GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | GenKampüs | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Tıp arrow Diyaliz Hastalarında Kemik Hastalığı Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Kas 03 2006

Diyaliz Hastalarında Kemik Hastalığı Yazdır E-posta
(2 Oy)



 Facebook'ta Paylaş

Nejla Terzi   
Cuma, 03 Kasım 2006
Okunma: 4499 kez

Diyaliz hastalarındaki kemik hastalığı esas olarak "Sekonder Hiperparatiroidizm" denilen "Parathormon" yüksekliği ile karakterize hastalığa bağlı olarak gelişir. Henüz, kronik böbrek yetmezliği dönemindeyken (diyaliz öncesi dönem) bile bir çok hastada bu durum mevcuttur.

Hiperparatiroidizm denilen hastalığın nedenleri;

1. Kalsiyum elementinin kan seviyesinin düşüklüğü
2. Vücuttaki D vitamininin azlığı
3. Kanda fosfor yüksekliği'dir.

D vitamini azlığı; bu vitaminin vücutta işe yarar aktif formu böbreklerden salınan bir enzim sayesinde oluşur. Böbrek yetmezliğinde bu enzim yeteri kadar oluşamadığı için kanda D vitamini miktarı azalır.

Kan fosforunun yüksek olması; paratiroid bezi denilen ve kana parathormon adlı hormonu salgılayan bezi direk olarak uyararak kan parathormon miktarını artırır.

Kan kalsiyumunun düşük olması; parathormon üzerindeki kalsiyumun baskılayıcı etkisinin azalmasına ve dolayısıyla da parathormonun artmasına neden olur.

Sonuç olarak; kan kalsiyum düzeylerinin kronik olarak düşük olması, kan D vitamini seviyesinin düşük olması ve kan fosfor düzeyinin yüksek olması paratiroid bezinin orijinal boyutunun birkaç katına kadar büyümesine neden olur. Normalden daha büyük olan bu bezden salgılanan parathormon miktarı da artarak kan parathormon seviyesinin yüksek olmasına, yani "Sekonder Hiperparatiroidi" denilen ve kemiklerde bir takım tahribata neden olan hastalığa yol açar.

Bir diğer kemik hastalığı da "Alüminyum'a bağlı kemik hastalığı"dır. Kan alüminyum düzeyinin yüksekliği kemik üzerinde toksik etkiye neden olur.
Kan alüminyum miktarının yükselmesi, diyalizat suyundan, ya da alüminyum içeren fosfor bağlayıcı ilaçların (antepsin, alujel) çok uzun süre kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Alüminyuma bağlı kemik hastalığı, günümüzde, alüminyum içeren fosfor bağlayıcı ilaçların kullanımının azalması ve diyalizat suyunu arıtma standartlarının iyileşmesi nedeniyle daha nadir görülmektedir.

Kemik Hastalığının Belirtileri:

Diyaliz hastalarında hafif ve ya orta derecedeki kemik hastalığı hiçbir belirti vermeyebilir.

1. Hiperparatiroidi'ye bağlı kemik hastalığı: En belirgin şikayetler; kemik ağrısı, eklem rahatsızlığı, ve kaşıntıdır. "Metastatik kalsifikasyon" denilen, kan kalsiyum ve fosfor miktarının yüksek olmasına bağlı olarak eklem çevresine kalsiyum-fosfor kompleksinin çökmesi (kireçlenme), akut eklem iltihabına, ağrıya ve hareket kısıtlılığına yol açabilir.
2. Alüminyuma bağlı kemik hastalığı: Bu hastalıkta daha ciddi ve hareket kısıtlılığına yol açan bir kemik ağrısı vardır. Çoğunlukla kaburgalarda görülen ama diğer kemiklerde de görülebilen kırıklar nadir değildir. Alüminyum zehirlenmesinin diğer belirtileri, anemi (kansızlık) ve merkezi sinir sistemi tutulumuna bağlı belirtilerdir (kekeleme, sabit konuşma bozuklukları, kas çekilmeleri, konvülsiyonlar, kişilik değişiklikleri, bunama, vs).

Kemik Hastalığının Laboratuar Bulguları:

1. Hiperparatiroidi'ye bağlı kemik hastalığı:

a) Alkalen Fosfataz: Alkalen Fosfataz denilen madde kemikten ve diğer dokulardan salgılanan bir enzimdir. Kemik kaynaklı Alkalen Fosfataz daima yükselir., bazen normalin üst sınırının 10 katına kadar ulaşır (Normal sınırlar: 45-130). Alkalen Fosfataz kemiğe ek olarak; Karaciğer (en önemli kaynağı), barsak ve böbrekten de salgılanır. Bu nedenle yükselmiş kan Alkalen Fosfataz düzeyinin kemik kaynaklı olduğu söylenmeden önce karaciğer enzim (SGOT,SGPT) değerlerinin normal olduğu gösterilmeli ve barsak kökenli olup olmadığı da araştırılmalıdır.

b) Kalsiyum: Kan kalsiyum düzeyi genellikle normal veya hafifçe düşüktür. Paratiroid bezinin büyümesine bağlı ilerlemiş Hiperparatiroidi hastalığında hiperkalsemi (kan kalsiyum düzeyinin artması) görülebilir, ancak genellikle hafif olup 12 mg/dlt (3 mMol)'i aşmaz (Normali:8,5-10,2 mg/dlt). Kan kalsiyumunun yükselmesi, kalsiyum içeren fosfor bağlayıcı ilaçlarla (Phos-ex, Kalsiyum karbonat) veya D vitamini tedavisi (Calcijex, One Alpha, Alpha D3, Rocaltrol) sırasında da gelişebilir.

c) Fosfor: Kan fosfor düzeyleri genellikle diyaliz öncesi dönemde yükselmiştir ve çoğu kez 6-7 mg/dlt (2-3 mMol)(Normali: ) veya daha yüksektir. Her ne kadar Parathormon ve kan fosfor düzeyi birbirleriyle ilişkili olsa dahi tek başına fosfor yüksekliği ciddi bir kemik hastalığı vardır anlamına gelmez.

d) Parathormon: Kan parathormon değerleri hemen daima oldukça yüksektir. (Normali: 10-65 pg/mlt, diyaliz hastalarında normal değerler: 100-150 pg/mlt). 250-300 pg/mlt'den daha yüksek değerler hiperparatiroidizm'in varlığını düşündürür. 1000 pg/mlt'yi aşan değerler ciddi hiperparatiroidizmli hastalarda görülür ve belirgin paratiroid bezi büyümesini düşündürür.

2. Alüminyuma bağlı kemik hastalığı: Laboratuar bulguları kısmen hastalığın seviyesine bağlıdır.

a) Alkalen Fosfataz ve Parathormon: Uzun süreden beri alüminyum toksisitesi olan hastalarda alüminyum birikimi hiperparatiroidiye bağlı kemik hastalığının gerilemesine neden olur. Bu durumda kan kemik Alkalen Fosfataz ve parathormon düzeyleri normal veya sadece hafif yüksektir.

b) Kalsiyum: Kan kalsiyum değerleri alüminyuma bağlı kemik hastalığında normal olmaya eğilimlidir.

c) Kan Alüminyum düzeyi: Diyalize girmeyen hastalarda serum alüminyum düzeyleri normalde 2 µg/lt'den düşüktür. Diyaliz hastalarının çoğunda bu değer 10-60 µg/lt arasında değişir. Bu genel sınırlar içinde serum alüminyum değerleri ile alüminyum birikiminin derecesi arasındaki ilişki önceden pek tahmin edilemez. Günümüzde diyaliz hastalarında 30 µg/lt'lik bir eşik serum alüminyum düzeyi, alüminyum yüklenmesinin belirlenmesinde güvenilir bir indekstir.

Kemik Hastalığının Radyolojik Bulguları:

1. Hiperparatiroidi'ye bağlı kemik hastalığı: Hafif formunda genellikle radyolojik bulgular yoktur, fakat ciddi hastalıkta daima mevcuttur. Hiperparatiroidizm'i saptamak için incelenecek en güvenilir bölge ellerdir. Ayrıca kafatası ve uzun kemiklerde de belirtiler radyolojik olarak görülebilir.
2. Alüminyuma bağlı kemik hastalığı: Özellikle kaburga kırıkları olağandır, çocuklarda raşitizm bulguları görülebilir.

Kemik Hastalığını Önleme ve Tedavi:

Diyaliz hastalarında kemik hastalığının önlenmesinin temeli, hiperparatiroidizm denilen hastalığın derecesini en aza indirmeye ve kemik alüminyum birikiminin miktarını azaltmaya dayanmaktadır.

A. Hiperparatiroidizm: Diyaliz hastalarında hiperparatiroidizmi önleyebilmek için, kan kalsiyum düzeyini yükseltmek, kan fosfor düzeyini düşürmek ve kan parathormon düzeyini istenilen değerler arasında tutmak gerekir. Bu amaçla tedavide kalsiyum desteği sağlayan fosfor bağlayıcı ilaçlar ve D vitamini tedavisi uygulanır.

1. Kalsiyum desteği: Diyaliz hastaları sıklıkla 500 mg/gün veya daha az kalsiyum aldıkları için negatif bir kalsiyum dengesinde olabilirler. Ayrıca serum D vitamini düzeylerinin azalması nedeniyle kalsiyumun barsaktan absorbsiyonu da azalmış olabilir. Çare; kan kalsiyum seviyesinin düşmesini önlemek için kalsiyum karbonat (toz) ve kalsiyum asetat (Phos-ex) formunda ağızdan kalsiyum vermek ve diyaliz solüsyonu kalsiyum konsantrasyonlarını yeterli bir düzeyde tutmaktır. Eğer hedef sadece kan kalsiyum seviyesini artırmaksa, kalsiyum desteği öğünler arasında yada gece alınmalıdır.

2. Serum fosfor düzeyinin kontrolü: Serum fosfor düzeyinin kontrolü çeşitli nedenlerden dolayı önemlidir.

a) Eğer serum kalsiyum seviyesi yaklaşık 10 mg/dlt'lik arzu edilen bir düzeyde idame ettirilecek olursa, yüksek bir kan fosfor düzeyi kalsiyum-fosfor çarpımının yükselmesine ve dolayısıyla da vücudun çeşitli yerlerine kalsiyum çökmesine neden olur. Bu durum Metastatik kalsifikasyon denilen istenmeyen bir patolojiye neden olur.
b) Yüksek kan fosfor konsantrasyonları, kan iyonize kalsiyum düzeyini düşürür, bu da parathormon salgılanmasını uyararak kan parathormon miktarını yükseltir.
c) Yüksek kan fosfor konsantrasyonları, vücutta D vitamini sentezlenmesini bozar.
d) Yüksek kan fosfor konsantrasyonlarının düşürülmesi yükselmiş serum parathormon miktarını düşürebilir ve paratiroid bezinin büyümesini engelleyebilir.

Kan fosfor düzeyi için istenilen değerler 4-5,5 mg/dlt (1,3-1,8 mmol)'dir.

Hemodiyaliz sırasında, tipik olarak her seansta 800 mg veya haftada yaklaşık 2,5 g fosfor uzaklaştırılır. Diyaliz süresinin uzatılması önemlidir, ama yararı sınırlıdır. Genellikle serum fosfor düzeyi diyaliz sırasında hızla düşer, böylece diyalizörden geçen fosfor gradienti azalır ve diyaliz sırasında fosforun uzaklaştırılması önlenir.

Günlük fosfor alımı protein alımına çok yakından bağlıdır. Fosfordan özellikle zengin gıdalar; Süt ürünleri (süt, yoğurt, peynir), karaciğer, et, baklagiller, fındık, tahıllar ve bunlardan yapılan ekmekler, bir çok alkolsüz içki (özellikle kolalar). Günlük fosfor alımını 800 mg/gün veya yaklaşık 5,6 g/hafta'nın altına indirmek imkansızdır. O halde, eğer fosfor düzeyi kontrol edilmek isteniyorsa fosfor bağlayıcı ilaçların kullanılması gereklidir. Bu, fosfor kısıtlanmamalıdır anlamına gelmez.

Fosfor bağlayıcılar alınan fosforun %50'sinin absorbsiyonuna izin verirler. Eğer fosfor alımı kısıtlanmazsa (örneğin 1,4 g/gün), haftada 9,8 gr. Fosfor alınmış olur. Fosfor bağlandıktan sonra sadece %50'si absorbe edilse bile, diyalizle haftada 4,9 gr. Veya her diyalizde 1,6 gr. Fosfor uzaklaştırılması gerekir, bu da olağan fosfor kaybının iki katıdır. Sonuçta da ciddi kan fosfor düzeyi yüksekliği (hiperfosfatemi) gelişebilir.

3. Fosfor bağlayıcı ilaçlar:

a) Kalsiyum içeren ilaçlar (Phos-ex, Kalsiyum karbonat toz): Başlangıçta hastaların hepsinde kalsiyum içeren fosfor bağlayıcılar kullanılmalıdır. Bunlar kalsiyum ihtiyacını da karşılamaktadır. Kalsiyum, fosfor bağlanmasının derecesini maksimuma çıkartmak için, alınan fosfor miktarıyla orantılı miktarlarda ve yemeklerde verilmelidir. Yemeklerle alınması, kalsiyumun emilmesini azaltır ama ancak emilen kalsiyum miktarı hala önemli düzeylerdedir. Genellikle yeterli, bazen de çok fazladır. Eğer miktar çok fazla ise diyalizat kalsiyum konsantrasyonu azaltılmalıdır. Kalsiyum içeren fosfor bağlayıcı ilaçların kullanılması gereken dozları çok değişiktir ve her hasta için özel olarak hekimi tarafından belirlenir. Gaz ve karında rahatsızlık hissi istenmeyen yan etkiler olarak ortaya çıkabilir.

b) Sevalamer (Renagel ): Kalsiyum ve alüminyum içermeyen yeni bir ilaçtır. İyi tolere edilir. En büyük avantajı kalsiyum içeren fosfor bağlayıcı ilaçların neden olduğu hiperkalsemi (Kan kalsiyum seviyesinin yükselmesi) riskini taşımamasıdır. Ayrıca kan yağlarını hafifçe düşürmesi yararlı etkilerinden biridir. Bu ilacın dozu her hasta için hekimi tarafından hastanın durumuna göre ayarlanır.

c) Alüminyum İçeren İlaçlar (Antepsin, Alujel): Genelde diyaliz hastalarında alüminyum içeren fosfor bağlayıcılardan kaçınılmalıdır. Bununla beraber, bu ilaçların bazı şartlarda kullanılmalarının gerekli olduğuna inanan klinisyenler vardır. Ciddi hiperparatiroidizmi ve yüksek bir kalsiyum-fosfor çarpımı olan hastalarda, serum fosfor düzeyi kontrol altına alınıncaya kadar D vitamini tedavisi uygulanmamalıdır. Eğer diyalizat kalsiyum düzeyi düşükse, kalsiyum içeren fosfor bağlayıcı ilaçların verilmesi mümkün olabilir. Bu tip hastalarda, alternatif olarak, alüminyum içeren fosfor bağlayıcı ilaçlar verilebilir. Bu ilaçların kısa süreli kullanımlarının merkezi sinir sistemi veya kemik üzerinde olumsuz etki oluşturmaları, aynı zamanda sitrat alımı (meyve suları, Alka-Seltzer) olmadığı takdirde, olası değildir. Alüminyum içeren bir fosfor bağlayıcı ilaç kullanımı düşünüldüğü zaman buna üstün bir seçenek Renagel uygulamaktır.

d) Kalsiyum, alüminyum veya magnezyum içeren bileşiklerin karışımı: Bazen, hasta için özel olarak hazırlanmış bu gibi karışımlar serum fosfor düzeyinin kontrolünü sağlayabilir.

4- D vitamini Tedavisi: Üremik kemik hastalığında D vitamininin yararlı etkileri;

a-) Yeterli D vitamini alımı, barsaktan kalsiyum emilimini artırır ve kan kalsiyum miktarını yükseltir,

b-) D vitamini tedavisi parathormon salınımını engeller, aynı zamanda kalsiyumun baskılayıcı etkilerine paratiroid bezinin duyarlılığını artırır. Her iki durum da parathormonun kan seviyelerinin düşmesini ve kemik hastalığının iyileşmesini sağlar,

c-) Üremide D vitamininin kemik mineralizasyonu üzerine yararlı direkt etkisi olduğu iddia edilmiştir, fakat böyle bir etkinin varlığı tartışmalıdır.

Eğer diyalize erken başlanmış ve kalsiyum içeren fosfor bağlayıcı ilaçların kullanımı daha başlangıçta başlatılmışsa, bazı klinisyenler başlangıçta D vitaminini rutin olarak kullanmazlar. Eğer bu strateji uygulanırsa, hem serum kalsiyum düzeyi hem de parathormon düzeyi düzenli olarak takip edilmelidir.
Eğer kan kalsiyum düzeyi 9-10 mg/dlt düzeyinde korunamazsa veya Parathormon düzeyi 250 pg/mlt'yi aşarsa D vitamini tedavisine başlanmalıdır.
Bazı klinisyenler de alternatif olarak diyalizin başlangıcında veya hatta kronik böbrek yetersizliğinin seyri sırasında D vitamini tedavisine başlamaktadır. Buradaki mantık, D vitamininin Parathormon üzerindeki baskılayıcı etkisinden yararlanmaktır.

D vitamini tedavisi barsaktan fosfor emilimini artırır ve kan fosfor düzeyinin artmasını (hiperfosfatemi) şiddetlendirebilir. Barsaktan kalsiyum emilimini de artırır ve D vitamini tedavisi ile kalsiyum asetat (Phos-ex) veya kalsiyum karbonat (toz) kullanımı sıklıkla kan kalsyum seviyesinin yükselmesine (hiperkalsemi) neden olur.

D vitamini tedavisinin hedefi, serum parathormonunun düzeyini yaklaşık 150-200 pg/mlt'ye indirmek olmalıdır. Normal sınırlara (10-60 pg/mlt) indirme girişimi adinamik kemik hastalığı denilen başka bir bozukluğa neden olabilir.

5-Paratiroidektomi (Paratiroid bezinin cerrahi olarak çıkarılması): Yüksek doz damardan D vitamini tedavisine rağmen kan parathormon düzeyinin düşmemesi, çıkarılması gereken büyük paratiroid bezi varlığını düşündürür. Ciddi hiperparatiroidizmin uzamış tıbbi tedavisi kalsiyum-fosfor çarpımının tehlikeli sınırlara yükselmesi riskini meydana getirir, bu da Metastatik kalsifikasyon denile civar dokulara kaliyum çökmesi riskini artırır.
Bu nedenle eğer hiperparatiroidizm ciddi ise, ameliyatla paratiroid dokusunun çıkarılması gerekmektedir.

BÖBREKLER VE GÖREVLERİ:
İnsan vücudunda , normal bel kemiğinin sağ ve solunda yer alan iki böbrek vardır. Her bir böbrek yaklaşık 12cm uzunluğunda ve 150 gr. ağırlığındadır; ortalama olarak bir yumruk büyüklüğündedir.

Böbreklerin en önemli görevi, kanı zararlı artıklardan temizlemek, vücudun su ve tuz dengesini düzenlemek ve böylece tüm organ ve sistemlerin belirli bir uyum içinde çalışmasını sağlamaktadır. Söz konusu görevler tam olarak yapılmazsa, vücutta zararlıu maddeler, su ve değişik yapıda tuzlar birikir ve kimyasal denge bozulur. Bu durumda , başta kalp ve beyin olmak üzere tüm diğer organlar görevlerini yerine getiremez hale gelir.

Böbrekler, ayrıca çeşitli hormonlar salgılarlar. Bu hormonlar, kan yapımı, kemik gelişmesi ve tansiyonun belirli düzeyde tutlmasına yardımcı olur. Böbrek Yetersizliği durumunda bu hormonların salgılanmasında bozukluklara ek olarak kansızlık, kemik hastalıkları ve tansiyon ayarsızlıkları da ortaya çıkar.

İnsan vücudunda, normalde iki böbrek bulunur; ancak sağlıklı olan ve yeterli çalışan tek bir böbrek de vücudun tüm gereksinimlerini rahatlıkla karşılayabilir.

Böbreklerin görevlerini yapamaz hale gelmeleri ile ortaya çıkan hastalık tablosuna son dönem böbrek yetersizliği yada kısaca “ üremi “ denir.
Böbrek yetmezliğinin tedavileri;

Sürekli düzenli Hemodiyaliz
Sürekli Periton diyalizi
Canlı veya kadavra vericilerden (donörlerden) yapılan böbrek naklidir.

Diyaliz Nedir? Böbrek yetmezliğinde kanda biriken zararlı maddeleri özel zarlar kullanarak süzmek ve böylece kanı temizlemektir.

Diyalizin iki tipi vardır:
1) Hemodiyaliz (makina diyalizi)
2) Periton diyalizi (karın diyalizi)

Hemodiyaliz:
Hemodiyaliz hastanın kanının özel filtreler aracılığıyla temizlenmesidir.Bu amaçla diyaliz cihazları kullanılır ve bu işlem genelde haftada üç kez yapılır. Hemodiyalizde vücuttan 3-4 saat içerisinde 60-80 litre kan diyaliz cihazındaki özel membranlardan geçirilerek vücuda geri verilir. Bu nedenle yüksek kan akımı olan bir damar yolu oluşturulması gereklidir. Damar yolu gereksinimi geçici veya kalıcı olabilir. Geçici damar giriş yolu büyük damarlardan birine kateler yerleştirilmesiyle sağlanır. Kalıcı damar giriş yolları arasında Arterio-Venöz fistüller (AV Fistül) arterio-Venüz greftler (suni damar) ve kalıcı kateterler yer almaktadır.

A.V.fistüller bir atar damar (arter) ile bir komşu toplar damarın (ven) birleştirilmesiyle oluşur. En güvenli ve en uzun süreli kalıcı damar giriş yoludur. A.V. greft ise bu iki damar arasında bağlantı sentetik materyalden elde edilmiş bir tüp greft (yapay damar) kullanılarak sağlanır.
Kalıcı kateterler damarları iyi olmadığondan dolayı fistül açılamayan veya greft takılamayan hastalarda alternatif olarak kullanılır.

Arteriovenöz fistüllerin bakımı:
Hastanın hemodiyaliz cihazına bağlanabilmesi için genellikle el bileğinde açılan arteriovenöz fistülünün dikkatle takip

Fistülün bulunduğu koldan tansiyon ölçülmemeli, enjektörle kan alınmamalı ve tedavi yapılmamalıdır.
Bu bölgedeki ısı artışı, ağrı, şişlik ve renk değişikliği halinde doktora başvurulmalıdır. Fistülün bulunduğu kolun üstüne yatılmamalı, ağır işler o kolla yapılmamalı ve bu bölgeler darbeden korunmalıdır.

Kateterlerin bakım:
Hemodiyalize acil şartlar altında girmeyi kolaylaştıran ve gerek kasığa (femoral), gerekse boyna (jeguler, subklavyen) yerleştirilen çift lumenli kateterler infeksiyona sürekli açık bölgelerdir. Bu nedenle banyo yaparken kateterin bulunduğu bölgeye su kaçmamasına dikkat edilmeli, pansumanlar temiz tutlmalıdır. Özellikle evden kateterli olarak hemodiyalize gelen hastalar kateterlerin yerinden çıkıp oynamamasına özen göstermelidir.

KRONİK DİYALİZ HASTALARINDA DİYET

Diyaliz hastalarında diyetin önemini şöyle sıralayabiliriz.
*Diyaliz böbreklerin işlevini yerine getirir; ancak ,bu görevleri sağlıklı bir insan böbreği kadar iyi yapamaz. Sonuçta, vücuttaki artık ve zararlı maddeler tam olarak temizlenemez Diyetinize dikkat ederseniz biriken bazı zararlı maddeler daha az olacaktır. Böylece de, sizleri rahatsız eden değişik şikayetler (örneğin; bulantı, kusma, tansiyon yüksekliği, nefes darlığı v.b.) daha az ortaya çıkacaktır.

Diyalize giren hastaların çoğu ya hiç idrar çıkaramaz veya pek az idrar yapar. Bu nedenle, vücutta su birikmesi riski vardır. İçeceğiniz suyun, içeceklerin veya diğer sıvı gıdaların miktarını iyi ayarlayabilirseniz iki diyaliz arasında alacağınız kilo miktarı daha az olacaktır. Böylece, hem tansiyonunuz daha iyi seyredecek, hem de kalp yüklenmesi olmayacağı için bu organınızda çıkabilecek (kalp yetersizliği gibi) sorunları önlemek mümkün olacaktır.

POTASYUM

Böbrek hastalarının en çok dikkat etmeleri gereken nokta, besinlerdeki potasyumun içeriğidir.
Potasyum, organlarımızın görevlerini yerine getirebilmesi için kandaki potasyumun belirli düzeyde bulunması şarttır.
Günlük almanız gerekn potasyum miktarı; 40-70 mEq
Kanınızdaki potasyumun normal değeri; diyaliz öncesi 5.5 mEq / L olmalıdır.
Eğer kan tahlillerinizde potasyum yüksek çıkıyor ise, bu maddeyi fazla miktarda içeren (süt, patates, muz, portakal, kurutulmuş meyveler ve baklagiller gibi) besinlerde kaçınmalısınız.
Hazır meyve sularının fazla miktarda potasyum içerdiğini daima hatırlayınız.
Bir öğünde, yüksek potasyum içeren yiyecekleri bir arada almayınız. Örneğin; kıymalı patates yemeği, bulgur pilavı, havuç salatası, kuru kayısı hoşafı v.b. Bir yemek listesi birden fazla potasyumu yüksek gıdayı içerdiği için tehlikelidir; kullanılmamalıdır.
Çok önemli bir nokta da şudur; “ Diyet tuzu “ adı altında eczanelerde satılan değişik tuzlar genellikle potasyum içerir.
Değişik Yiyeceklerin 100 Gramında Bulunan Potasyum Miktarı

ET VE ET ÜRÜNLERİ

Besin Adı
Potasyum Miktarı
Besin Adı
Potasyum  Miktarı

Dana eti(orta yağlı)
500 mg.
Tavuk eti
204 mg.

Dana eti (yağsız)
500 mg.
Balık (uskumru)
330 mg.

Koyun eti(orta yağlı)
290 mg.
Balık(levrek)
256 mg.

Hindi eti
266 mg.
Sosis
159 mg.

KURUBAKLAGİLLER

Besin Adı
Potasyum Miktarı
Besin Adı
Potasyum Miktarı

Kuru fasülye
1196 mg.
Bezelye
895 mg.

Nohut
797 mg.
Soya fasulye
1677 mg.

Mercimek
790 mg.
Börülce(kuru)
1024

TAHIL VE ÜRÜNLERİ

Besin Adı  Potasyum Miktarı
Besin Adı
Potasyum Miktarı

Ekmek
74 mg.
Kraker
384 mg.

Makarna
197 mg.
Pirinç
92 mg.

Bulgur
310 mg.
Mısır (haşlanmış)
96

İÇECEKLER VE DEĞERLERİ

Besin Adı  Potasyum Miktarı
Besin Adı
Potasyum Miktarı

Nescafe
3810 mg.
Salça
888 mg.

Çay
37 mg.
Haşlama kestane
715 mg.

Kakao
1522 mg.

MEYVELER

Besin Adı
Potasyum Miktarı
Besin Adı
Potasyum Miktarı

Elma
110 mg.
Kavun
251 mg.

Armut
130 mg.
Kayısı(taze)
281 mg.

Ayva
197 mg.
Kayısı(kuru)
979 mg.

Çilek
164 mg.
Kiraz
191 mg.

Şeftali
202 mg.
Üzüm(kuru)
763 mg.

Mandalina
126 mg.
Vişne
191 mg.

Portakal
200 mg.
Hurma
648 mg.

Greyfrut
135 mg.
Pestil(erik)
940 mg.

Muz
370 mg.
Pestil(kayısı)
1260 mg.

Kivi
300 mg.
İncir(taze)
194 mg.

Karpuz
100 mg.
İncir(kuru)
600 mg.

SEBZELER

Besin Adı
Potasyum Miktarı
Besin Adı
Potasyum Miktarı

Domates
27 mg.
Kereviz
115 mg.

Salatalık
27 mg.
Ispanak
51 mg.

Fasülye
44 mg.
Kıvırcık
54 mg.

Kabak
29 mg.
Yeşil biber
22 mg.

Patlıcan
26 mg.
Bamya(taze)
51 mg.

Patates
53 mg.
Marul
54 mg.

Karnabahar
56 mg.
Enginar
860 mg.

Pırasa
50 mg.
Bezelye
895 mg.

Sarımsak
202 mg.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ

Besin Adı
Potasyum Miktarı
Besin Adı
Potasyum Miktarı

Süt (yağlı)
152 mg.
Yumurta (beyaz)
137 mg.

Süt (yağsız)
166 mg.
Beyaz peynir (yağlı
68 mg.

Yoğurt(yağlı)
132 mg.
Kaşar peyniri
104 mg.

Yoğurt(yağsız)
143 mg.
Otlu peynir
128 mg.

Yumurta (bütün)
130 mg.
Lor peyniri(tuzsuz,yağsız)
32 mg.

ŞEKER VE YAĞLAR

Besin Adı  Potasyum  Miktarı
Besin Adı
Potasyum  Miktarı

Şeker
3 mg.
Margarin
20 mg.

Reçel
88 mg.
Tereyağ
23 mg.

Çikolata(sade)
269 mg.
Mayonez
26 mg.

Çikolata(fıstıklı)
487 mg
Krema
46 mg.

Dondurma
181 mg.
Tahin
414 mg.

Zeytinyağlı
yok
Pekmez
405 mg.

YAĞLI TOHUMLAR

Besin Adı
Potasyum Miktarı
Besin Adı
Potasyum Miktarı

Ceviz
450 mg.
Yer fıstığı
701 mg.

Fındık
704 mg.
Antep fıstığı (tuzsuz)
972 mg.

Badem
773 mg.
Ay çekirdeği
920 mg.

FOSFOR

Fosforda, kalsiyum ile birlikte kemiklerin dayanıklı olmasını sağlar ayrıca tüm organlarımızın çalışması için enerji sağlanmasında çok önemli rol oynar.
Başta hayvansal kaynaklı gıdalar (balık eti, kırmızı et, tavuk eti, süt, peynir, yoğurt, mercimek) olmak üzere, doğada çok yaygın olarak bulunur.
Fosfor günlük olarak 600-1200 mg. Alınmalıdır. Kanınızdaki fosforun miktarı 4.5 – 5.5 mg / dl ‘ yi aşmamalı. Fosfor bağlayıcı ilaçlar gıdalarla alınan fosforu bağlar ve dışkı ile atılmasını sağlar. Bu ilaçları almamanız ileride kemik rahatsızlığını arttıracaktır. Fosfor bağlayıcı ilaçları her zaman yemek yerken alınız. Eğer fosfor ve kalsiyum kanda normal değerlerin üzerinde sürekli kalırsa, kaşıntı, damar ve dokularda birikimler görülmeye başlar.
Değişik Yiyeceklerin 100 Gramında Bulunan Fosfor Miktarı

ET VE ET ÜRÜNLERİ

Besin Adı  Fosfor Miktarı
Besin Adı
Fosfor Miktarı

Dana eti(orta yağlı)
193 mg.
Tavuk eti
163 mg.

Dana eti (yağsız)
201 mg.
Balık (uskumru)
274 mg.

Koyun eti(orta yağlı)
147 mg.
Balık(levrek)
180 mg.

Hindi eti
178 mg.
Sosis
82 mg.

KURUBAKLAGİLLER

Besin Adı  Fosfor Miktarı
Besin Adı
Fosfor Miktarı

Ceviz
450 mg.
Yer fıstığı
701 mg.

Fındık
704 mg.
Antep fıstığı (tuzsuz)
972 mg.

Badem
773 mg.
Ay çekirdeği
920 mg.

TAHIL VE ÜRÜNLERİ

Besin Adı  Fosfor Miktarı
Besin Adı
Fosfor Miktarı

Ekmek
77 mg.
Kraker
149 mg.

Makarna
162 mg.
Pirinç
94 mg.

Bulgur
300 mg.
Mısır (haşlanmış)
89 mg.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ

Besin Adı
Fosfor Miktarı
Besin Adı
Fosfor Miktarı

Süt (yağlı)
93 mg.
Yumurta (beyaz)
11 mg.

Süt (yağsız)
101 mg.
Beyaz peynir (yağlı
302 mg.

Yoğurt(yağlı)
87 mg.
Kaşar peyniri
563 mg.

Yoğurt(yağsız)
94 mg.
Otlu peynir
393 mg.

Yumurta (bütün)
180 mg.
Lor peyniri(tuzsuz,yağsız)
104 mg.

MEYVELER

Besin Adı
Fosfor Miktarı
Besin Adı
Fosfor  Miktarı

Elma
10 mg.
Kivi
30 mg.

Armut
11 mg.
Karpuz
7 mg.

Ayva
17 mg.
Kavun
14 mg.

Çilek
21 mg.
Kayısı(taze)
16 mg.

Şeftali
19 mg.
Kayısı(kuru)
67 mg

Mandalina
18 mg.
Kiraz
22 mg.

Portakal
20 mg.
Üzüm(taze)
20 mg.

Greyfrut
16 mg.
  Vişne
19 mg

Muz
26 mg.
İncir(kuru)
22 mg.

ŞEKER VE YAĞLAR

Besin Adı  Fosfor Miktarı
Besin Adı
Fosfor Miktarı

Şeker
0 mg.
Zeytinyağlı
1 mg

Reçel
9 mg.
Margarin
20 mg.

Çikolata(sade
142 mg.
Tereyağ
23 mg.

Dondurma
115 mg
Mayonez
26 mg.

YAĞLI TOHUMLAR

Besin Adı
Fosfor Miktarı
Besin Adı
Fosfor Miktarı

Ceviz
380 mg.
Antep fıstığı (tuzsuz)
500 mg.

Fındık
337 mg.

TUZ

Tuz suyu vücutta tutan bir maddedir.
Vücudumuzdaki tuz miktarının çok artması şunlara neden olur;
El, ayak, göz kapakları ve vücudun değişik bölgelerinde şişlikler belirir.
Nefes darlığı oluşur.
Tansiyon yüksekliği oluşur.

Genelde bir günde almanız gereken ortalama tuz miktarı 1-2 gram civarındadır.
Tuz kısıtlaması sırasında şu noktalara dikkat ediniz;
Yemeklerin veya salatanın üzerine tuz eklemekten vazgeçiniz. Tuzsuz ekmek yiyiniz.
Zeytin, turşu , pastırma ve konserve gibi çok tuz içeren besinleri yemeyiniz.
Yemeklerinize soğan, sarımsak, karabiber, kimyon, tarçın ve limon gibi çeşni verici maddeleri ekleyerek damak zevkinizi tatmin ediniz.
Değişik Yiyeceklerin 100 Gramında Bulunan Tuz Miktarı

Yiyecek
Tuz İçeriği
Yiyecek
Tuz İçeriği
Yiyecek
Tuz İçeriği

Armut
5 mg.
Hindi
162 mg.
Patates
8.mg

Balık
150 mg.
Ispanak
177 mg.
Beyaz Peynir
625 mg.

Bamya (taze)
8 mg.
Taze incir
5 mg.
Kaşar Peyniri
1775 mg.

Bamya (kuru)
55 mg.
Kuru incir
85 mg.
Lor Peyniri (tuzsuz)
32 mg.

Barbunya (kuru)
25 mg.
Kabak
2.3 mg.
Pırasa
113 mg.

Beyin
312 mg.
Kabartma Tozu
29045 mg.
Pirinç
12 mg.

Kuru Bezelye
100 mg.
Taze Kayısı
3 mg.
Portakal
3 mg.

Biber
32 mg.
Kuru Kayısı
65 mg.
Reçel
30 mg.

Börülce
5 mg.
Karaciğer
182 mg.
Salça
96 mg.

Böbrek
500 mg.
Karpuz
2.5 mg.
Salatalık Turşusu
3382 mg.

Buğday
8 mg.
Karnabahar
32 mg.
Soğan (kuru)
25 mg.

Buğday Unu
5 mg.
Kavun
30 mg.
Soğan (yeşil)
12.5 mg.

Ceviz
5 mg.
Ketçap
2605 mg.
Süt
125 mg.

Çilek
3 mg.
Kereviz
250 mg.
Şeftali
3 mg.

Dana Eti
200 mg.
Kıvırcık Salata
35 mg.
Şehriye
12 mg.

Domates
8 mg.
Kiraz
5 mg.
Şeker
3 mg.

Elma
3 mg.
Koyun Eti
175 mg.
Tahin
287 mg.

Ekmek
1462 mg.
Lahana
50 mg.
Tavuk
175 mg.

Erik
3 mg.
Limon
5 mg.
Tereyağı
2065 mg.

Enginar
215 mg.
Makarna
5 mg.
Üzüm (tane)
8 mg.

Fasulye (taze)
17 mg.
Mandalina
5 mg.
Üzüm (kuru)
67 mg.

Fasulye (kuru)
47 mg.
Marul
22 mg.
Vişne
5 mg.

Fasulye (konserve)
590 mg.
Mercimek
75 mg.
Yer Fıstığı
12 mg.

Fındık
5 mg.
Midye
722 mg.
Yoğurt
125 mg.

Havuç
117 mg.
Muz
3 mg.
Yufka
2500 mg.

Hazır çorbalar
11250 mg.
Nohut
65 mg.
Yumurta
325 mg.

Salatalık
15 mg.
Patlıcan
5 mg.
Zeytinyağı
Yok

75 GRAM PROTEİNLİ, 2000 KALORİLİ DİYET
Bir Günde Alınacak Besinlerin Toplam Miktarı

Besinler  Miktar
Ölçü

Süt veya yoğurt
250 gr
2 çay bardağı

Yumurta
40-50 gr
1 Adet

Peynir
30 gr
1 kibrit kutusu kadar

Et
120 gr
4 köfte

Ekmek veya ekmek yerine geçen yiyecekler
375 gr
15 ince dilim

Sebze
2 porsiyon
8 çorba kaşığı

Meyve
2 porsiyon
Bkz. Meyve değişim listesi

Yağ
15 gr
3 tatlı kaşığı

Şeker
40 gr
8 tatlı kaşığı


Örnek Yemek Listesi
Sabah

1 bardak çay (şekerli)
1 adet yumurta
1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
4 ince dilim ekmek
Öğlen

1 porsiyon çorba
2 parça kıymalı börek
1 çay bardağı yoğurt
4 çorba kaşığı etsiz sebze yemeği
1 porsiyon elma kompostosu
3 ince dilim ekmek
Akşam

2 Köfte kadar ızgara et
4 çorba kaşığı etsiz sebze yemeği
4 çorba kaşığı pirinç pilavı
Armut tatlısı
4 ince dilim ekmek
Gece

1 çay bardağı süt (şekerli)
Bu liste 308 gr karbonhidrat, 52 gr yağ, 932 mg tuz ve 1880 mg potasyum içerir. Ekmek tuzlu yenirse alınacak olan tuz miktarı 4051 mg olacaktır.

75 GRAM PROTEİNLİ, 2000 KALORİLİ DİYABETİK DİYET
Bir Günde Alınacak Besinlerin Toplam Miktarı

Besinler  Miktar
Ölçü

Süt veya yoğurt
250 gr
2 çay bardağı

Yumurta
40-50 gr
1 Adet

Peynir
90 gr
3 kibrit kutusu kadar

Et
60 gr
2 köfte kadar

Ekmek veya ekmek yerine geçen yiyecekler
400 gr
16 ince dilim

Sebze
2 porsiyon
8 çorba kaşığı

Meyve
5 porsiyon
Bkz. Meyve değişim listesi

Yağ
20 gr
4 tatlı kaşığı

Şeker
Yok
Yok

Örnek Yemek Listesi
Sabah

Çay (şekersiz) istenildiği kadar
1 adet yumurta
1 tatlı kaşığı yağ
3 ince dilim ekmek
Kuşluk (Saat: 10.00)

1 kibrit kutusu kadar beyaz peynit
1 ince dilim ekmekl
1 adet meyve
Öğlen

1 kase pirinç çorbası
4 çorba kaşığı kıymalı sebze yemeği
1 adet elma
3 ince dilim ekmek
İkindi

1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
1 ince dilim ekmek
1 adet meyve
Akşam

1 Kase çorba
4 çorba kaşığı etsiz sebze yemeği
1 köfte kadar et
2 çorba kaşığı makarna
3 ince dilim ekmek
Gece

1 su bardağı süt (şekersiz)
1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
2 porsiyon meyve
2 ince dilim ekmek
Bu liste 300 gr (%60) karbonhidrat, 57 gr (%25) yağ, 1212 mg tuz ve 2080 mg potasyum içerir. Ekmek tuzlu yenirse alınacak olan tuz miktarı 4745 mg olacaktır.

Meyve Değişimi:
Her bir değişim yaklaşık olarak 10 gr karbonhidrat içerir, yağ ve protein içermez ve 40 kalorilik enerji sağlar.

Meyve Değişimi Listesi

Besin  Ölçü
Yaklaşık Ağırlık

Elma
1 küçük boy
80 gr

Kayısı (taze)
1-2 adet
100 gr

Kayısı (kuru)
1-2 adet
20 gr

Muz
Yarım küçük
50 gr

Çilek
1 su bardağı
150 gr

Kiraz
10-15 adet
75 gr

Hurma
2 adet
15 gr

Greyfurt
Yarım küçük
125 gr

Üzüm
15 iri tane
75 gr

Portakal
1 adet küçük
125 gr

Şeftali
1 adet orta
100 gr

Armut
1 adet küçük
100 gr

Erik
1-2 adet
25 gr

Kuru erik
2 adet
25 gr

Kuru üzüm
2 çorba kaşığı
15 gr

Karpuz
1 dilim
175 gr

Kavun
1 dilim
175 gr

İncir (taze)
1-2 adet
50 gr

İncir (kuru)
Yarım adet
15 gr

Yeni dünya
5-6 adet
100 gr

Portakal suyu
1 çay bardağı
100 gr

Elma suyu
1 çay bardağı
100 gr

Mandalina
1 orta boy
100 gr

Not: Meyvelerin çoğu fazla miktarda potasyum içerir. O nedenle, kan potasyumu yüksek seyreden hastalar, değişim sırasında seçecekleri meyvelerin potasyum içeriğine dikkat etmelidir.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
Untitled 1
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim
Sponsor Bağlantılar

Nbrsin: Ne yapıyorsun?

GenBilim
GenBilim
GenBilim
Son Etkinlikler
Yakın tarihte gerçekleşecek etkinlik bulunamadı.
GenBilim