine dönüştürülmesi için önerilerde bulundu. Ama bu önerilerin uygulandığına dair bir belirti görülmedi (Koçer, 1987; Başaran, 1993).

18. ve 19. Yüzyıllardaki Gelişmeler:

Geleneksel medrese eğitiminden “ilk kopuş” Osmanlı donanmasının Ege kıyısında Çeşme’de Rus donanmasınca yok edilmesinin ardından Sultan III. Mustafa’nın 1773’te İstanbul’da “Mühendishane-i Berri-i Hümayun”un kurulmasıyla gerçekleşti (1944 yılında bir yasayla İstanbul Teknik Üniversitesine dönüştürülmüştür). Bu yükseköğretim kurumlarında çok önemli bir değişimin başlangıcıdır. Bu değişim, yükseköğretimde varolan kurum olan medreselerin yerine, Batıdan yükseköğretim kurumlarının “olduğu gibi” alınmasıdır. Ayrıca III. Selim’in 1795’deki fermanı, öğretim elemanlarının atanmaları için tam zamanlı çalışma, akademik ilerlemelerde yayın ve sınav gereklerini de içine alan usul ve esasları ayrıntılı olarak belirtiyordu. Bu yüzden III. Selim’in Kanunnamesi, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman’ın kanunnamelerinden sonra, Türkiye yükseköğretim mevzuatındaki ikinci önemli olaydır (Gürüz, 2001).

İhtiyaçları artık karşılamayan medreselerin yerine seçenek olarak Batıdan olduğu gibi alınan yükseköğretim kurumlarının açılmasına 19. yüzyılda ve 20 yüzyıl başlarında devam edilmiştir. Batılı anlamda bir üniversite olarak bir “Darülfünun” kurulması 1846 ‘da kararlaştırılmış, fakat 1863’de açılabilmiştir. 1865 te çıkan yangınla Darülfünun ortadan kalktı. Darülfünun 1870 yılında tekrar kurulmuştur. Üniversitenin 3 şubesi (fakültesi ) vardı Bunlar: (1) Hikmet ve Edebiyat (Fen ve Edebiyat) (2) İlm-i Hukuk (Hukuk Bilimi) (3) Ulum-i Tabiye ve Riyaziye (Doğal Bilimler ve Matematik) Fakültelere kendi dekanlarını seçme hakkı verildi. Üniversitenin nazırı (rektörü) padişahça atandı. Osmanlı Üniversitesi 1871 de kapatılmıştır. 1874 ‘te Galatasaray Lisesinin içinde yeniden açıldı ama bu 1882 yılına kadar sürdü. 1900 yılında II. Abdülhamit kendi adına bir üniversite açtı (Darülfünu-i Şahane) Bu üniversitenin bölümleri şunlardı: (1) Ulum-i Aliye-i Diniye (Yüksek Din Bilimleri) (2) Riyaziye ve Edebiyat (Matematik ve Edebiyat)-II. Abdülhamit tarafından yayınlanan yönetmeliğe göre üniversitenin öğretimi önceden saptanan kitaplara dayanacak ve bu durum denetlenecekti. 1912’ de 20 Alman profesör Darülfunun’a katıldı ve 1915’te modern akademik araştırmaların başlangıcını oluşturan “araştırma enstitüleri” kuruldu (Başaran, 1993; Akyüz, 1994; Gürüz 2001). Sonuç olarak, Osmanlı 18. ve 19. yy. dönemi, öteki birçok konularda olduğu gibi, yükseköğretim kurumlarında da “ikili bir yapıyı” Cumhuriyet'e kadar sürdürmüştür.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÜNİVERSİTELERİMİZİN BİLİM TARİHİMİZDEKİ YERİ

Cumhuriyet döneminde diğer alanlarda olduğu gibi yükseköğretim kurumları üniversitelerimizde de “modernleşme” gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyetin ilanından hemen sonra medreseler ve diğer din okulları 1924’de çıkarılan 430 sayılı “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” ile kapatıldı.

İstanbul Üniversitesi Reformu ve Edebiyat Fakültesi:

1933'teki İstanbul Darülfünunu düzeltimi de (o zaman ülkedeki tek üniversite olduğu için sadece "Üniversite Reformu" denmiştir), bilim ve kültür alanına etkisi sürekli olacak katkılardan biridir. Atatürk, her konuda olduğu gibi, bu düzeltimi de kökten ele almış ve Almanya'dan getirilen çok sayıdaki öğretim üyesinin de yardımıyla başarıya ulaşan bu reform ile imparatorluktan miras İstanbul Darülfünunu gerçekten yapı ve anlayış değiştirerek çağdaş bir üniversite olma yoluna girmiştir. TBMM 1933’de Darülfünun’un yerini almak üzere 18 Kasım 1933’de açılan İstanbul Üniversitesi’ni 2263 sayılı yasayla onayladı. Bu yasaya göre: (1) Rektör, Milli Eğitim bakanı’nın önerisi üzerine üçlü kararnameyle, (2) Dekanlar, rektörün önerisi ve Milli Eğitim bakanı’nın kararıyla, (3) Profesörler ise Fakülte Kurulu’nun tespit ettiği 3 aday arasından Milli Eğitim bakanı’nın kararıyla atanmaktaydı (Gökberk, 1997; Gürüz, 2001). Gürüz ve diğerlerine (1994) göre bu Türkiye’de modern üniversite tarihinin başlangıcıdır.

İstanbul Edebiyat Fakültesi de 1933 üniversite reformunda yeni bir düzen, çağdaş bir öğretim ve araştırma anlayışı kazandı. Darülfünun'dan getirdiği tek bir filoloji (Türk Dili ve Edebiyatı) yanında, Önasya filolojileri, klasik filoloji, modern filolojiler (Roman, İngiliz, Alman ) kuruldu. Tarih ve Felsefe bölümleri yeni kürsülerle genişledi, zenginleşti.

Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi:

1936 yılında Ankara'da, yine Atatürk'ün önayak olmasıyla kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi de Atatürk'ün dil ve tarih konularındaki ilgileri bağlamına yerleştirilebilir. Fakültenin, başka bir yerde rastlanmayan adı da zaten bunu gösterir; bölümleri ve kürsüleri de bu ilgiyi yansıtacaklardır. Bu fakültede, yeni filolojiler (dil+yazın ) yanında, Çin, Hint tarih ve filolojilerinden başlayarak eski Anadolu'yu (Hitit), komşusu eski ülkeleri (Sümer, Asur), Akdeniz çevresini (Yunan, Roma) konu edinen tarih ve filoloji kürsüleri kuruldu. Bu tür kürsüler Türk üniversite ve bilim dünyasında ilk kez açılmaktaydı (Gökberk, 1997).

Üniversiteleri Yurt Çapına Yayma Çabaları ve Bölge Üniversitelerinin Kurulması:

Hem Türkiye’nin nitelikli insan gücü ihtiyacını karşılamak hem de bulundukları bölgeleri kalkındırması amacıyla “bölgesel üniversiteler” kurulması düşüncesi 1950’li yıllarda ağırlık kazanmıştır. Bu düşüncenin esin kaynağı Dünya’da üniversitelerin içinde bulundukları çevreye hizmet götürme düşüncesiyle, 19. yüzyılın ikinci yarısında kurulan, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki “Land-Grant” tipi üniversitelerdir. Bu üniversiteler, bölgelerinin tarımsal ve ekonomik yapısı, sosyal refahı ve sağlık gibi temel sorunlarını ele alarak çözümlemişler; böylece yöre kalkınmasına, dolayısıyla ülke kalkınmasına önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bölgenin geliştirilmesine yönelik araştırmalar yapan bu üniversiteler yetişkin araştırıcı grupları kurmuşlar, uzun dönemli planlamalar gerçekleştirmişler, yeterli maddi ve manevi desteği sağlamak için çevredeki ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmışlardır. (Gürüz ve diğerleri 1994, Gürüz 2001, Korkut 2001).

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki “Land-Grant” tipi bölgesel üniversitelerden etkilenerek Türkiye’de kurulan “bölge üniversiteleri” şunlardır:

  • 1955 yılında 6995 sayılı yasayla İzmir’de Ege Bölgesi’nin kültürel, endüstriyel, tarımsal ve ticari faaliyetleri ve bununla ilgili kurum ve kuruluşlara öncülük etmesi amacıyla “Ege Üniversitesi” kurulmuştur.
  • Yine 1955 yılında 6594 sayılı yasayla Trabzon’da Karadeniz Bölgesi’ndeki illerin sosyal ve ekonomik sorunlarına çözüm arayacak, madenleri, enerji kaynakları ve meyveleri bol olan bu bölgeye her yönden öncülük yapacak bir teknik üniversite olarak “Karadeniz Teknik Üniversitesi” kurulmuştur.
  • 31 Mayıs 1957 yılında 6990 sayılı yasayla Erzurum’da kurulan “Atatürk Üniversitesi” ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin sosyal, kültürel, ekonomik ve teknik bakımdan geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu üniversitede Bir Danışma Kurulu’nun bulunması öngörülmüş fakat bu kurul hiçbir zaman faaliyete geçirilememiştir.
  • 1970’lerden sonra Kalkınma planlarındaki öneriler dikkate alınarak hem bölge üniversitesi hem de üniversitelerin yurt düzeyine dengeli dağıtılması amacıyla 1973 yılında Diyarbakır’da “Dicle üniversitesi”, Adana’da “Çukurova Üniversitesi”, Eskişehir’de “Anadolu Üniversitesi” kurulmuştur. 1975 yılında Elazığ’da “Fırat Üniversitesi”, Samsun’da “Ondokuz Mayıs Üniversitesi”, Bursa’da “Uludağ Üniversitesi”, Konya’da “Selçuk Üniversitesi” kurulmuştur.

    Korkut’a (2001) göre Türkiye’de bölge üniversitelerinin kuruluş gerekçeleri şunlardır:

    (1) Modern bir kültür şehri yaratmak (Atatürk’ün, Van Gölü sahillerinde üniversite kurulması görüşü).
    (2) Bölgenin sosyal, kültürel, ekonomik ve teknik açıdan kalkınmasında rol oynamak (Atatürk Üniversitesi).
    (3) Bulunduğu bölgenin kültür hayatını, dolayısıyla modern yöntemlerle çalıştırma imkânlarını ve refahını yükseltmede doğrudan etkili olmak (Ege Üniversitesi).
    (4) Uluslararası bilgiyle yetinmeyip, özellikle doğal kaynakları, mahalli imkânları incelemek, halkın özel yeteneklerini de ele alarak, şimdiye kadar değinilmemiş ekonomik sorunları çözmeye çalışmak (Karadeniz Teknik Üniversitesi).
    (5) Çevreyi kültürel ve ekonomik yönden inceleme, çevreyi laboratuar olarak kullanmak suretiyle bölge kalkınmasına katkıda bulunmak (Dicle Üniversitesi).

    Bölge üniversitelerimiz bilim tarihimize bölgesel ve ulusal düzeydeki çalışmalarıyla önemli katkılarda bulunmaktadırlar.

    Belli İşlevi Yerine Getirmek Üzere Üniversitelerin Kurulması:

    Belli işlevleri yerine getirmek üzere özellikle anakent şehirlerde üniversiteler açılmıştır.

  • 1956 yılında 7307 sayılı yasayla Orta Doğu’nun kaynaklarını geliştirmek ve ekonomik sorunlarına çözüm getirmek, Türk ulusuna ve başka uluslara yarar sağlayacak uygulamalı araştırmalar yapmak, İngiliz dilinde ileri öğretim vermek amacıyla Ankara’da “Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)” kurulmuştur.
  • 1967 yılında 892 sayılı yasayla teknik bilgileri yanında, geniş kültürlü, pratiğe ağırlık veren, sosyal sorunları bilen doktorlar yetiştirecek eğitimi vermek amacıyla Ankara’da “Hacettepe Üniversitesi” kurulmuştur.

    Özel Üniversitelerin Kurulması:

    İlk özel üniversite olan “Bilkent” 1984’de kurulmuştur. Daha sonra Anayasa Mahkemesi’nde iki kez dava açılmış ve Mahkeme bu tür üniversitelerin kurulması gerektiğine karar vermiştir. 1992 yılında 3285 sayılı kanunla Bilkent Üniversitesi ile birlikte Koç Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi kurulmuştur. Kadir Has Üniversitesi’nin kuruluş kanunu 1996’da yeniden çıkarılmıştır (Gürüz 2001). Vakıf üniversiteleri olarak da bilinen özel üniversitelerin sayısı 24’e ulaşmıştır.

    Özel üniversitelerimizin, devlet üniversitelerimizdeki başarılı öğretim elemanlarını kendi bünyelerine çekerek bilim tarihimizde “devlet üniversitelerimizde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının artmasına neden olma” açısından bir tartışma başlatmışlardır. Ayrıca özel üniversitelerimizin devlet üniversitelerimizdeki başarılı öğretim elemanlarını kendi bünyelerine çekerek “devlet üniversitelerimizi Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri’ndeki yayın açısından olumsuz etkileyebileceği” de tartışma konusu olmuştur.“ Fakat özel üniversitelerimiz, devlet üniversitelerimizdeki başarılı öğretim elemanlarını bünyelerine çekmelerine rağmen bilimsel çalışmalarda ölçüt olarak alınan “Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri”nde devlet üniversitelerimizin gerisinde kalmıştır (Bakınız tablo 1,2,3,4).

    Yeni Devlet Üniversitelerinin Açılması:

    3 Temmuz 1992’de çıkarılan 3837 sayılı Kanunla, çoğu daha önce o illerde mevcut olan birimlerden oluşan Afyon, Aydın, Balıkesir, Bolu, Çanakkale, Denizli, Hatay, Kars, Isparta, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Mersin, Muğla, Niğde, Sakarya, Şanlıurfa, Tokat ve Zonguldak illerinde 21 yeni üniversite ile İzmir ve Kocaeli’nde (Gebze) 2 ileri teknoloji enstitüsü kurulmuştur. Böylece devlet üniversitesi sayısı 53’e yükselmiş ve yükseköğretimin ülke sathına yayılması esasen tamamlanmıştır (Gürüz, 2001). 1993’de Anadolu Üniversitesi’nin ikiye bölünmesi ile Eskişehir’deki ikinci üniversite olan “Osmangazi Üniversitesi” kurulmuştur.

    Yeni devlet üniversitelerimizin açılması bilim tarihimizde “nitelik-nicelik” tartışmasını yeniden gündeme getirmiştir. Fakat yeni açılan devlet üniversitelerimiz kuruluşlarını büyük ölçüde tamamlayıp, mezunları ve bilimsel çalışmaları ile bilim tarihimize önemli katkılarda bulunmaktadırlar.

    Üniversitelerimizin “Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri” ndeki Durumu:

    Üniversitelerimizin bilim tarihimizdeki yeri günümüzde çeşitli standartlarla ölçülmektedir. Bu standartlardan biri de üniversitelerimizin sahip olduğu bilgiyi değerlendirmede ölçüt olarak kullanılan “Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri”dir. Bu endeksteki kategoriler ise şunlardır:

    1) Fen bilimleri alanında “Science Citation İndex” (SCI): SCI kapsamındaki disiplinlerden bazıları şunlardır: Astronomi, Bilgisayar, Bitki Bilim, Biyoloji, Biyokimya, Biyoteknoloji, Eczacılık, Fizik, hayvan Bilimleri, Kimya, Matemetik, Nöroloji, Tarım, Pediatri, Psikiyatri, Onkoloji, Tıp, Veterinerlik, Farmokoloji, Hayvan Hastalıkları

    2) Sosyal bilimler alanında “Social Sciences Citation İndex (SSCI) SSCI kapsamındaki disiplinlerden bazıları şunlardır: Antropoloji, Siyaset Bilimi, Tarih, Toplum Sağlığı, Endüstriyel İlişkiler, Enformasyon Bilimi, Kütüphane Bilimi, Dil Bilimi Felsefe, Kent Çalışmaları, Psikoloji, Hukuk, Sosyoloji, Eğitim, Kadın Çalışmaları

    3) Sanat ve kültür alanında “Arts & Humanities Citation İndex” (AHCI) ACHI kapsamındaki disiplinlerden bazıları şunlardır: Arkeoloji, Mimari, Edebiyat, Müzik, Dans, Şiir, Tiyatro, Radyo, Televizyon, Film,

    Üniversitelerimizin “makale” açısından “Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri”ndeki Durumu:

  • Fen bilimleri alanında “Science Citation İndex” (SCI),
  • Sosyal bilimler alanında “Social Sciences Citation İndex (SSCI) ve
  • Sanat ve kültür alanında “Arts & Humanities Citation İndex” (AHCI)

    2000-2004 yıllarındaki “ilk 10” sıralaması tablo 1, 2 ve 3 de gösterilmiştir.

    Tablo 1

    2000- 2004 Yıllarında Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri” ne Giren Fen Bilimleri Alanında “Science Citation İndex (SCI)” da ilk 10 Üniversitemizin Adı ve Makale Sayısı

    Sıra no

    2000

    2001

    2002

    2003

    2004

     

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    1

    Hacettepe Üniversitesi

    742

    Hacettepe Üniversitesi

    791

    Hacettepe Üniversitesi

    849

    Hacettepe Üniversitesi

    843

    Hacettepe Üniversitesi

    309

    2

    İstanbul Üniversitesi

    472

    İstanbul Üniversitesi

    563

    İstanbul Üniversitesi

    730

    İstanbul Üniversitesi

    782

    SSK Harici Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları

    255

    3

    Ankara Üniversitesi

    438

    Ankara Üniversitesi

    529

    Ankara Üniversitesi

    611

    SSK Harici Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları

    722

    İstanbul Üniversitesi

    242

    4

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    377

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    452

    SSK Harici Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları

    562

    Ankara Üniversitesi

    675

    Ankara Üniversitesi

    224

    5

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    370

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    422

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    471

    Diğer

    543

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    195

    6

    SSK Harici Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları

    325

    SSK Harici Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları

    378

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    454

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    529

    Ege Üniversitesi

    177

    7

    Gazi Üniversitesi

    238

    Gazi Üniversitesi

    300

    Ege Üniversitesi

    412

    Atatürk Üniversitesi

    504

    Gazi Üniversitesi

    174

    8

    Ege Üniversitesi

    210

    Ege Üniversitesi

    281

    Diğer

    404

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    498

    Atatürk Üniversitesi

    162

    9

    Diğer

    204

    Diğer

    277

    Atatürk Üniversitesi

    388

    Ege Üniversitesi

    477

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    157

    10

    Dokuz Eylül Üniversitesi

    169

    Dokuz Eylül Üniversitesi

    246

    Gazi Üniversitesi

    381

    Gazi Üniversitesi

    468

    Diğer

     

    Kaynak: Son güncelleme: 28 Ağustos 2004, TÜBITAK ULAKBIM

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2000&Index=SCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2001&Index=SCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2002&Index=SCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2003&Index=SCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2004&Index=SCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    Tablo 2

    2000- 2004 Yıllarında Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri” ne Giren Sosyal Bilimler Alanında “Social Sciences Citation İndex (SSCI)” da ilk 10 Üniversitemizin Adı ve Makale Sayısı

    Sıra no

    2000

    2001

    2002

    2003

    2004

     

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    1

    Bilkent Üniversitesi

    51

    Bilkent Üniversitesi

    43

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    44

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    45

    Bilkent Üniversitesi

    21

    2

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    31

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    41

    Bilkent Üniversitesi

    40

    Bilkent Üniversitesi

    37

    Ankara Üniversitesi

    8

    3

    Hacettepe Üniversitesi

    21

    Hacettepe Üniversitesi

    26

    Hacettepe Üniversitesi

    24

    Ankara Üniversitesi

    32

    Boğaziçi Üniversitesi

    8

    4

    Koç Üniversitesi

    17

    Boğaziçi Üniversitesi

    24

    İstanbul Üniversitesi

    23

    İstanbul Üniversitesi

    28

    Hacettepe Üniversitesi

    8

    5

    Ankara Üniversitesi

    14

    Diğer

    15

    Koç Üniversitesi

    20

    Diğer

    27

    İstanbul Üniversitesi

    8

    6

    Boğaziçi Üniversitesi

    14

    İstanbul Üniversitesi

    15

    Boğaziçi Üniversitesi

    18

    Hacettepe Üniversitesi

    26

    Kocaeli Üniversitesi

    8

    7

    Diğer

    11

    Ankara Üniversitesi

    14

    Ankara Üniversitesi

    16

    Koç Üniversitesi

    23

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    8

    8

    İstanbul Üniversitesi

    11

    Koç Üniversitesi

    14

    Sabancı Üniversitesi

    13

    Boğaziçi Üniversitesi

    19

    Koç Üniversitesi

    7

    9

    TÜBİTAK

    7

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    11

    Diğer

    11

    SSK Harici Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları

    18

    SSK Harici Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları

    7

    10

    Ege Üniversitesi

    5

    Dokuz Eylül Üniversitesi

    10

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    11

    Sabancı Üniversitesi

    16

    Çukurova Üniversitesi

    5

    Kaynak: Son güncelleme: 28 Ağustos 2004, TÜBITAK ULAKBIM

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2000&Index=SSCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2001&Index=SSCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2002&Index=SSCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2003&Index=SSCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    http://arama.ulakbim.gov.tr/wos/index.php?Yil=2004&Index=SSCI&Tip=@&command=G%F6ster&cwid=2&order=2&AllInOnePage=1 07.01.2005

    Tablo 3

    2000- 2004 Yıllarında Uluslararası Bilimsel Atıf Endeksleri” ne Giren Sanat ve Kültür alanında “Arts & Humanities Citation İndex” (AHCI)” da ilk 10 Üniversitemizin Adı ve Makale Sayısı

    Sıra no

    2000

    2001

    2002

    2003

    2004

     

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    Üniversite Adı

    Makale Sayısı

    1

    Bilkent Üniversitesi

    9

    Bilkent Üniversitesi

    11

    Bilkent Üniversitesi

    13

    Boğaziçi Üniversitesi

    12

    Bilkent Üniversitesi

    1

    2

    Boğaziçi Üniversitesi

    3

    Kamu Kuruluşları

    6

    Boğaziçi Üniversitesi

    6

    Bilkent Üniversitesi

    10

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    1

    3

    Diğer

    3

    Boğaziçi Üniversitesi

    5

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    6

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    4

    Selçuk Üniversitesi

    1

    4

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    2

    Yıldız Teknik Üniversitesi

    3

    Bahçeşehir Üniversitesi

    2

    Ankara Üniversitesi

    3

       

    5

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    2

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi

    2

    Ankara Üniversitesi

    1

    Diğer

    3

       

    6

    Ankara Üniversitesi

    1

    Anadolu Üniversitesi

    1

    Başkent Üniversitesi

    1

    İstanbul Bilgi Üniversitesi

    3

       

    7

    Doğu Akdeniz Üniversitesi

    1

    Erciyes Üniversitesi

    1

    Çukurova Üniversitesi

    1

    Başkent Üniversitesi

    2

       

    8

    Erciyes Üniversitesi

    1

    İstanbul Üniversitesi

    1