GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Forum Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Sayfa: [1] 2 3 ... 6   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Allah ile Evrim uyuşmakta mıdır?  (Okunma Sayısı 4779 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aktif Üye
**
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 26
Üyelik Bilgileri
« : 10 Temmuz 2006 - 20:50:24 »

Sayın Birgül Çelebi'nin başlattığı Kuran ve Evrim konusu karışık bir hal aldığından bu konuda başlık açmayı uygun buldum, umarım tepki çekmem :smiley:


Bir dini veya felsefeyi çürütmek için, hem kendi içi çelişkilerini hem de dış dünyaya ilişkin bilimsel açıklamalarla olan tutarsızlıklarını ortaya koymak gerekir. Kuran bu konularda bilimsel verilerle örtüşen ayetler barındırdığı gibi bilimsel verilere zıt gibi görünen ayetlerde içermektedir. Fakat Onun doğası (alegorik - sembolik yapısı) tevile açık kapılar bıraktığı için çürütülmesi zordur, hatta imkansız gibidir.

Kişinin evrime itirazı rasyonel (dinsel ve felsefi) değil haklı olarak bilimsel olmak durumundadır. Çünkü dinsel olarak yapılacak bir itirazın geçerliliği olmaz, sahanın bilim sahası olması da bunu zorunlu kılmaktadır. Din (İslam) açısından evrim teorisi sıkıntı doğurmaz. Hatta Kuran kitabının İnsan Süresi 1. ayetinde doğrudan evrime gönderme vardır.



DİYANET İŞLERİ

"-İnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz, uzun bir zaman geçmemiş midir?" (İnsan 1)
 
Başka ayetlerde ise,
 
 "Ne oluyorsunuz ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz." (Nuh 13)
 "Oysa o sizi aşama aşama yaratmıştır."  (Nuh 14)
 "Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi." (Nuh 17)
 

Ayette açıkça görüldüğü üzere insan oğlu önce var ediliyor, peşinden bahse değer bir şey olana kadar çok uzun zaman dilimlerinin geçtiği vurgulanıyor. Buradan Tanrı'nın insanı pat diye yaratmadığı hükmü çıkar. Buayet çok ilginçtir, hem birden değilde bir süreç içerisinde yarattığını, hem de bu süreçler cereyan ederken insanın bahse değer bir şey olamadığı çok uzun zaman dilimlerinin varlığını açıkça bildiriyor.
Öyle bir süre geçmişki, o süre boyunca insan bahse değer bir varlık değilmiş. İnsan neydide bahse değer bulunmadı sizce?

Nuh 13 ve devamındaki ayetlerde ise aşama aşama bir yaradılışın Allah'a yakıştırılamadığından bahsediliyor. 17'de ise gökten indirilmeyip yerden bitirildiği açıkça belirtiliyor. Önceden bunu (ve benzer bir kaç ayeti) baz alarak teistik bir evrim açıklamasına inanmaktaydım. Bu ayetlere objektif olarak bakıldığında bırakın din ile evrim çelişmesini, din doğrudan evrime gönderme yaptığı görülür.

Bir diğer konu ise sıkça duyduğum şu soruya dayanıyor.

Allah tasarım yapar mi?

Bazıları Allah'ın ol dediğini, tasarım gibi zaman ve mekanla zorunlu bağı olan bir sürecin ol emri ile çeliştiğini iddia etmekteler. Bu iddia sahipleri genellikle dindarlar olmakta.


Buradaki mantık hatasını birlikte inceleyelim.

1-) Tasarım "bir süreçle" meydana gelir,
2-) Yaratıcı oldurduğu için "bir süreçle" iş görmemelidir,
3-) O halde yaratıcı tasarım yapmaz/yapamaz/yapmamalı.


Burada 1 numaralı önerme kabul edilebilir gözlemsel bir doğruyu temsil etmektedir. Çünkü yaşamımızdan biliyoruz ki, mühendislerimiz tasarımlarını bir süreç içerisinde meydana getirirler. Dolayısıyla bu öncül ortak kabulümüzdür ve sanırım kimse itiraz etmez. Fakat 1 numaradan 2 numaraya geçerken bir hata görüyoruz, çünkü yaratıcının tasarım yapmamasını gerektiren bir durum yoktur. Tasarım bir süreç işidir ancak yaratıcı süreç sonunda iş yapmaz varsayımını kabul ettiğimizde dahi, bu durum çelişki doğurmaz. Çünkü yaratıcının evren tasarısı bir anda oluvermiştir, ama bu anlık oluş bizim gibi zaman ve mekana bağlı yaşayanlar için bir süreci temsil etmektedir. Ona göre OL bize göre tasarım. Daha açık belirtirsek, tasarımın bir süreci temsil etmesi, yaratıcının tasarım yapmamasını zorunlu kılmaz. Ayrıca bu yaratıcının omnipotent -herşeye kadir- niteligine dair gizil negatif bir gönderme içerir. Bu nedenle öne sürülen argüman mantıksal olarak yanlış olduğu gibi dinsel olarak kabul edilemezdir.

Ayroca teolojik hata yaratıcının Kuran'daki ifadeleri ile açık seçik gösterilebilir. Allah ayetlerinde uzun zaman süreçlerinden bahsediyor, hatta süreç belirten aşama aşama gibi ibareler kullanıyor. Demek ki Allah tasarım yapıyor ama OL emrini kullanarak yapıyor.


Natüralist (Darwinian) evrim teorisi Allah ile çelişir mi?

Fizik yasalarını ihlal eden mucizevi dokunuşları devre dıışı bırakarak açıklama yoluna giden Darwiinan teori dahi Allah kavramı ile uyum içindedir. Çoğu kez kavramların içi taraflarca farklı doldurulduğundan tartışma çıkıyor.


Teşbihte hata olmaz diyerek bir örnek vermek istiyorum. Örneğimizde yaratıcıyı çok iyi Amerikan bilardosu bilen birine benzetebilirsiniz. Bu bilardocu (Tanrı) toplara o kadar ustaca vuruyor ki tek vuruşta tüm topları ait olduğu deliklere gönderiyor. Topların kontrolü tamamen bilardocuda olduğu için hangi topun hangisine çarpıp hangi banttan dönünce hangi deliğe gireceğini çok iyi bilmekte. Bilardocu açısından herşey bilinen kümesindedir. Zira bilardocu kontrol konusunda tam yetkinliğe sahip (Tanrı).

Şimdide bilardo masasıın üzerinde yaşayan küçük insanlar olduğunuzu düşünün, ya da top sekmelerini izleyen böcekler. Bilardocuya göre büyük kozmik bir plan olan çarpışma ve sekmeler, biz küçük insanlara göre karmaşık ve belirsizlik içeren hareketlerden öte bir anlam ifade etmemektedir. Biz olan biteni bir tesadüften ibaret sanan küçük masa böcekleriyiz. Bilardocu (Tanrı) ise herşeyi biliyor, olaya yukarıdan bakıyor. Biz yerde neden ve sonuç ilişkisini kuramadığımız belirsiz fizik yasaları içinde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.

Bu örnektende görüleceği gibi, yaratıcı varsayımı ile tesadüf ve zorunluluk kavramı çelişki doğurmaz. Yaratıcı daima herşeyin nedeni olarak öne sürülecektir. Dolayısı ile yaratıcıyı mantıksal olarak çürütmek veya yok saymak mümkün değildir. Ateizm dahi Tanrı'nın bu kapsama alanı içindedir.
Ateizm bu yüzden rasyonel değil psikoljik bir reddir.

Ateizm açısından evrim teorisi


Ateist şayet varoluşunu açıklama ihtiyacı hssederse Darwinian evrim teorisine bilimsel olmasa, aklı hafsalası almasa, hatta saçma sapan gelse dahi körü körüne inanmak zorundadır. Çünkü onun açısından varoluşu rasyonalize etmenin başka bir yolu yoktur. Bu haliyle bile Tanrı varsayımının dışına çıkamayan ateizm en azından evreni kendi kendinin sebebi saymak yoluyla psikolojik olarak kendini Tanrısız sandığı bir evrene hapsedebilir.


Bilim objektif midir?

Bilimadamı bilimden bağımsız bir varlık değildir. Bilimi bilimadamları yapar, inançlar ve kabuller deneylerin sonuçlarını etkileyemez/etkilememeli. Bir fizikçi suyun sıcaklığını ölçerken, araba motorunun çalışma prensibini açıklarken, roketi atarken, bilgisayarın çalışma prensibini ifade ederken inançları ile karşılaşmaz. Çünkü biliyor ki inancı elinin altındaki somut gerçeği etkileyecek güçte değil. O nedenle hiç bir bilimadamı somut uğraşı söz konusu olduğunda subjektif davranamaz.

Ancak tüm bilimlerde işler böyle mi yürür? Kimya da kısmen fizik gibi nesnel kanıtlara dayanır. Es geçeliö. Biyoloji de nesnel kanıtları olan bir bilimdir, tıp biyolojinin bir dalıdır. Ve tıp açısından canlıların 400 milyon yıl önceki hallerinin hiç bir önemi yoktur. Bir doktor tıp konusunda subjektif yaklaşamaz. Ancak biyolojinin tarihi söz konusu olduunda nesnellik yok olup yerini kanıtsız kabullere bırakır. Neyseki bu özenllik insanın fiziksel yaşamını etkileyecek bir şey değil. Sadece inanç bakımından sorun oluşturabilir.

Görüldüğü gibi bilimlerde nesnellik üzerinde çalışılan konuya göre ağırlık kazanmaktadır. Denebilir ki bilim işlediği konuya göre objektivite sağlayabilmekte.


Dindar düşünce ile bilim yapılır mı? (Dikkat dindarlar yapabilir mi demiyorum, dindar düşünce ile birlikte bilim yapılabilir mi diyorum).

Saçma bir soru olduğunu biliyorum, ben bu soruyu görür görmez gülmeye başlarım. Zira pratikte hiç bir geçerliliği olmayıp sadece teorik bir sanıdan ibaret olan bu düşünce bilim dünyasında hakim paradigma tarafından kabul görmüş bir saçma, kaba ve pozitivistik bir saçmalıktır.

Herşeyin başına bir yaratıcı koyarsanız bu sizi düşünmekten ve bilimsel çalışma yapmaktan alıkoymaz Aksine İşe yaramadığı düşünülen organlar için "bunun da bir hikmeti olmalı" diyerek araştırmaya teşvik eder. Nitekim Mendel, Pasteur ve Newton'da dahil bir çok teist bilimadamı bu mantıkla hareket edip büyük keşifler yapmışlardır. Faraday ve Maxwell itkilerinin nedeni olarak Tanrı'yı memnun etme amacını göstermişlerdir. Bu sayede hem insanlara hem de Tanrıya hizmet ettiklerini düşünürlerdi.

Saygılar



Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 130
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 10 Temmuz 2006 - 22:15:03 »

Merhaba.

Konuya dair pek fazla bilgim yok, ancak bir iki şey söylemek isterim.

Her şeyden önce, ortadaki "uyma" hali tek taraflı bir haldir. Yani ortada bilimsel bir yargı vardır (siz yanlış diyorsunuz, ama yine de bilimsel). Bunun dışındaki tüm yargılar (biri için daha değerli olsun ya da olmasın) buna uyar ya da uymaz. Fakat bilimsel bir teori, kendisi ve diğer bilimsel teoriler hariç, herhangi bir şeyi gözönüne almaz, alamaz, almamalıdır. Evrim teorisi de ortaya çıkarken, çıktıktan sonra veya başka bir zaman böyle bir kaygıya sahip değildir (sanıyorum ki).

Bir de, evrim teorisinn herhangi bir görüşe (içerisindeki fikrin alınması hariç) dayanak yapılmasını da tehlikeli görenlerdenim.

not:sizin böyle demediğinizi biliyorum
Logged

Kanıtlara dayanmayan her şey değersizdir.
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 33
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 12 Temmuz 2006 - 11:17:30 »

siteyi bir dolanayım dedim, her köşede aynı şeyle karşılaştım. evrimle ilgili bir görev mi çıkarılmış anlamadım. başka konu yokmuş gibi ve de mecburmuş gibi evrim tartışması yapılıyor. avukatlar ameliyata giriyor, doktorlar adliyede evrak kovalıyor! disiplinler, yükümlü bulunmadıkları vergilere zorlanıyor. niye ki?

sevgiler.
Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 130
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 12 Temmuz 2006 - 12:20:47 »

siteyi bir dolanayım dedim, her köşede aynı şeyle karşılaştım. evrimle ilgili bir görev mi çıkarılmış anlamadım. başka konu yokmuş gibi ve de mecburmuş gibi evrim tartışması yapılıyor. avukatlar ameliyata giriyor, doktorlar adliyede evrak kovalıyor! disiplinler, yükümlü bulunmadıkları vergilere zorlanıyor. niye ki?

sevgiler.

Bunun bence iki sebebi vardır;

1- Evrimin müdahil olduğu alanda hemen herkesin (bilimsel/geçerli olsun ya da olmasın) bir fikri vardır ve bu fikir politik arenada bir güç unsurudur (Bkz. fetullahçılar, h.yahya ve çevresi, vd.). Dolayısıyla, bu çevrelerin fikirlerinin bilimsel olduğunu ispat edememeleri (edemedikleri aşikar, ama bunu kabul etmek zorunda kalmaları) politik arenadaki güçlerinin sarsılmasına yol açar. (Aynı cümle biraz değiştirerek laiklik üzerinden siyaset yapanlar için de kurulabilir evet).

Yani, bilim, her zaman olduğu gibi politika arenasındadır. En acil konusu da üç yaşındaki çocuğun "ben nasıl oldum?" sorusunu yanıtlamaktır. Bunun sebebi de daha fazla politik güç isteğidir. :a13: :a13:

2- Evrim konusu, olur olmaz herkesin kendinde söz söyleme hakkı gördüğü bir konudur(Bkz. H.Yahya v.d.). Bunun sebebi nedir derseniz, o karışık olmakla beraber, insanların kafasında hal-i hazırda varolan fikirleri biraraya getirme çabasıdır denebilir (Bundan sonrası site sınırlarını aşar, politik yorum olur).

İşte bunun için de disiplinler, politik arenanın iç dinamiklerince bir takım vergilere zorlanmaktadır. Oysa, bu konuda bilimin söylediği, politika yapmak için temel gereksinimdir. (İnsan çevresindeki şartlarla beraber varolmuştur ve o şartlarla karşılıklı ilişki içindedir) yargısı olmadan, bu cenah, politika yapamayacağının dahi farkında değil. Evet.

Not: Bu kısa mesajın 30 yerine itiraz edecekleri biliyorum, doğaldır. İtiraz ederken/karşı çıkarken 1-bunların tamamen öznel yorumlar olduğunu 2- karşı çıktığınız şeyin yerine sizce doğrusunu da yazmanızın faydalı olacağını unutmayınız.
Logged

Kanıtlara dayanmayan her şey değersizdir.
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 33
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 12 Temmuz 2006 - 14:31:23 »

bilimi kuranla açıklamaya çalışmak ne akıldır? neye hizmet?  kuranın ya da dinin böyle bir misyonu yok ki! o zaman biyologlar da diyanet işlerine baksın oh ne ala memleket! 

beyninizi bu işlere yorup heba etmeseniz diyorum; inanç ayrı birşeydir, bilim ayrı.. sanal bir ortamda sanal bir tartışma ile olmaz bu işler. üretken ve mantıklı konu ilişkileri üzerinde tartışalım, herkes bir şey anlasın.

buranın adı bilim sitesi ise, asgari bazı bilimsel kuralların geçerli olması gerek ve koşuldur. din vb. konular fen bilimlerinin konusu değildir, olması da beklenmez. fen bilimleri de dinin konusu değildir. boşuna zorlamayın..

sevgiler.

Logged
Aktif Üye
**
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 26
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 14 Temmuz 2006 - 23:15:25 »



Sayın Aydın Kendirci


Alıntı
siteyi bir dolanayım dedim, her köşede aynı şeyle karşılaştım. evrimle ilgili bir görev mi çıkarılmış anlamadım. başka konu yokmuş gibi ve de mecburmuş gibi evrim tartışması yapılıyor. avukatlar ameliyata giriyor, doktorlar adliyede evrak kovalıyor! disiplinler, yükümlü bulunmadıkları vergilere zorlanıyor. niye ki?

Burası adı üstünde evrim forumu, burada yemek tarifi beklemiyordunuz heralde? :)

Alıntı
bilimi kuranla açıklamaya çalışmak ne akıldır? neye hizmet? kuranın ya da dinin böyle bir misyonu yok ki! o zaman biyologlar da diyanet işlerine baksın oh ne ala memleket!


Ben bu tarz çıkışları kişilerin iyi ve saf niyetlerine bağlıyorum. Bilim bilim adamlarının işidir, masal anlatmakta bilim adamlarının işidir.


Alıntı
beyninizi bu işlere yorup heba etmeseniz diyorum; inanç ayrı birşeydir, bilim ayrı.. sanal bir ortamda sanal bir tartışma ile olmaz bu işler. üretken ve mantıklı konu ilişkileri üzerinde tartışalım, herkes bir şey anlasın.


Sonuçta moderasyon buna izin veriyor, değerli tavsiyeniz için teşekkürler. Fakat madem öyle buyrun siz açınbaşka bir konu onu tartışalım.


Alıntı
buranın adı bilim sitesi ise, asgari bazı bilimsel kuralların geçerli olması gerek ve koşuldur. din vb. konular fen bilimlerinin konusu değildir, olması da beklenmez. fen bilimleri de dinin konusu değildir. boşuna zorlamayın..


Bilimselliğin ölçütünü moderate edecek bir admin arkadaşımız mevcut mu sitede? Ben böyle birinin olacağına ihtimal vermiyorum, sorun forumdaki şahıslardan değil bilimin kendisinden kaynaklanmaktadır (bkz. Michael Ruse - Witness).




Logged
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 33
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : 15 Temmuz 2006 - 11:34:40 »






Bilimselliğin ölçütünü moderate edecek bir admin arkadaşımız mevcut mu sitede?






bu soru güzel olmuş.
Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 130
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : 17 Temmuz 2006 - 10:55:27 »






Bilimselliğin ölçütünü moderate edecek bir admin arkadaşımız mevcut mu sitede?






bu soru güzel olmuş.

o ölçü üzeirnde anlaşabildiğimiz bir yer var mı ki???
Logged

Kanıtlara dayanmayan her şey değersizdir.
Tecrübeli Üye
****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 52
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : 17 Temmuz 2006 - 18:45:57 »

erdal ekrem bektaş yukarda bi cvpınızda parantez içinde fethullahçılar demişsiniz öyle bi cemaat,tarikat veya topluluk yoktur kelimelerinizi biraz daha seçerek kullanırsanız teşekür ederim ...
Logged
Yeni Üye
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 6
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : 18 Temmuz 2006 - 11:10:34 »

duyarlılığınızın nedenini açıklarsanız sevinirim.garip çünkü.

---din,fen bilimlerinin konusu değil denmiş.insan duygu ve düşünceleri,davranışları beyin yapısı ve işleyişi ile açıklanmaya başlandığından beri ki sanırım yeterince uzun bir süre olmuştur,insani tüm kavramlar fen bilimlerinin "inceleme alanına olmasa da,ilgi alanına" girmiştir.günümüzde birçok önemli konunun disiplinlerarası bir noktada bulunduğu unutulmamalıdır.
   bilimsel düşünen insanlar olduğumuzu kabul ediyorsak,sanırım bize yakışan ve aslında yapmakla yükümlü olduğumuz şey "şunu tartışalım,şu konunun dışında kalsın,şuraya dokunmaya gerek yok" gibi ifadeler kullanmak yerine;konuşmaya dahil edilen ifadelerdeki mantığa ve kanıtlara dikkat ederek,olumlu bir çabayla bir ortak anlayış elde etmeye çalışmak olmalıdır.bilimsel düşünmeye sınır koyamayız,bu en başta "bilimsellikten" kopmak olur.
Logged
Tecrübeli Üye
****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 52
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : 18 Temmuz 2006 - 12:39:20 »

ben sadece gerçek dışı düşüncelerin toplumda kabul görmesine karşıyım üstede dedigim gibi fethullahçılar diye birşey yoktur bunu tarikat veya bi cemiyet gibi göstermek yanlıştır
Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 130
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : 18 Temmuz 2006 - 13:57:07 »

ben sadece gerçek dışı düşüncelerin toplumda kabul görmesine karşıyım üstede dedigim gibi fethullahçılar diye birşey yoktur bunu tarikat veya bi cemiyet gibi göstermek yanlıştır

peki, Fetullah Gülen severler diyelim o zaman, ne bileyim başka bir şey ya da, fakat cümlenin anlamı değişmiyor...
Logged

Kanıtlara dayanmayan her şey değersizdir.
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 229
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : 18 Temmuz 2006 - 14:06:41 »

ben pek bilmem o ortamı ancak bir tarikat olmadığı kesin çünkü tarika yapısı yok...Eğer bir yapılanma olsaydı tarikat denenebilinirdi.Bir kaç kitabını okuma şansım oldu bence yazdıklarında  da tarikatlıkla alakası yok.Öyle olsaydı sansürlenirdi zaten..Yazdıkları çok çağdaş ..Neyse konu sapmasın..Evrim konusunda kalıtımı daha doğrusu DNA'nın yapısı bilinmeden önce yapılan böyle bir teoriyi kabul etmek söz konusu değildir düşüncesindeyim...Ve kontrollü deney yapılması da bir insan için söz konusu değil bu kadar soru işareti olan bir konu da asırlardır tartışılması sonucu çok farklı yerlere çekilebilme olsaılığı yüksek olan bir teori olduğu için tedavülden kalkması gerektiği düşüncesindeyim...Teori olmaktan çıktı anlayacağınız...Ancak bu konuda bilim büyük bir soru işaretini çözememiştir.O da ayrı bir konu tartışılır...
Logged

Kuark Bilim Topluluğu
Paylaşımcı Üye
***
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 33
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : 18 Temmuz 2006 - 17:32:52 »



---din,fen bilimlerinin konusu değil denmiş.insan duygu ve düşünceleri,davranışları beyin yapısı ve işleyişi ile açıklanmaya başlandığından beri ki sanırım yeterince uzun bir süre olmuştur,insani tüm kavramlar fen bilimlerinin "inceleme alanına olmasa da,ilgi alanına" girmiştir.günümüzde birçok önemli konunun disiplinlerarası bir noktada bulunduğu unutulmamalıdır.
   bilimsel düşünen insanlar olduğumuzu kabul ediyorsak,sanırım bize yakışan ve aslında yapmakla yükümlü olduğumuz şey "şunu tartışalım,şu konunun dışında kalsın,şuraya dokunmaya gerek yok" gibi ifadeler kullanmak yerine;konuşmaya dahil edilen ifadelerdeki mantığa ve kanıtlara dikkat ederek,olumlu bir çabayla bir ortak anlayış elde etmeye çalışmak olmalıdır.bilimsel düşünmeye sınır koyamayız,bu en başta "bilimsellikten" kopmak olur.

küçük bir not gireyim buraya:

birincisi, ilgilendiğiniz konuda yeteri kadar "bilgi" birikiminiz yoksa, yani şimdiye kadar neler yapılmış, neler yazılmış..vb. o konuda farklı/yeni/doğru bir şeyi söylediğinizden nasıl emin olabilirsiniz?

ikincisi, edindiğiniz bilgileri değerlendirirken kullandığınız "yöntem" varacağınız sonuçları büyük ölçüde değiştirir. yönteminizin, konunun prensipleriyle uyuşur olması gerek. yoksa nereye varacağınızı nasıl kestirebilirsiniz? fen bilimlerinde deney ve hesap yaparsınız; sosyal bilimlerde yorum ve soyutlama..

üçüncüsü, disiplinlerarası çalışmaya tabii ki karşı değilim. ama arasında çalışacağınız disiplinlerin arasında kalmayacak kadar o disiplinler konusunda bir şeyler biliyor olmanız gerek. bu, ayaküstü edinilecek bir tercrübe değildir, bazıları bir disiplin etrafında ömürlerini harcıyorlar bir söz sahibi olmak için.

bunlar olmadan konular üzerinde konuşamaz mıyız? sizi tutan hiç bir şey yok bu konuda. konuşursunuz elbette. ama bu bilimsel bir tartışma olmaz. "muhabbet" olur. bunu yapmak hakkınız ama, bence biraz mütevazi iddialarla başlayın. cesaret bilgelikten; cür'et cahillikten gelir.

sevgiler.
Logged
Yeni Üye
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 6
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : 18 Temmuz 2006 - 22:21:30 »

üç beş cümlelik bir metin ile insanların bilgi,beceri ve karakterleri hakkında yorum yapma "cüretini" gösterirken mütevazi olmaktan bahsetmeniz kabul edersiniz ki insanı gerçekten gülümsetiyor.gülümsemekle birlikte;son ifadenizi maksadını aşan sözler olarak değil de,bir hakaret ve terbiye sınırlarını aşan sözler olarak değerlendirdiğimi bilmenizi isterim.ve size sadece kendi fikirlerinizi beyan etmenizi tavsiye eder,başkalarının fikir ve özelliklerini değerlendirme gibi bir hakkınızın ve bu hakkı size verecek bir ehliyetinizin olmadığını hatırlatmak isterim.

yine de yazdıklarınız arasından ayıkladığım birkaç noktayla ilgili düşüncelerimi paylaşayım:
-herhangi bir disiplinde söz sahibi olmak gibi bir şey,bilim dünyası içinde katiyen söz konusu değildir.bilimsel makalelerde ünvanların belirtilmemesinin anlamı budur.bilimsel arenada insanlar sizi kim olduğunuza bakarak değil,daha önce ve şimdi ne yaptığınızı,yaptıklarınız için kullandığınız yöntem ve kanıtları değerlendirerek dinlemeyi tercih ederler,ki o halde dahi söyledikleriniz onların zihinlerinde eleştiri süzgecinden sürekli olarak geçer.dolayısıyla bilimin konuşulduğu yerde "ne biliyorsun da konuşuyorsun" gibi bir ifadeye yer yoktur.(aslında bu ifadeyi sizin için kullanmam yanlış olmaz).böyle ifadelerin de bilimi bilim yapan temel değerlerden yoksun,bilimi sadece kesin kabul gören bilgi ve yöntemlerin bütünü olarak gören kişilerin kullanması kabul edilebilir bir durumdur.kimin,hangi noktada,hangi konuda,hangi bilgi ile bilimsel araştırmaya katkı sağlayacağını bilmek mümkün değildir.tarihe mal olmuş birçok önemli biliminsanının dönemlerinin "otoriteleri" değil,otoritenin ısrarla dışlamaya çalıştığı kişiler olduğu unutulmamalıdır.
   peki ben onlardan biri olduğumu düşünerek mi bu hususlar üzerinde duruyorum.hayır.ancak,bulunduğumuz forum bilgi edinme amacıyla "öğrencilerin" toplandığı bir iletişim noktası değil,bilimsel konulara dair fikirlerin,bakış açılarının ortaya konduğu bir buluşma noktası olduğuna göre (yanılıyorsam söyleyin dersinizi bölmeyeyim) söylenenleri usulüne göre değerlendirme becerimizi (varsa) ortaya koymamız gerekir.

-"ikincisi, edindiğiniz bilgileri değerlendirirken kullandığınız "yöntem" varacağınız sonuçları büyük ölçüde değiştirir. yönteminizin, konunun prensipleriyle uyuşur olması gerek. yoksa nereye varacağınızı nasıl kestirebilirsiniz? fen bilimlerinde deney ve hesap yaparsınız; sosyal bilimlerde yorum ve soyutlama.."

yöntem tabii ki sonucu etkiler;bu nedenle bilimi bilim yapan asıl şey kullandığı yöntem değil midir (bilimin izle,yorumla,dene,kontrol et,düzelt,yenile gibi işleyen bir yöntem olduğu da söylenebilir).peki bu yöntem hangi disiplinler için söz konusudur;sadece pozitif bilimler yani fen bilimleri için.sosyal bilimler çoğunlukla sınanabilir konularla ilgilenmedikleri için "bilim" ismini yalnızca kanıtları kullandıkları için hakederler.o nedenle "bırakalım da onlar ilgilensin" denilemez.

-"yoksa nereye varacağınızı nasıl kestirebilirsiniz?"
bu ifade ne yazık ki ezberci eğitim sisteminin neticesi."şunu yap ve şu noktaya ulaş" mantığının sonucu.ama bilimde değeri nedir.eksi değerler tabii ki.çünkü bilimde düşüncenizi doğrulamak değil,yanlışlayamamak onu değerli ve kalıcı kılar.bir olayı birçok zıt düşünce açıklıyor gibi görünebilir.ama yalnızca biri tam doğrudur.onu bulmanın yolu ise bulmak değil,bulmamaya çalıştığınız her yerde  karşınıza çıkmasıdır.bilimsel çalışmaların herkese açık bir şekilde yayınlanarak eleştirilerin beklenmesindeki mantık da budur.
« Son Düzenleme: 18 Temmuz 2006 - 22:24:46 Gönderen: Harun Erman Kızılyıldız » Logged
Sayfa: [1] 2 3 ... 6   Yukarı git
Yazdır
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi  |  Katagoriler  |  Evrim (Moderatör: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç)  |  Konu: Allah ile Evrim uyuşmakta mıdır?
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.1 Saniyede 28 Sorgu ile Oluşturuldu
Forumda Arama                   Gelişmiş Arama
Sponsor Bağlantılar
Forum Duyuruları
Forum ve Site kullanımına ilişkin sorularınızı, yeni özellikleri nasıl kullanabileceğinize dair merak ettiklerinizi ya da paylaşmak istediklerinizi belirtmek için "Yardım" başlığını kullanabilirsiniz.
Forum Rütbeleri / Mesaj Sayısı
Yeni Üye < 10
Aktif Üye 10-29
Paylaşımcı Üye 30-49
Tecrübeli Üye 50-99
Uzman Üye > 100
Forum RSS