GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Forum Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Müzikle Bilinçaltı Tecavüzü  (Okunma Sayısı 623 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 274
Üyelik Bilgileri
« : 09 Temmuz 2008 - 17:17:06 »

Reklamların hayatımızdaki yeri çok büyük. Müziğin hayatımızdaki yeri ise çok daha büyük. Müzik, hayatımızın her alanında var, var olmaya da devam edecek. Müzik toplumların eğitiminde ve gelişiminde de çok büyük bir pay sahibi. Büyük bir güç. Yeryüzündeki tüm insanların paylaştığı evrensel bir dil. Psikolojiden eğitime kadar, aklınıza gelebilecek hayatımızdaki her alanda “müzik” etkili bir şekilde yer almaktadır. Peki bu yolla tecavüze uğradığını düşünen var mı?

Pop Star, Dans, Müzik Programları rating rekorları kırıyor, müzisyen reklam yıldızları artıyor, konserler tıklım tıklım doluyor. Reklamlar zaplanıyor ama dizilerdeki müzik yıldızları pür dikkat izleniyor, şarkılar ezbere biliniyor. Reklamlar zaplansa da reklamlardaki ürünler bir şekilde aklımızda kalıyor, hayatımıza giriyor. Her geçen gün daha çok insan müziği bir yaşam biçimi olarak benimsiyor, müzikle üzülüyor, müzikle seviniyor. Müzik, İnsanlığın en eğlenceli, en duygusal bağ oluşturan ve en evrensel ortak paydası. Evrensel bir şov... Herkesin yaşamında etki yaratan önemli güç... Fanlar, hayranlar duygusal bağlar yaratıyor. Müzik, tedavi aracı olarak bile kullanılıyor, rehabilite etkisi bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.Anne karnındaki çocuğa bile artık müzik dinletilmektedir. Seslerle tedavi, tamamlayıcı tıpta yerini almıştır...

Peki böylesine geniş bir kullanım ve etki alanı olan, böylesine bir gücü olan,  toplumda bu kadar etkili bir yönlendirici güce sahip olan müziğin çocukluktan başlayarak hayatımızda oluşturduğu pozitif etkilerin bilincindeyken, müziğin toplumlarda tahribat yaratabilecek bir gücünün de olduğunu söylesem?.. Tezavüz kaçınılmaz... Peki bu tecavüzden kurtulmak mümkün değilse zevk almaya mı çalışmalıyız?

Bir reklam filminin bilinçaltımızı nasıl etkilediğini hepimiz biliyoruz. Bilinçaltımız... Ruhumuzun bu kabiliyeti, yani bilinçaltındaki deneyimden bilinçli bir eylem üretmesi reklamcıların yllardır kullandığı gizli formüldür. İnsanoğlunun yıllarca sömürülen bir özelliği...

Yıllar önce bu konuda okuduğum bir makalede bir deneyden bahsediliyordu;

Deney, verilmek istenen mesajın bulunduğu bazı kareleri sinema filmine yerleştirmekten ibaretti. Filmin konusu önemsizdi. Film gösterildiğinde seyircinin bilinci, araya sokulan kareleri titreşimin ötesinde farkedemez, dolayısıyla kayda alamazdı. Ancak bilinçaltı, yani ruhun mantıklı olmayan parçası mesajı almaktaydı. Bu mesajın etki yapması neredeyse kesindi. Çünkü mantıklı akıl işin farkında değildi ve bu konuda yargılama yapamazdı. Sonuç bir çeşit ipnotik telkin gibiydi. Metodu göstermek için yapılan deneyde sinemalarda gösterime giren bir filme gazoz türü bir içeceği gösteren birkaç kare yerleştirilir. Film çeşitli yaşlarda ve değişik hayat tarzına sahip birçok gönüllü kadına, erkeğe, çocuğa gösterilir. Film bitince deneye katılanlar, farklı markalara ait içeceklerin bulunduğu tepsilerin bulunduğu yere getirilir. Ve görülür ki izleyicilerin büyük çoğunluğu bilinçaltına gösterilen markaya ait içeceği seçmiş...

Bu tür reklamcılık, kişisel özgürlüklerin ihlali olarak değerlendirildi ve bu tür reklam kampanyaları bu gün birçok gelişmiş Batı ülkelerinde yasaklanmış durumdadır. Bu reklamlar yasaklandı ama yaşam içinde bize kadar ulaşan diğer göze çarpmayan korku, istek, uyarı veya çöküntü güçleri; farkettirmeden ruhlarımızı etkilemeye halen devam etmektedir. O halde ister istemez akıllara şu soru geliyor; “Bu dırımda bireyin özgürlüğü ne oluyor?” (Bkz. Gelin-Kaynana programları, Kurtlar Vadisi, kavgalı döğüşlü sabah programları, çirkin şarkılar vs...)   

Bu deneyden yola çıkarak günümüzde “müzik” gibi bir gücün günümüz müzik sektörü şartlarında ruhlarımızda ve hayatlarımızda pozitif veya negatif ne gibi tahribatlar veya tedaviler yapabileceğini düşünüyorum da... Bu tür reklamcılık kişisel özgürlüklerin ihlali olarak değerlendiriliyorsa bugün bize dayatılan müzik kirliliği de bilinçaltımıza tecavüz ederek kişisel özgürlüğümüzü isteğimiz dışında ihlal etmiyor mu? Bugün dinleyiciye dayatılan kötü müziğin, kötü sözlerin çok fazla olması, bilinçaltımızda şüphesiz birtakım etkiler yapıyor. Bu müzikler “reklamlar” gibi siz zaplasanız da sanki huniyle beynimize, bilinçaltımıza akıtılıyor. “İstemeyen, dinlemez” demek bu aşamada çok yanlıştır. Küçük yaştaki çocuklar tv’de izledikleri her karede de olduğu gibi kulaklarına gelen tınılarda da “iyi-kötü, doğru-yanlış” ayırımını tek başlarına yapamazlar. Genç zihinler bu kötü melodiler ve sözlerle zehirlenirken duyguları ve ruhları da kirletiliyor. Müzik zevkleri geliştirilmek yerine köreltiliyor. Derki’nin geçen sayısındaki yazımda bu seneki “Kasdav Liselerarası Şarkı Yarışması” ndaki jüri üyeliğim sırasındaki gözlemlerimi yazmıştım; orada liseli gençlerin yarışma için seçtiği şarkıların sözlerinin kan, nefret, kin, küfür dolu olduğundan, seçtikleri şarkıların metal müziğin en ağır örneklerini içeren “gürültü” den ibaret olduğundan bahsetmiş ve bu yarışmacı okulların seçtiği şarkıların gelecek nesillerin müzikal, ruhsal ve sanatsal eğilimleri hakkında da ciddi mesajlar verdiğinden bahsetmiştim. Görünen o ki şu an Türkiye’deki popüler müziğin niteliği, ucuzluğu, nesillerin ruhsal gelişimini yerinde saydırmak için ideal bir profil çiziyor. Kalitesizliğe prim veren tv programları, video klip kanalları, birbiri ardına piyasaya çıkan hiçbir sanat değeri taşımayan, yetenek ve yaratıcılık barındırmayan albümler ve bunlara çanak tutan prodüktörler ruhlarımızı kirletmeye ve bilinçaltımızda ve ruhlarımızda tahribatlar yapmaya devam ediyor.

Dinleyici kendisine dayatılan ürünler arasından seçimini yapmak zorunda. Ama dayatılan ürünler aynı tezgahta yan yana sergilenmiyor, en ucuzları, en kötüleri rating uğruna tezgahlarda en öne çıkarılıyor. Tv programları, kanal yöneticileri, radyocular da buna alet oluyor, körüklüyor. Genç ruhların gelişimi için atılan tohumlar malesef hormonlu. Gençler bir yana, diğer müzikseverler de bu kirlilikte ruhlarının ve bilinçaltlarının sessizce kirletilmesinden kaçamıyorlar. Çünkü kalitesiz müzik, seviyesiz şarkı sözleri heryerde... Zaplayamıyoruz...  Onun için bilinçaltına etki eden böylesine bir güçten, müzikten bahsederken “istemeyen dinlemez” demek mantıklı bir söylem olamaz. Yani özgür değiliz, kaliteli müzik dinlemek isteyenler de özgür değil. Bilinçli aklımız seçici olsa da bilinçaltımıza saldıran müzik sektörü ruhsal ve kültürel gelişimimize baltalar vurmaya devam ediyor.

“Allah Belanı Versin” diye şarkı olur mu Allah aşkına...  derki.com    avanak  a5
 
  cheesy
Logged

Saygı
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 306
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 09 Temmuz 2008 - 21:57:46 »

bildiğim bir konu olmasına rağmen güzel bir paylaşım .saol
Logged
Tecrübeli Üye
****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 56
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 11 Temmuz 2008 - 23:02:28 »

müzik gercekten onsuz yasanamayacak bir olgudur hayatımızda...ama şöyle bir şey de var sevgilisinden ayrılmış bir insana allah belenı versin  yok paramparca gibi sarkılar dinletince o kişi müzükle tedavi olmak yerine müzikle hastalanıyor...kişi böyle durumlarda kendi gibi (?) yıkık dökük şarkıları bulmaya ve hah bu beni anlatıyor demeye calışıyor ve onu anlatanşarkı onun psikolojisini alt üst ediyor.bu sadece aşk ve sevgi için degil....herhangi bir sebepten morali bzulmuş bi insan için de gecerlidir...ben bu durumlarda  bu tür kişilerin bu şarkılardan ısrarla uzak tutulmasından ve klasik müzige yöneltilmesnden yanayım...bu işi yapanlara saygı duyarak........... yonca
Logged
GenMag
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 138
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 06 Ağustos 2008 - 21:44:51 »

:) biliyor musunuz tam 2 seneden beri televizyon izlemiyorum önemli haberler ve bilimsel programlar dışında. ve bunun çok büyük yararını görüyorum. günümüzdeki berbat pop müzikten nefret ettiğimi rahatça söyleyebilirim. sözler, yanındaki müzikle bilinçaltına etki eder. ve yapılan müziklerde kaliteli bir söz bulmanız olanaksız... ben de "gürültü" denilen metal müziği dinliyorum fakat onu gürültü gibi algıladığımı söyleyemem. Bu konudaki bir gözlemim, insan yaşı arttıkça yüksek tonda ve sertlikteki müzikleri dinleyemiyor olması. henüz 17 yaşımdayım ve bu tarz müzikler beni etkilemiyor. Tabii şunu eklemek de yarar var: dinlediğim müziklerin kesinlikle katıldığım düşünceleri ortaya koyan sözleri içeren müzikler olmasına dikkat ediyorum. ve dikkat edildiğinde, metallerin sözsel olarak birçok türden daha kaliteli olduğunu görebilirsiniz.
Logged

"Eğitimli, öğrenimli insanlar kitapların içindekileri okuyanlardır. Düşünürler, dahiler ve dünyayı aydınlatıp insan soyunun ilerlemesine katkıda bulunmuş olanlar, doğrudan tabiat kitabından yararlananlardır." Arthur Schopenhaur
GenMag
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 138
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 06 Ağustos 2008 - 21:46:29 »

* "en azından" bazı metaller için bu geçerli...
Logged

"Eğitimli, öğrenimli insanlar kitapların içindekileri okuyanlardır. Düşünürler, dahiler ve dünyayı aydınlatıp insan soyunun ilerlemesine katkıda bulunmuş olanlar, doğrudan tabiat kitabından yararlananlardır." Arthur Schopenhaur
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 306
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 06 Ağustos 2008 - 21:47:59 »

söz müzik ve ahenk deyince bob marley i tek geçerim
Logged
Yeni Üye
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 1
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : 16 Ağustos 2008 - 23:17:45 »

bu kast ettiğiniz bir nevi 25.kare olarakta geçiyor. zaten müzikle hipnoz olan, ruhunu rahatlatan ya da ne bileyim özgüven kazanan bir sürü insanlar var. Bunlar içinde parçalar var, gerçekten değinilmesi gereken bir konu. paylaşım için teşekkür.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi  |  Danışma Kürsüsü  |  Soru-Cevap (Moderatör: İhsan Esentürk)  |  Konu: Müzikle Bilinçaltı Tecavüzü
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.064 Saniyede 27 Sorgu ile Oluşturuldu
Forumda Arama                   Gelişmiş Arama
Sponsor Bağlantılar
Forum Duyuruları
Forumda çıkan hatalar, sorunlar, öneri ve eleştirileriniz için "Hata Rapor" başlığını kullanabilirsiniz.
Forum Rütbeleri / Mesaj Sayısı
Yeni Üye < 10
Aktif Üye 10-29
Paylaşımcı Üye 30-49
Tecrübeli Üye 50-99
Uzman Üye > 100
Forum RSS