Anasayfa
|
Forum
|
Bilimler
|
Arşiv Tarama
|
GenKalem
|
Destek
|
Site Haritası
|
Linkler
|
RSS
|
Reklam
|
Arkadaşını Davet Et
|
İletişim
Anasayfa
Bilimler
Forum
Haberler
Galeri
GenKampüs
Kitaplar
e-dükk@n
Destek
İletişim
Anasayfa
Forum
Üye Ol
Şifre Hatırlat
_MYPMS_PROFILE_POPUP_ALERT
_MYPMS_POPUP_CNT
_INBOX
_MYPMS_CLOSE
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi
|
Bilimler
|
Biyoloji
| Konu:
NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Gönderen
Konu: NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK (Okunma Sayısı 628 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
metu gen
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 141
NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
«
:
25 Haziran 2008 - 13:27:17 »
CEHENNEMDEN GELEN MİKROORGANİZMA (PFİESTERİA PİSCİCİDA)
NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
BİYOTEK® ARAŞTIRMA
Floridalılar uyarıldı : onun bulunduğu suyu içmeyin, onun bulunduğu suya girmeyin, onun bulunduğu suda balık tutmayın. ABD ekonomisine milyarlarca dolar zarar verdi. Dokuz yılda milyonlarca balık öldürdü, şimdi ise insanlara saldırıyor! ABD medyası tarafından mercek altına alınan bu mikroorganizmanın Akdenizr17;e bulaşması bir an meselesi. Pfiesteria piscicida konusunda Türkiyer17;de bilinen hiçbir çalışma veya hazırlık yok ama tehdit son derece ciddi ve görünen o ki bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da tehlike yanı başımıza gelinceye kadar kılımızı kıpırdatmayacağız! Bir çok turistik ve ticari geminin Florida sahillerinden Ege ve Akdenizr17;e gelip gitmekte olduğunu düşünürseniz bulaşma tehtidi hiç de abartılmış bir olasılık değil. Özellikle simtine suları bu tür bulaşmada ideal bir araç oluyorlar.
Pfiesteria piscicida avına pusu kuran bir mikroskobik yaratık. Pfiesteria piscicidar17;ya bitki veya hayvan değil de r0;yaratıkr1; dememizin nedeni ise bu canlının av bulamadığı zaman bitki gibi yaşaması, av bulduğunda ise hayvanlaşarak saldırması. Av bulamayınca bitkilerden elde ettiği kloroplastları kullanarak bitki gibi fotosentez yapabiliyor ve bitki gibi yaşayabiliyor. Ayrıca da son derece sabırlı, yıllarca pusuya yatarak avını bekleyebiliyor.
Bu canlının bir de kimlik problemi var çünkü Pfiesteria piscicida hayatı boyunca birbirinden çok farklı 24 şekilde yaşayabiliyor. Pusudayken üzerinden geçen bir balık sürüsünün atıkları ile tetiklenen mikroorganizma bitki şeklini değiştiriyor ve toksik bir form alarak yukarı yüzüp avına yapışarak onun vücut sıvılarını emmeye başlıyor. Avı öldüğünde yeniden ürüyen yaratık nehir dibine dönerek yeni kurbanlarını beklemeye başlıyor.
Dokuz yıldır tam olarak sınıflandırılamamış olan Pfiesteria piscicidar17;nın en yaratıcı bilim kurgu senaryolarını dahi geride bırakan bir hayat hikayesi var çünkü değişik zamanlarda ve değişik amaçlar için büründüğü 24 ayrı şeklin her birinin çok değişik amaç ve işleyiş mekanizmaları var.
Böylesine bir canlıyı ortaya çıkaran doğal evrim şartlarının ne olduğu son derece merak konusu. Bu canlının birdenbire ortaya çıkışını ve aniden zarar verici olmasını ise tam olarak açıklayabilen yok ama en tutarlı tez bu canlının gittikçe artan kirlilik neticesinde yaygınlaşmakta olduğu şeklinde çünkü bu yaratık pislikle tetikleniyor. Pislikle tetiklenen reaksiyoner yapısı açısından bakıldığında bu canlının pislik yaratıcılara karşı biraz militan bir çevreciliği olduğunu söyleyebiliriz çünkü pislikle tetiklenmediğinde oldukça barışçıl bir bitki gibi davranıyor!
Aslında bu canlı şu anda sadece ABD sularında aktif olmakla birlikte Dünyar17;nın hangi noktasından kaynaklandığı konusunda bir kesinlik yok çünkü ilk tespitinin yapıldığı yer ABDr17;deki bir AR&GE akvaryumu ve bu akvaryumda da dünyanın hemen her yerinden canlılar mevcut.
Başlangıçta araştırmacılar tarafında Pfiesteria piscicidar17;ya r0;fantomr1; yani r0;hayalir1; lakabı takılmış çünkü zararlı etkileri görülse dahi bu etkilere neden olan nedenlerin tespitinde oldukça zorlanılmış. Pfiesteria piscicidar17;nın yaydığı toksinin ise izole edilmesi çok daha sonraları olmuş. Bu zehrin insan üzerinde hafıza kaybı dahil bir çok etkisi olduğu kesinlikle biliniyor çünkü Pfiesteria piscicida kendi üzerinde çalışmakta olan dikkatsiz bir araştırmacıyı hastanelik etmiş. Bu kaza araştırmacı için her ne kadar üzücü bir durum olsa da bu canlının toksinlerinin insan üzerindeki etkilerinin gözlenmesi açısından çok da yararlı olmuş. Normal şartlar altında gözle görülemeyen bu mikroorganizmanın ekonomiye ve canlılara zarar verici etkisi son derece gözle görülebilir olmakta.
ABD medyası şu sıralarda Pfiesteria piscicidar17;nın ekonomiye verdiği zararın boyutunu tartışmakta. Özellikle yerel yöneticiler Florida sahillerinde bu yaratığın turist kaçırıcı bir etkisinin olmasından endişe ediyorlar. Verdiği ekonomik ve fiziksel zararın boyutu açısından Pfiesteria piscicida ABDr17;de bir r0;biyogüvenlikr1; sorunu olarak kabul edilmekte ve Federal kurumların bu soruna el atmış olduğu görülmekte.
Pfiesteria piscicida konusunda daha detaylı ve kapsamlı bilgi edinmek isteyenler internetr17;teki her hangi bir arama motorunda Pfiesteria piscicida kelimelerini tarattıklarında karşılarına onlarca sayfa çıktığını görebilirler. Bu biyogüvenlik meselesinin geç kalınmadan bizim araştırmacılarımızın da ilgisini çekeceğini umarız çünkü bu işin muhasebesi milyarlarca dolarlık rakamlarla yapılıyor!
Konu ile bilgilenmek için bakınız :
http://sci.ege.edu.tr/~bgocmen/23.pdf
Logged
Life lives in the details Yaşam detaylarda gizlidir
müge bio
Tecrübeli Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 56
Ynt: NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
«
Yanıtla #1 :
29 Haziran 2008 - 19:25:13 »
bu bir canlının cevreye karsı adaptasyonunun son halinden biri olmalı ne kadar tehlikeli olsa da cok mükemmel özellikleri varmış....canlılar artık bize karşı pencelerini mi kullanmaya basladı ne dersin;)
Logged
Onur Doğan
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 111
Ynt: NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
«
Yanıtla #2 :
30 Haziran 2008 - 00:55:04 »
Teşekürler bu güzel makale için metugen
Logged
"Çoğumuz kuantum kuramını ya da Einstein'ın Özel görelilik ve Genel görelilik kuramlarını anlamayız; ama anlamamamız bu kuramlara karşı çıkmamızı gerektirmez!"Einsteincılığın" tersine,Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanırım Darwinciliğin bir sorunu da, Jacques Monod'nun dediği gibi,herkesin bu kuramı anladığını zannetmesi." Richard Dawkins(Kör Saatçi,s:III)
yesim AKSOY
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 2
Ynt: NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
«
Yanıtla #3 :
27 Temmuz 2008 - 15:03:33 »
kendi sonumuzu kendimiz hazırlıyoruz..
Logged
"Küçük şeylere fazla önem verenler, elinden büyük şeyler gelmeyenlerdir."
Başer Çelik
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 306
Ynt: NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
«
Yanıtla #4 :
28 Temmuz 2008 - 00:06:41 »
vay be :S
Logged
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi
|
Bilimler
|
Biyoloji
| Konu:
NE BİTKİ NE DE HAYVAN, BOYU KÜÇÜK ZARARI BÜYÜK
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Güncelleme ve Duyurular
-----------------------------
=> GenBilim v3
=> Forum Kuralları
-----------------------------
Danışma Kürsüsü
-----------------------------
=> Soru-Cevap
=> Yardım
=> Hata Rapor
-----------------------------
Katagoriler
-----------------------------
=> Ar-Ge Faaliyetleri
=> Beyin Göçü
=> Bilgisayar
=> Evrim
=> Genom Projesi
=> İnternet
=> Kitap
=> Kültür & Sanat
=> Mizah
=> Mühendislik Bilimleri
=> Müzik
=> Spor
=> Türkçe Kullanımının Yaygınlaştırılması
=> Üniversitelerimiz
-----------------------------
Bilimler
-----------------------------
=> Arkeoloji
=> Bilişim
=> Biyoloji
=> Edebiyat
=> Felsefe
=> Fizik
=> Fotoğraf
=> Genetik
=> Hukuk
=> İktisat
=> Jeoloji
=> Kimya
=> Matematik
=> Psikoloji
=> Sosyoloji
=> Tarih
=> Tıp
=> Diğer Bilimler
-----------------------------
Bilim Siteleri
-----------------------------
=> Bilimi Destekleyen Web Siteleri
-----------------------------
Öneri ve Şikayetler
-----------------------------
=> Türkiye Bilim Sitesi'nden beklentilerinizi tartışalım
=> Kategori Öner
-----------------------------
Diğer
-----------------------------
=> Serbest Forum
=> GenBilim.Com Şikayet Kutusu