GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Forum Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Allah ile Evrim uyuşmakta mıdır?  (Okunma Sayısı 5571 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #30 : 03 Ağustos 2006 - 19:22:18 »

evrim olgusu bence tamamen saçmalıktır ama evrime yukardada yazdığım gibi belli özelliklerle yaratılmış insanın kendisini zihinsel ve kültürel yönden geliştirmesi şeklinde bakılırsa doğrudur ama bu defada yalnış tanım yada tabir yapılmış olur bunun adı evrim değil gelişim olur yani insanın  kendini geliştirmesi ve evrimle allah arasında bağıntı kurmakta allaha ve insana hakarettir neden çünkü bu şu demekolur allahın muhatap seçtiği kişi ilk önce maymundu sonra gelişerek insan oldu ve allahla muhatap olacak insanda önce hayvandı sonrada düşünen akıllı varlık oldu böyle bir şey olamaz.
« Son Düzenleme: 03 Ağustos 2006 - 19:24:55 Gönderen: raif bostan » Logged
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 34
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #31 : 05 Ağustos 2006 - 00:10:46 »

Evrim konusunda kalıtımı daha doğrusu DNA'nın yapısı bilinmeden önce yapılan böyle bir teoriyi kabul etmek söz konusu değildir düşüncesindeyim...Ve kontrollü deney yapılması da bir insan için söz konusu değil bu kadar soru işareti olan bir konu da asırlardır tartışılması sonucu çok farklı yerlere çekilebilme olsaılığı yüksek olan bir teori olduğu için tedavülden kalkması gerektiği düşüncesindeyim...Teori olmaktan çıktı anlayacağınız...Ancak bu konuda bilim büyük bir soru işaretini çözememiştir.O da ayrı bir konu tartışılır...

Arkadasim sen saka misin? DNA´nin yapisi bilinmeden once yapilan teoriyi kabul etmek soz konusu degildir de ne demek. O zaman seni kopek isirdiginda da kuduz asisi olmayi reddedersin saniyorum sen. E ne de olsa Pasteur asiyi buldugunda mekanizmasini tam bilmiyordu, asisi gecersiz! Darwin´in daha DNA´nin yapisi bilinmiyorken canliligi aciklamak icin dogal seleksiyonlu evrim kurami gibi muthis bir fikre imza atmasi onun dehasinin ve bilgeliginin buyuklugunu gosterir sadece. Ayrica dogal seleksiyonlu evrim kurami DNA´nin yapisi cozuldukten sonra zayiflamak soyle dursun cok daha guclenmis ve bu buyuk devrim siir gibi kanitlar sunmustur Darwin´ín kurami lehinde. Bilgimiz olmayan konuda fikrimiz olmasin lutfen. Darwin´in kurami su anda canliliga en doyurucu aciklamayi getiren kuramdir, yakin rakibi bile yoktur. Tartismali olmasi canliligin aciklanmasinda tanriya gerek birakmamasindan ileri gelir ki kurumsallasmis dinlerin insanlar uzerindeki etkisinin gucunu hesaba kattigimizda bu tartismanin siddetini kaybedecegini beklemek saflik olur. Dinlerin istedigi olsun diye bilimsel teoriler rafa kaldirilmaz! Ne mutlu ki bilim sahasi onca cabaya ragmen dogmatik ogretilerin hakimiyetinde olmaktan cok uzak.
Logged
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 34
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #32 : 05 Ağustos 2006 - 00:26:10 »

evrimi oluşum olarak düşünürsek uyuşmaktadır ama maymundan oluşma şeklinde bir düşünce yalnıştır evet evrim vardır ama nasıl, tanrı bir şeylerin oluşmasını istediği anda evrim yani değişim başlar değişimde bir oluşum içindir yani her değişim bir oluşum içindir ol emrinin anlık olduğunu düşünmüyorum çünki anlık bir yaratış yada oluşum olmaz bu imkansızdır belli bir süre geçmesi gerekmektedir aslında hiç bir şey anlık değildir anlık hiç birşey yoktur mesala bizim görmemiz düşünmememiz hareketlerimiz bile anlık değildir bizim hareket etmemiz için beynin kaslara sinyali ve sonrada kasların hareketi teşkil etmesi söz konusudur ki bunlarda belli bir süre ihtiva etmektedir ayrıca bu oldeyişin mahiyetinide anlamış değilim nasıl bir oldeyişten söz ediyoruz bu konudaki fikrinizi öğrenebilirmiyim.

Tanrinin yaratimini evrim araciligiyla gerceklestirdigi yonundeki dusuncene destek mahiyetinde "ol emrinin anlik olamayacagini cunku anlik bir yaratis olamayacagini" soyluyorsun. bu yola girersen o halde maddenin yoktan nasil var edildigini de anlatman gerekir. cunku zamanin ve maddenin niceligi ayni mantik yolunu izler. zamandan bagimsiz yaratim gerceklestiremeyen bir tanrinin maddeden bagimsiz olmasi fikri de sakata girer. Her neyse, buralara hic girmeyelim cikamayiz. Anlatmak istedigim, kafanda evrimle tanriyi uzlastirma cabalarin inanc duzeyinde kalirsa problem degil, ne beni ne de baskasini ilgilendirir, fakat bunlari bilimsel kiliflara sokmaya calistigin zaman sacmalamanin kacinilmaz olacagini ve o kiliflarin biri tarafindan desifre edileceginin farkinda olmalisin.
« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2006 - 13:10:48 Gönderen: serhan zenger » Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #33 : 05 Ağustos 2006 - 12:42:10 »

evrim olgusu bence tamamen saçmalıktır ama evrime yukardada yazdığım gibi belli özelliklerle yaratılmış insanın kendisini zihinsel ve kültürel yönden geliştirmesi şeklinde bakılırsa doğrudur ama bu defada yalnış tanım yada tabir yapılmış olur bunun adı evrim değil gelişim olur yani insanın  kendini geliştirmesi ve evrimle allah arasında bağıntı kurmakta allaha ve insana hakarettir neden çünkü bu şu demekolur allahın muhatap seçtiği kişi ilk önce maymundu sonra gelişerek insan oldu ve allahla muhatap olacak insanda önce hayvandı sonrada düşünen akıllı varlık oldu böyle bir şey olamaz.
yukardada belirttiğim gibi ben evrimi savunmuyorum ben yaratılış ve yaratılıştan sonra gelişimi savunuyorum ve ol tabirim günümüz inancı mahiyetinde değildir yaratılış anlamındadır yani yaratılışın belli bir süreç izlediğini söylüyorum ve yaratılış yoktan var olma şeklinde değil allahın varlığının tezahürü şeklinde oomuştur yani varlıklar allahın varlığından oluşmuştur ve şu yukardaki yazımı okusaydın sanırım bu saçma yazıyı yazmazdın yoksa  yazımı okumadınmı neden bu yazıyı yazdın öğrenebilirmiyim arkadaşım.
« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2006 - 12:44:26 Gönderen: raif bostan » Logged
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 34
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #34 : 05 Ağustos 2006 - 13:08:33 »

laf salatasi yapma sayin bostan. yok evrim dogruymus ama su manada alinirsa dogruymus da yok evrim sacmaymis da ama soyle anlasilmaliymis. ben senin evrim tanimini gayet iyi anladim hic merak etme. "kafada din ile evrimi birlestirme cabalari" derken de senin evrim tanimini kastediyorum. Ayrica varliklar tezahurden yaratildi yoktan var edilmedi demek maddenin yoktan nasil varedildigine cevap olamaz, biraz dusunursen bunu da anlarsin belki. Bu arada tanri bunlari yaparken sen de yanindaymissin gibi anlatiyorsun ya o da anlattiklarina ayri bir inandiricilik(!) katiyor. Bazi insanlar ne kadar da eminler dusuncelerinden. Adini hatirlayamadigim bir buyuk kisilik soyle demisti sanki "Ancak aptallar dusuncelerinden sonsuz emindir". Ama sen uzerine alinma sayin bostan. Sen dogmadan olmustu bu amca, seni kastetmis olamaz...
« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2006 - 13:17:53 Gönderen: serhan zenger » Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #35 : 05 Ağustos 2006 - 13:24:23 »

bak kardeşim konuşmalarına dikkatet yukarda anlattıklarımı beybin almıyormu evrimi bu şekilde değerlendirirsek diyorum evrim bu şekilde değerlendirilmediğine ve değerlendirilmiyeceğine göre ben evrim taraftarı değilim eğer kafan bunu algılıyamamışsa şimdi inşallah algılamıştır ve bu benim inancım nasıl açıklamamı isterdin buna boş boşuna inanç demiyorlar ama tabi bu kesindir diyemeyiz buna bende katılıyorum ama bu konuda yorum yapma hakkına sahibiz sanırım eğer kişilerin görüş ve inançlarının açıklanmasını istemiyorsan sen bilirsin ama kişilerin inançlarından rahatsız olan bir kişinin doktara görünmesinde  fayda var diye düşünüyorum ve sana kimse inan demiyor ve başkasının düşüncesinden sanane en iyisi sen git bir doktara görün belki düzelirsin ve tezahürden oluştu demiyorum allahın varlığından oluştu diyorum bu benim inancım bunun bilimselliği ise bilimin gelişmesine ve bunu açıklamasına kalmış ben ancak şuanda bunu söylüyebiliyorum şu sözüne gelince şunu şu şekilde değiştirsek olurmu (başkasının düşünce ve inançlarından rahatsız olan) saygılar.
« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2006 - 19:15:29 Gönderen: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç » Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 130
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #36 : 17 Ağustos 2006 - 12:48:23 »

Peki bildiğim kadarıyla, tüm tek tanrılı dinlerde tanrı mükemmel bir varlıktır, öyle midir?

Dolayısıyla bu mükemmel varlığın yarattığı her şey de, eksiksiz ve fazlasız, mükemmel olmak zorundadır.Ve yine o halde hiçbir canlıda hiçbir işlevsiz parça kabul edilemez.

Peki bir sürü canlıdaki bir sürü işlevsiz parçayı (mesela yılandaki kalça kemiklerini) nasıl açıklıyorsunuz? YAzdıklarınızdan yaratıcının yaratırken yanında olduğunuz izlenimi çıkıyor, ne yani yaratıcı yaratırken, "ulan bunu da buraya koylım bakalım belki bir işe yarar ben de anlamadım ama" falan mı dedi?

Eğer böyle ise, bu yaratıcının zeka seviyesi nedir, eğer böyle değilse yılanda kalça kemiğinin (sizce) ne işi var?

BU birinci soru

İkinci soru şu: Canlılarda bugün varolan 6-7 tip göz var. Bunlar, basitten karmaşığa doğru sıralanırsa, her biri, kendinden bir öncekinin biraz daha basiti gibi görünüyor. PEki "muhteşem yaratıcı" bunları neden basitten karmaşığa doğru sıralasın? Bu türlerin ortaya çıkışı da aşağı yukarı gözlerinin karmaşıklığı ile aynı sırada. Ne yani, her şeyi becerebilen muhteşem kudret, göz yapmayı m öğrendi? NEden hepsi bizimki gibi değil de kademeli? BEceremedi mi yani?

Hadi alın açıklayın... Bilimsel bir açıklamanın "canı öyle istedi" gibi salak bir sözden ibaret olamayacağı açık, onu kimse yemez...

Haydi bakalım, o süper bilimsel teorilerinizi görelim...

not: doktora için master şarttır


a.v.m.
Logged

Kanıtlara dayanmayan her şey değersizdir.
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 37
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #37 : 17 Ağustos 2006 - 21:40:54 »

dünyada bir yaşam döngüsünün veya bir ekosistemin olabilmesi için her türlü canlıya ihtiyaç vardır. burada darwin in işe yaradığı tek nokta ise canlıları sınıflandırmasındır. bir ekosistemde ayrışrırıcılardan son tüketicilere kadar çok çeşit canlı vardır. bunlar sayesinde dünya gezegeni fiziksel ömrünü tamamlayana kadar doğanın belli döngüler içersinde sürekliliğini sağlar.

bir ayrıştırıcının yada toprak altı hayvanlarının mükemmel bir göze ihtiyacı yoktur çünkü toprak altında ışık yoktur. bunlar titreşimlerden faydalanırlar.

insanların da, bir kartalın mükemmel gözlerine ihtiyacı yoktur çünkü alet yapabilme yeteneği vardır.

gereksiz organlara gelirsek, yakın zamana kadar aslanların yelesininde ne işe yaradığı bilinmiyor gereksiz olarak görünüyordu. ama yapılan deneyler sonunda erkekliğin simgesi ve cinsel çekicik kaynağı olduğu deneylerle ispatlandı. konu üzerinde biraz araştırma yaparsak daha fazla örnek bulabilirsiniz.

sadece ne işe yaradığını bilmediğimiz organlar vardır. bunların görevlerini öğrenene kadar tartışmalar sürer gider.

herşeyde herşeyin mükemmeli olsaydı zaten bu varlıkların hepsi aynı ve tek olurdu. her canlıda aynı göz, her canlıda aynı kol-bacak ve her canlıda aynı akıl, peki doğal döngüyü kim sağlayacak, kim ayrıştıracak, kim besin üretecek, kim oksijen karbon döngüsünü sağlayacak. asıl böyle olursa gereksiz organlar ortaya çıkar.

darwin e gelirsek; yaptığı en iyi şey canlıları sınıflandırıp incelemesidir. bu da biyolojiye büyük pratiklik kazandımıştır. ama temel aldığı düşünce yanlıştır; dünyanın erken dönemlerinde bir canlının oluşumunda gerekli olan moleküllerin çorba halinde bulunması ve ard arda gelen yıldırımların bunları birleştirdiği ve ilk canlının denizde oluştuğunu temel alır. ama bu işlemin nasıl olduğundan bahsetmez sadece "uzun yıllar içinde" der o kadar.bekleyeleim o zaman belki elektrik kabloları ayağa kalkar.. peki o zaman bu güne kadar, -biyolojinin bu kadar gelişmesine rağmen- neden tek bir bakteri üretilemedi?? birde canlılığın çeşitliliği var birisi "ben ayrıştırıcı olacağım", biriside "ben düşünüp alet yapacağım" mı dedi?? burada biraz düşünen için üstün bir bilincin varlığına ait deliller açıktır

darwin in bu teorilerini geliştirdiği çağa bakarsak materyalizmin yükseldiği bir çağdır. hatta ölümünden sonra doruk noktasına çıkmıştır. bu da bize fikir verebilir.

bu güne kadar altarnatif bir teorinin çıkmamasıda bilimin "can" ı tarif edememesinden kaynaklanıyor. çünkü ne kadar uğraşsalarda teoriler burada çöküyor. ayrıca darwin in bu kadar ünlü olmasının sebebi söylediğim gibi biyolojiye kazandırdığı kolaylıktır.
Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 130
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #38 : 21 Ağustos 2006 - 17:00:21 »

1-dünyada bir yaşam döngüsünün veya bir ekosistemin olabilmesi için her türlü canlıya ihtiyaç vardır. burada darwin in 2-işe yaradığı tek nokta ise canlıları sınıflandırmasındır. bir ekosistemde ayrışrırıcılardan son tüketicilere kadar çok çeşit canlı vardır. bunlar sayesinde dünya gezegeni fiziksel ömrünü tamamlayana kadar doğanın belli döngüler içersinde sürekliliğini sağlar.

bir ayrıştırıcının yada toprak altı hayvanlarının mükemmel bir göze ihtiyacı yoktur çünkü toprak altında ışık yoktur. bunlar titreşimlerden faydalanırlar.

3-insanların da, bir kartalın mükemmel gözlerine ihtiyacı yoktur çünkü alet yapabilme yeteneği vardır.

gereksiz organlara gelirsek, 4-yakın zamana kadar aslanların yelesininde ne işe yaradığı bilinmiyor gereksiz olarak görünüyordu. ama yapılan deneyler sonunda erkekliğin simgesi ve cinsel çekicik kaynağı olduğu deneylerle ispatlandı. konu üzerinde biraz araştırma yaparsak daha fazla örnek bulabilirsiniz.
(...)
5-darwin e gelirsek; yaptığı en iyi şey canlıları sınıflandırıp incelemesidir. bu da biyolojiye büyük pratiklik kazandımıştır. ama 6-temel aldığı düşünce yanlıştır; dünyanın erken dönemlerinde bir canlının oluşumunda gerekli olan moleküllerin çorba halinde bulunması ve ard arda gelen yıldırımların bunları birleştirdiği ve ilk canlının denizde oluştuğunu temel alır. ama bu işlemin nasıl olduğundan bahsetmez sadece "uzun yıllar içinde" der o kadar.bekleyeleim o zaman belki elektrik kabloları ayağa kalkar.. peki o zaman bu güne kadar, -biyolojinin bu kadar gelişmesine rağmen- neden tek bir bakteri üretilemedi?? 7-birde canlılığın çeşitliliği var birisi "ben ayrıştırıcı olacağım", biriside "ben düşünüp alet yapacağım" mı dedi?? burada biraz düşünen için üstün bir bilincin varlığına ait deliller açıktır

8-darwin in bu teorilerini geliştirdiği çağa bakarsak materyalizmin yükseldiği bir çağdır. hatta ölümünden sonra doruk noktasına çıkmıştır. bu da bize fikir verebilir.

9-bu güne kadar altarnatif bir teorinin çıkmamasıda bilimin "can" ı tarif edememesinden kaynaklanıyor. çünkü ne kadar uğraşsalarda teoriler burada çöküyor. ayrıca darwin in bu kadar ünlü olmasının sebebi söylediğim gibi biyolojiye kazandırdığı kolaylıktır.

Bu kadar şeyi bu kadar kesin söylemeden önce, keşke açıp iki kelam Darwin okusaydın...

Her nereden duyduysan, yanlış duymuşsun birader...Hem de baştan sona yanlış...

1- Eğer dünyada yaşam döngüsünün sürebilmesi ve bir ekosistemin ayakta kalabilmesi aynı şey olsa idi, her ekosistemde her canlının olması gerekirdi...

Bir de cümleyi tersten kurunca doğru olmamış... Her ekosistemde her canlının bir işlevi olduğu doğru, ama bugün yaşamayan türler de var... Eğer bunlar da zorunlu olsa idi, bugün dünyada yaşam filan olmazdı. Demek ki her türlü canlıya ihtiyaç yokmuş...

Bu da tersten ispat yönteminin geçerli olduğunu savunanlara hediyem olsun...

2- Hayır efendim, Darwin'in bilim arihine en önemli katkısı, başı sonu belli olan ve canlıların ortaya çıkışını açıklayan tek açıklayıcı kuramı ortaya atmış olmasıdır.

Bu arada, Darwin canlıları nerede sınıflandırmıştı? Kitap ve sayfa numarasını ver de biz de bilelim...

3- Benim var kardeşim, ne kadar uzağı görürsem o kadar iyi... Peki sen insanların birden alet yapmaya mı başladığını sanıyorsun? Eğer sanıyorsan bir çift sözüm olacak da...

4-Yakın zamana kadar aslanın yelesinin ne işe yaradığını kim bilmiyordu? YAkın zaman dediğin ne zaman, yapılan deneyler hangi deneyler? Sanki bilmeyen bir senmişsin gibi geldi bana...

5- Bu saçma cümleye yanıt vermiştim sanırım...

6- Elektrik kabloları canlı olsaydı, üreseydi ve bir gen transferi olsaydı o zaman düşünülebilirdi...

7- Çürüttüğünü sandığın sav Darwin'in bile değil, Lamarck'ın... İsim tanıdık geldi mi?

8- Tarihte bilimin ilerlediği zamanların tamamı, materyalizmin şu veya bu biçimde ilerlediği zamanlardır. Bu da bize fikir verebilir...

Bir de "size" verdiği fikrin ne olduğunu merak ettim doğrusu...

9- hangi teori mesela orada çöküyor? Ben pek öyle görmedim de... sen atıyorsun gibi geldi bana... Şu teoriyi bir söyle de biz de bilelim...

SON: BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLMAYIN!
Logged

Kanıtlara dayanmayan her şey değersizdir.
Aktif Üye
**
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 23
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #39 : 22 Ağustos 2006 - 09:10:08 »

Bu arada küçük bir not: Benim bildiğim Charles Darwin sınıfandırma konusunda iki önemli işle ilgilenmiştir.
1) topladığı örnekler ve gözlemleri üzerine çalışmıştır
2) Kütükayaklılar denilen garip bir canlı grubunun sınıflandırılması üzerine çalışmıştır. (bu grubun ne olduğu konusunda bir fikrim yok)

ama Darwin ve Sistematik deyince şu söylenmelidir; Darwin Linneaus'tan beri cevabı olmayan bir soruya cevap vermiştir. Bütün sistematikçileri çıldırtan bir soru: neden canlılar gruplar halinde toplanabilirler ve gruplarda daha büyük başka gruplar halinde?
Cevap basitti: her grup ortak bir atayı paylaşan soyları ifade ediyordu çünkü canlılar tanrı tarafından gökten çifter çifter saçılmak yerine sürekli birbirinden türeyen ağaç gibi soylar oluşturarark meydana gelmişti. Buna da "ortak ata kuramı" denir.
Evrim kuramını oluşturan temel kuramlardan ilk ve hemen kabul edilenidir bu kuram, ve o günden beri sistematikçiler evrimsel ilişkileri gözönüne alarak gruplandırırlar canlıları...

Özetle sınıflandırma da sağladığı kolaylıkları düşünüyorsak, Darwin'in bu yardımı red ettiğin (bazı koşullarda falan değil, her durumda işler evrim) evrim kuramının uygulanmasından başka bir şey değildir.

Ama eğer Darwin'in dedesi Erasmus Darwin'in sınıflandırma konusunda yaptıklarına değiniyorsan, o kadar da büyük bir etki yaratmamıştı bu çalışmalar...




 

 
Logged
Aktif Üye
**
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 26
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #40 : 23 Ağustos 2006 - 20:47:07 »

Alıntı
allhla evrimi ..bağdaştırmak yanlış diye düşünüyorum.sonuçta bilimsel verilerle elde edilmiş teori..bilimi ancak bilimsel gerçekliklerle eleştirebiliriz yada eğer yanlşları varsa ancak bilimsel bir yöntem izleyerek çürütebiiriz..bunun dışında yapılan yorumları metafizik olrak algılıyorum..evrimi ideolojik bir düşünce biçimi olrak algllamamlıyızz böyle yaklaştğiımızda yanılırız..evrim demek darvinizm demek değildirki zaten darvinden sonra genetik biliminin gelişmesi teoriyi geliştirmiş ve destklemiştir.Darvin çözümlemeleriyle bilimsel bir yöntem yakalamıştır ve bunu kabul etmek gerkir..Yaradılış ile ilgili fikirleri bir çok yerde çözümlüyor olması bazı fikir sahiplerni rahatsız etmiştir...

Filiz hanım

Bilimsel diyorlar diye bilimsel olmaz. Bilimsel olan herşey de doğru değildir.


************************************************************



Erdal bey



Alıntı
Peki bildiğim kadarıyla, tüm tek tanrılı dinlerde tanrı mükemmel bir varlıktır, öyle midir?

Dolayısıyla bu mükemmel varlığın yarattığı her şey de, eksiksiz ve fazlasız, mükemmel olmak zorundadır.Ve yine o halde hiçbir canlıda hiçbir işlevsiz parça kabul edilemez.

Mükemmel olanın mükemmel yaratma zorunluluğu yok. Mantık hatası yapıyorsunuz gene. Mükemmel olma zorunluluğu varsa göstermeniz gerekiyor. İşlevsiz parça olması Tanrı'nın planının bir parçası olarak pekala yorumlanabilir. Tanrı güdümündeki bir evrim sürecinde işlevsiz parçaların olması normaldir.

Siz mühendislerden kendieri gibi ettetn kemikten tasarımlar yapmasını istiyorsunuz, düşünsenize neden arabalarda DNA kullansınlar ki?


Alıntı
Peki bir sürü canlıdaki bir sürü işlevsiz parçayı (mesela yılandaki kalça kemiklerini) nasıl açıklıyorsunuz? YAzdıklarınızdan yaratıcının yaratırken yanında olduğunuz izlenimi çıkıyor, ne yani yaratıcı yaratırken, "ulan bunu da buraya koylım bakalım belki bir işe yarar ben de anlamadım ama" falan mı dedi?

Eğer böyle ise, bu yaratıcının zeka seviyesi nedir, eğer böyle değilse yılanda kalça kemiğinin (sizce) ne işi var



Bu savlar evrime kanıt olamaz. Yılanın kalça kemiğinin neden var olduğu sorusunun iki mantıksal cevabı olabilir (bilimsel değil dikkat edin, çünkü gözlemsel bir olgu değildir bu). Ya evrim geçirdiler, ya da Torah'ta dediği gibi Yehva özel tasarrufunu kullandı ve bacaklarından edildi.

Alıntı
İkinci soru şu: Canlılarda bugün varolan 6-7 tip göz var. Bunlar, basitten karmaşığa doğru sıralanırsa, her biri, kendinden bir öncekinin biraz daha basiti gibi görünüyor. PEki "muhteşem yaratıcı" bunları neden basitten karmaşığa doğru sıralasın?


Neden sıralamasın? şeklinde de sorulabilir bu soru. Evet neden sıralamasın? Keyfi öyle istemiştir belkide, ya da siz sorun diye, kim bilir? :)


Alıntı
Bu türlerin ortaya çıkışı da aşağı yukarı gözlerinin karmaşıklığı ile aynı sırada. Ne yani, her şeyi becerebilen muhteşem kudret, göz yapmayı m öğrendi? NEden hepsi bizimki gibi değil de kademeli? BEceremedi mi yani?



Soruda gizli bir kabul var, ortaya çıkışı ibaresi gizli bir kabuldür. Soru dayanaksız.



Alıntı
Hadi alın açıklayın... Bilimsel bir açıklamanın "canı öyle istedi" gibi salak bir sözden ibaret olamayacağı açık, onu kimse yemez


Sürüngenden kuşlara evrilmek bence çok daha masalsı ve inandırıcılıktan uzak, ne arboreal ne de cursorial :)


Alıntı
Haydi bakalım, o süper bilimsel teorilerinizi görelim...

Tanrı'nın varlığı konusu bilimsel olabilir ama O'nun neden öyle yarattığı konusu felsefi labilir ancak.



Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #41 : 24 Ağustos 2006 - 16:33:50 »

evet allahın canı öyle istedi zira bu yaratılışta belli şekilimsi modelmi var olsaydı yer yüzünde tekbir modele yada şekile sahip canlılar olurduki buda çeşitliliğin olmayışı anlamına gelirdi ama öylemi, tabi yaratılışta mentığın olduğu aşikar ve siz evrimcilere sorum
1.mutasyonlar hangi şartlar altında gerçekleşiyor
2.mutasyonları gerçekleştiren şartlar doğada bulunabilirmi bulunursa bunun oluşma olasılığı nedir
3.bu mutasyonların doğada yararlı olma olasılıkları nedir saygılar.
Logged
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #42 : 24 Ağustos 2006 - 16:58:32 »


Kısaca..

Alıntı sahibi: raif  bostan
1.mutasyonlar hangi şartlar altında gerçekleşiyor.

Her şartta meydana gelebilir.

DNA'da her zaman hatalar meydana gelebilir.

Alıntı sahibi: raif  bostan
2.mutasyonları gerçekleştiren şartlar doğada bulunabilirmi bulunursa bunun oluşma olasılığı nedir

Mutasyonlar zaten doğada/canlılarda oluyor.

Oluşma olasılıkları çok yüksek.

Alıntı sahibi: raif  bostan
3.bu mutasyonların doğada yararlı olma olasılıkları nedir saygılar.

Yararlı ifadesi izafidir. Bir mutasyon oluşan duruma göre yararlı da zararlı da kabul edilebilir.

Oldukça önemli bir kısmı yararlıdır.
Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #43 : 24 Ağustos 2006 - 17:14:03 »

eğer sizin söylediğiniz gibi olsaydı bizim sürekli mutasyon geçien yani şekildeğişikli ve kimya değişikliği gibi değişikliklere uğramamız lazım değilmiydi oysa insanlar ne şekil değiştiriyor nede vucut kimyası yada diğer unsurları değişliyor siz mutasyonlaq neyi ifade ediyorsunuz anlamadım  böyle kısaca olaya cevap vermekle bunları açıklamış olmazsınız bunları  açık bir şekilde ayrıntılarına kadar anlatırsanız bu olayı daha iyi kavramış olacağız yoksa sadece sizin anlatımınız bir sav olarak kalır saygılar.
« Son Düzenleme: 24 Ağustos 2006 - 17:19:41 Gönderen: raif bostan » Logged
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #44 : 24 Ağustos 2006 - 17:52:20 »


Zaten sürekli mutasyon geçiriyoruz.

Sizin mutasyona yüklediğiniz anlam bilim literatürünü ilgilendirmiyor. Eğer "mutasyonun" anlamını biliyorsanız zaten bu soruları sormanıza gerek kalmazdı.

Mutasyon konusunun yeterince bu forumda tekrar edildiğini düşünüyorum. Eski iletilere bakınız lütfen.

Saygılar..
Logged

AHHA!
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6   Yukarı git
Yazdır
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi  |  Katagoriler  |  Evrim (Moderatör: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç)  |  Konu: Allah ile Evrim uyuşmakta mıdır?
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.112 Saniyede 30 Sorgu ile Oluşturuldu
Forumda Arama                   Gelişmiş Arama
Sponsor Bağlantılar
Forum Duyuruları
Forum ve Site kullanımına ilişkin sorularınızı, yeni özellikleri nasıl kullanabileceğinize dair merak ettiklerinizi ya da paylaşmak istediklerinizi belirtmek için "Yardım" başlığını kullanabilirsiniz.
Forum Rütbeleri / Mesaj Sayısı
Yeni Üye < 10
Aktif Üye 10-29
Paylaşımcı Üye 30-49
Tecrübeli Üye 50-99
Uzman Üye > 100
Forum RSS