GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Forum Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 ... 9   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İnsan Maymundan mı geldi ?  (Okunma Sayısı 9948 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 152
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #45 : 06 Şubat 2008 - 18:12:46 »

evrimin gerçekleştiini  solyleyebilmek için  ara formalar  olması gerekyor.sonuçta  evrim  iki gunde olmuş bişi diildir. yani bi kuşta kanat evrimleştiiğinde  kanat oluşmadan onceki   şkillern kalıntıları olması lazımdır  diye düşünyorm .
Logged
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 34
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #46 : 06 Şubat 2008 - 18:45:29 »

Ne demek 2008 yil için tartışalım? ben 1008 yil için mi tartışıyorum, anlamadım?
kuş uçabiliyorsa neden inekte mutasyonlar olmamışta ve o uçmuyor?
yani arabayi 1 milyon yil bekletirsek uçak mı olacak?=)yada torpidolu nukleer enerjiyle çalışan sualtı aracı mı olacak?Canlıdan bahsediyoruz diyecekseniz bu soruyu böyle sorayım Biz insanlar milyonlarca yıl beklersek başka varlık mi olacağız?=)
Hep cevabınız bu mu olmalı?-->"Mutasyonlar olmuş ve milyonlarca yıl geçmiş"
Bu bilimsel açıklama mı oluyor şimdi?

Üst üste konulmuş 7 yassı taş düşünün, en alttakinden üste doğru küçülen, ve ben size desem ki bu taşlar kendiliğinden birbirinin üstüne böyle muazzam şekilde binmiş inanırmısınız?Yani desem ki bu üst üste binme olayı için yeterince süre tanındı(milyarlarca yıl) yine mantiken kabul edermisiniz? Eğer deseniz ki "Evet ben bunun kendiliğinden üst üste çıktığına inanırım" tamam sizinle tartışmam, eğer yok bunu mantiken kabul edemem diyorsanız buyurun bir bakın:

İnsan dokusundaki üstüste dizilmiş milyonlarca hücre kendiliğinden mi bu şekle gelmiş? Embriyoda Sindirim sistemi gelişimine bakarsak:

Basit şekilde açıklamaya çalışacam:
Sindirim Borusu küçük bir yapıdan başlar gelişmeye ebriyodayken. Sonra uzar ve  farklı bölgelerden farklı organlar oluşur, yani ayni hücre yukarda özofagus(yemek borusu) iken aşağda Karaciğer, Pankreas ve s. oluyor. Unutmayalım Tüm Sindirim sistemindeki başlangıç hücreleri kimyasal ve genetik bakımından aynı hücreler, fakat safhalar ilerledikçe hücreler yerleşkeye göre DNA zincirindeki kodlara  uyarak farklılaşır, işte size soru:
Özofagus hücreleri DNA dan aldıkları emir neden Karaciğer hücrelerdeki DNA dan aldıkları emirden farklı? hepsi ayni kökenden gelen aynı DNA zincirine sahip hücreler değil miydi?
Yoksa Anne rahmindeyken embriyo milyonlarca yıl mı geçiriyor?
Hayır
Sadece  9 ay sürede, benim gibi, sizin gibi ve bir çokları gibi zeki varlıklar oluşur! Kendinizi küçümsemeyin arkadaşlar, Biz  dünyadaki yapılmış en iyi bilgisayarlardan daha iyi çalışan CANLI makineleriz, en iyi bilgisayari Microsoft yapabiliyorken.Devamını siz düşünün.

Ve lütfen, çok rica ediyorum, hakaretle, aşağılayıcı laflarla, mantıksız cümlelerle cevap yazmıyalım, Siteye yakışır şekilde bilimsel tartışalım, ve karşı görüşe saygılı olalım.
Logged

All About me: 4 Keman telinden & bir DNA zincirinden ibarettir hayatım=)
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #47 : 06 Şubat 2008 - 21:25:57 »


Ve Evrimi destekleyen arkadaşlarımıza sorum: Maymunda Apendiks yok ama İnsanda var nie? Evrim bir evulasyon diğilmi?peki neden Maymunlarda yok?

Merhaba Kâmil,

Birincisi Appendix organcığı insanlarda olduğu gibi tüm maymunlarda da bulunmaktadır. Bunu düzeltelim..

Appendixin canlılarda kullanımına gelirsek..

Appendix bilinenin aksine "körelmiş, kullanılmayan" bir organ(cık) değildir. Evrimsel süreçte orijinal özelliğini kaybeden ve zamanla farklı fonksiyonları yerine getiren bu tip organlara "iz halinde kalmış organlar" tabirini kullanmak daha yerinde olacaktır.

"İz halinde kalmış organlar" bu organların işlevsiz olduğu anlamına gelmez. Fakat, eğer bir organizma için bu yapıların varlığının yada yokluğunun organizmanın yaşamında bir değişikliğe neden olmadığı deneylerle gösterilirse bu yapıların körelmiş, güdük, işlevsiz organlar olduğu kanaatine varılabilir.

Örnek vermek gerekirse, yılanlardaki ayak kemikleri, kör mağara balığındaki göz kalıntıları, atlardaki ek ayakparmağı kemikleri, uçamayan kuşlarda ve böceklerdeki güdük kanatlar, vampir yarasaların ağızlarındaki azıdişleri gibi yapılar. Bu organların işlevlerinin olup olmaması önemli değil. Diğer hayvanlarda bulunan aynı yapıların sahip olduğu işlevleri bu canlılardaki yapılarda açık bir şekilde göremiyoruz (Kör mağara balığında bulunan göz kalıntıları gibi).

Appendix organının bağışıklık sistemiyle ilgili bir işlevi var, evet. Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi "iz halinde kalmış yapılar" işlevsizdir anlamına gelmez.

Appendix evrimsel süreçte ilk olarak sindirim sitemi (selüloz sindirimi) dokularının bir bölümü olarak (organ değil) çıkmıştır (Memeli körbağırsağının ucuyla homologtur).

Günümüzde artık sindirim sistemi ile ilgili olarak bir işleve sahip olmadığından bu sistem için artık "körelmiş, iz halinde kalmış organ" durumundadır. Appendixin şu an hangi işleve sahip olduğu önemli değil.

Diğer yandan insan Appendixin yokluğunda (operasyonla alınmasıyla) zararlı olacak bir etken şimdiye kadar görülmemiştir, aksine varlığındaysa bilindiği gibi hayati riskler, ölümcül sonuçlar barındırmaktadır.
Logged

AHHA!
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 34
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #48 : 06 Şubat 2008 - 21:59:53 »

Küçük bir not:
The appendix is mostly absent in prosimians and New World monkeys,
Kaynak:
http://www.talkorigins.org/faqs/vestiges/appendix.html
Teşekkürler=)
Logged

All About me: 4 Keman telinden & bir DNA zincirinden ibarettir hayatım=)
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #49 : 06 Şubat 2008 - 22:03:30 »

Acaba insandaki genlerin çalışma mantığı bir gen bir protein ilkesine göremi gerçekleşiyor yoksa birden çok genin karşılıklı etkileşimi sonucumu gerçekleşiyor?Yada tersi.

Merhaba Utku,

Kısaca yanıtlamak gerekirse bir genden bir çok protein üretiminin gerçekleşmesini sağlayan hücrelerde bir çok mekanizma var. Uç bir örnek vermek gerekirse, Drosophila DNAsında tekbir Dscam geninden alternatif kırpılma mekanizması ile 40 bin olası protein üretimi gerçekleşebiliyor.

Genlerin etkileşiminde genelde bir genin ürünü diğer bir geni aktif ya da inaktif hale getirebiliyor. Bu mekanizma ile de o genin protein üretip üretememesi belirlenmiş oluyor.

Alıntı
insanın genlerinde  acaba işe yaramaz yada işe yaramadığını varsaydığımız dizilişler varmıdır? İnsanın gen dizilişinde önceden işe yarayıpta günümüzde işe yaramayan genler varmıdır? yani çöp genlerimiz varmı?

Genomumuzun % 2'lik kısmı protein ve RNA (tRNA, rRNA, siRNA) üretimlerinden sorumlu anlamlı dizilerden oluşuyor. Geri kalan kısmı ise Hurda DNA olarak adlandırılmış. Fakat, bu eksik bir tanımlamadır. Çünkü, son zamanlarda yapılan çalışmalar kendini tekrar eden ve anlamsız olduğu düşünülen dizilerin özellikle kromozom kararlılığında işlevsel olduğu düşünülüyor. Sonuçta bu kadar büyük bir kısmın nesilden nesile korunarak aktarılması işe yaradığının göstergesidir. Zaten tersi evrimsel sürece ters olur. Yani, kullanılmayan kısımların zamanla genomdan ayrılması lazımdı.

Tüm bunlara rağmen evrimsel süreçte artık ihtiyaç duyulmayan genlerde meydana gelen mutasyonlar sonucu oluşan "yalancı genler" genomda işlevsiz moleküler fosiller olarak kalabiliyorlar.

Örnek vermek gerekirse, C vitamini sentezleyen L-gulano-γ-lactone oxidaz geni İnsan’da ve diğer primatlarda bir çok hayvanda sentezinin yapılmasına rağmen işlevsiz olarak iz halinde kalan genlerden birisidir. Uzak atalarımızın tersine artık C vitamini sentezine ihtiyacımız kalmadığından zamanla kullanılmaz hale gelmiş bulunmaktadır.
Logged

AHHA!
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #50 : 06 Şubat 2008 - 22:16:18 »

Küçük bir not:The appendix is mostly absent in prosimians and New World monkeys,

Dikkat edersen apandisin çoğunlukla (! Dikkat tamamen de yok değil) bulunmadığı maymunlar "Lemur ve Yeni Dünya maymunları", yani kuyruklu maymunlar. Evrimsel ilişkide zaten bu maymun türleri İngilizcede "Ape" olarak adlandırılan "Şempanze, Goril ve Orangutan" türlerine göre İnsana en uzak primat grubudur.

İnsana daha çok benzeyen "Şempanze, Goril ve Orangutan" türlerinde ise apandis bulunmaktadır. Zaten bunu verdiğin linkte de belirtmişler.

"It is found in all the hominoid apes, including humans, chimpanzees, gorillas, orangutans, and gibbons, and it exists to varying degrees in several species of New World and Old World monkeys"
Logged

AHHA!
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #51 : 06 Şubat 2008 - 22:37:10 »

işte size soru: Özofagus hücreleri DNA dan aldıkları emir neden Karaciğer hücrelerdeki DNA dan aldıkları emirden farklı? hepsi ayni kökenden gelen aynı DNA zincirine sahip hücreler değil miydi?

Vücuttaki tüm hücrelerin DNA dizisi hemen hemen aynıdır, evet. Hücrelerin farklılığını sağlayan etmen ise genomdaki değişik genlerin aktif olması ya da olmaması durumudur. Yani DNAnın aynı olmasına rağmen her spesifik hücrenin üretmiş olduğu proteinler farklı oluyor. Bu proteinler örneğin ilgili hücrenin zarında kendine has yapısıyla reseptör olarak bulunabiliyor. Birbirinden farklı bu iki hücrenin reseptörleri de farklı olduğundan alacakları emirler de farklı oluyor. Bu yüzden kanda belirli konsantrasyonlarda bulunan hormonlar sadece ilgili hücreleri etkiler iken diğer hücreler bu hormonla gönderilen direktife sağır kalıyor.

Yoksa Anne rahmindeyken embriyo milyonlarca yıl mı geçiriyor? Hayır
Sadece  9 ay sürede, benim gibi, sizin gibi ve bir çokları gibi zeki varlıklar oluşur!

Anne karnındaki embriyonun gelişimi bir nevi milyarlarca yıllık evrimin hızlandırılmış halidir. Hücreler DNAlarına evrimsel süreç ile beraber katılmış, genetik belleklerine kaydedilmiş olan komutlara göre hareket ederek bu kadar hızlı bir şekilde karmaşık bir canlı haline gelebilmektedir. Bu karmaşıklığı bu süreçte geçirmiş olduğu değişimlerdeki doğal seçilimlere borçludur.
Logged

AHHA!
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 34
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #52 : 06 Şubat 2008 - 22:58:42 »

Küçük bir not:The appendix is mostly absent in prosimians and New World monkeys,

Dikkat edersen apandisin çoğunlukla (! Dikkat tamamen de yok değil) bulunmadığı maymunlar "Lemur ve Yeni Dünya maymunları", yani kuyruklu maymunlar. Evrimsel ilişkide zaten bu maymun türleri İngilizcede "Ape" olarak adlandırılan "Şempanze, Goril ve Orangutan" türlerine göre İnsana en uzak primat grubudur.

İnsana daha çok benzeyen "Şempanze, Goril ve Orangutan" türlerinde ise apandis bulunmaktadır. Zaten bunu verdiğin linkte de belirtmişler.

"It is found in all the hominoid apes, including humans, chimpanzees, gorillas, orangutans, and gibbons, and it exists to varying degrees in several species of New World and Old World monkeys"

Yine inceledim:

A vermiform appendix is not unique to humans.(Bu yazıya dikkat çekelim:İnsan için benzerli olmayan solucana bezer apendix)(karışık) It is found in all the hominoid apes, including humans, chimpanzees, gorillas, orangutans, and gibbons, and it exists to varying degrees in several species of New World and Old World monkeys.....

Logged

All About me: 4 Keman telinden & bir DNA zincirinden ibarettir hayatım=)
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #53 : 06 Şubat 2008 - 23:10:31 »

Neye itiraz ettiğini daha doğrusu çevirini anlayamadım. Cümle ve sonuç çok açık. Apandis ile ilgili bu son mesajım. Basit bir konuyu bu kadar uzatmayalım lütfen.

"Vermiform"a takıldı isen apandise "vermiform appendix" de deniliyor. Cümlede söylenen apandisin sadece insana has olmadığı, insan da dahil olmak üzere şempanze, goril, orangutan ve gibbonda bulunduğu.

"Vermiform appendix is not unique to humans. It is found in all the hominoid apes, including humans, chimpanzees, gorillas, orangutans, and gibbons, and it exists to varying degrees in several species of New World and Old World monkeys"
Logged

AHHA!
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 34
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #54 : 06 Şubat 2008 - 23:19:13 »

Neyse eminim sen o cümledekinide tam kavrıyamadın.Cok kaynaklar bir birine zıt ve paralel şekilde yazıyor en iyisi hayvancığazın kendisini kesip izncelemek lazım=))

Logged

All About me: 4 Keman telinden & bir DNA zincirinden ibarettir hayatım=)
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 34
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #55 : 07 Şubat 2008 - 07:54:37 »

Gelişimdeki DNA işlevini biliyorum, anlatmak istediğim de bu zaten
işte sorum  bu DNA daki bu kod evrimle mi oluşmuş? bu buna benzer: bilgisayarin işletim sistemi Windows XP kendi kendiliğinden oluştu, gerekli olduğu için=)
9 aylik anne rahmi süreci DNA tarafindan izlenen ve idare edilen gelişim süreci, evrim değil=)
Yani Zigot oluşumundan İnsan gelişimine kadar sürec mükemmel tasarlanmış DNA emirleriyle çalişiyor, Bilgisayarı açarken işletim siteminin yüklenip kurulmasına benzer.
bu DNA kod oluşumu eğer evrimsel sürecle olmuşsa , nasıl oldu bu?Bilimsel açilimi ne? 2*2=4 ise DNA oluşumu "budur" diyebilirmisiniz?
lütfen bu cevabı vermeyin (bunun için gerekli milyarlarca yıl geçti, bıktım bu cevaptan)
« Son Düzenleme: 07 Şubat 2008 - 21:44:56 Gönderen: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç » Logged

All About me: 4 Keman telinden & bir DNA zincirinden ibarettir hayatım=)
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #56 : 07 Şubat 2008 - 21:41:29 »

Alıntı
işte sorum  bu DNA daki bu kod evrimle mi oluşmuş? bu buna benzer: bilgisayarin işletim sistemi Windows XP kendi kendiliğinden oluştu, gerekli olduğu için=)

Yanlış örnekleme..

Çünkü, bilgisayarlar ya da işletim sistemleri canlılar gibi üreyip çoğalamazlar. Dolayısıyla da genetik materyallerini gelecek kuşaklara aktaramazlar. Yani, asla değişikliklerini geleceğe taşıyamazlar. Halbuki canlı birimler genetik yapılarında gelecek en ufak bir değişikliği geleceğe aktarırlar. Değişimlerin birikmesi ise ata türden iyice uzaklaşma ile sonuçlanır. Böylece, DNA üzerindeki ilgili yeni kodlar zamanla genomda ortaya çıkacaktır. İşletim sisteminin ya da bilgisayarların ataları olmadığından ve üreyemediklerinden mutlak surette tasarımlanmak zorundadırlar.

Alıntı
9 aylik anne rahmi süreci DNA tarafindan izlenen ve idare edilen gelişim süreci, evrim değil=)

Evrimdir değil, ilgili türün tarihinin, evriminin hızlandırılmış hali.. Hızlı olmasının nedeni de ilgili komutların mutasyonlar ve doğal seleksiyonlarla hücrelerin DNAlarına katılması, genetik belleklerine kaydedilmiş olmasıdır. Günümüzden baktığımızda canlının yılların birikimi genetik yapısı sayesinde çok kısa sürede tek bir hücreden dev bir organizmaya dönüşebildiğini görüyoruz. Ama, elbette bu kodların genoma katılması, canlının karmaşıklaşması kolay olmamıştır.

Alıntı
Yani Zigot oluşumundan İnsan gelişimine kadar sürec mükemmel tasarlanmış DNA emirleriyle çalişiyor,

Tasarlanıp tasarlanmadığı inançların ve/veya felsefenin alanına giriyor; ama mükemmel olmadıkları kesin. Evrenin güzelliği onun (fiziksel olarak) mükemmel/kusursuz olmayışından kaynaklanıyor.

Alıntı
bu DNA kod oluşumu eğer evrimsel sürecle olmuşsa , nasıl oldu bu?Bilimsel açilimi ne?

Mutasyonların etkisini ve doğal seleksiyon kavramını doğru kitap ve adreslerden iyice sindirdikten sonra cevabını kendin verebilirsin. Bu kavramlar forumda diğer başlıklarda (1, 2) çokça tartışıldığından burada tekrarı lüzum görmüyorum.
Logged

AHHA!
Yeni Üye
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 1
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #57 : 24 Mart 2008 - 20:50:42 »

ya bu konuda iyi bi araştırma yapmam lzm sizin yazılarınız okuduğunuz bölümler hepsi cok güzel ben daha 8. sınıf öğrencisiyim bu konuda yardım edebilecek birleri warsa iyi olur benim için
Logged
Yeni Üye
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 5
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #58 : 24 Mart 2008 - 22:21:53 »

Merhaba arkadaşlar bende evrimle ilgili bazı görüşlerimi aktarmak istiyorum. Öncelikle ben evrime inanmıyorum. Bunun birinci nedeni insana yakın bir formun bulunmaması. Sadece fosil olarak demiyorum. Eğer evrim olsaydı şu anda da yeryüzünde yarı insan yarı maymun bir türün olması gerekirdi. Kafamı kurcalayan ikinci bir konuda şu: Öncelikle evrim olması için türlerin DNA larında bir mutasyon olması gerekiyor değil mi? Yani bir sonraki türe atlarken bir değişiklik olmalı. Yalnız söylemeliyimki evrime bakarken sadece insanın evrimi olarak bakmıyorum. Mesela bir teori varki ilk canlıların ilk başta suda yaşadıkları. Daha sonra karaya geçtikleri. Düşünelimki herhangi bi su canlısı karada yaşamaya karar veriyor ve belirli aralıklarla su yüzeyine çıkıp havada nefes almaya çalışıyor. Sonra milyarda bir oranda genlerinde bi mutasyon oluyor ve bu mutasyon yavrularına aktarılıyor. Daha sonra yavrularıda aynı şekilde alıştırma yaparak bunu geliştiriyorlar ve milyarlarca yıl sonra bu canlı hava ortamında da nefes almayı başarabiliyor ve sudan sıkılıp karaya çıkıyor. Oradan da başka türlere evrimleşiyor gibi. Açıkçası bu bana çok saçma geliyor. Bu evrimi kabul edersek eğer bizde arada sırada suda nefes almaya çalışırız ve bunu çocuklarımıza aktarırız.Sonra onlarda aynı şeyi dener. Oradan onlarda  çocuklarına aktararak bunu denerlerse milyarlarca yıl sonunda bizim soyumuzdan gelen bir nesil suda nefes almaya başlayabilir gibi birşey. İşte bu yüzden ben evrimi desteklemiyorum. İnsan evrimide bu yüzden olanaksız geliyor.Demek istediğimi umarım açıklayabilmişimdir.
Logged
Yeni Üye
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 3
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #59 : 27 Mart 2008 - 19:15:34 »

Ne diyim..

Ne evrenden haberi ne de bedeninden!
Logged

La mevcûda illa Hû! Deep spiritual understanding of Islam under the light of Sufism and Modern Sciences.
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 ... 9   Yukarı git
Yazdır
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi  |  Katagoriler  |  Evrim (Moderatör: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç)  |  Konu: İnsan Maymundan mı geldi ?
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.058 Saniyede 29 Sorgu ile Oluşturuldu
Forumda Arama                   Gelişmiş Arama
Sponsor Bağlantılar
Forum Duyuruları
Forumda çıkan hatalar, sorunlar, öneri ve eleştirileriniz için "Hata Rapor" başlığını kullanabilirsiniz.
Forum Rütbeleri / Mesaj Sayısı
Yeni Üye < 10
Aktif Üye 10-29
Paylaşımcı Üye 30-49
Tecrübeli Üye 50-99
Uzman Üye > 100
Forum RSS