Anasayfa
|
Forum
|
Bilimler
|
Arşiv Tarama
|
GenKalem
|
Destek
|
Site Haritası
|
Linkler
|
RSS
|
Reklam
|
Arkadaşını Davet Et
|
İletişim
Anasayfa
Bilimler
Forum
Haberler
Galeri
GenKampüs
Kitaplar
e-dükk@n
Destek
İletişim
Anasayfa
Forum
Üye Ol
Şifre Hatırlat
_MYPMS_PROFILE_POPUP_ALERT
_MYPMS_POPUP_CNT
_INBOX
_MYPMS_CLOSE
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi
|
Katagoriler
|
Evrim
(Moderatör:
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
) | Konu:
KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
Sayfa:
1
...
4
5
[
6
]
7
8
9
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Gönderen
Konu: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ (Okunma Sayısı 9371 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #75 :
11 Haziran 2006 - 00:07:42 »
Araf(11-18) Andolsun, biz
sizi
yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı. (11)
(Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (12)
(Allah:) "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin." (13)
O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)" dedi. (14)
(Allah:) "Sen gözlenip-ertelenenlerdensin" dedi. (15)
Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım." (16)
"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." (17)
(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım." (18)
Ve meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu. ( Bakara/34)
Hicr (26-42) Andolsun,
insanı
kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. (26)
Ve
Cann'ı
da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık. (27)
Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben,
kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.
( Halak)" (28)
"Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın." (29)
Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti. (30)
Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı. (31)
Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?" (32)
Dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim."
(33)
Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın." (34)
"Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir." (35)
Dedi ki: "Rabbim, öyleyse
onların dirileceği güne kadar
bana süre tanı." (36)
Dedi ki:
"Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.
" (37)
"Bilinen günün vaktine kadar.
" (38)
Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım." (39)
"
Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.
" (40)
(Allah) Dedi ki: "İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur." (41)
"Şüphesiz, kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur." (42)
İsra(59-65)
Bizi ayet (mucize)ler
göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semud'a
dişi deveyi görünür (bir mucize) olarak gönderdik,
fakat onlar bununla (onu boğazlamakla) zulmetmiş oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak için göndeririz. (59)
Hani biz sana: "Muhakkak Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı insanları denemek için yaptık,
Kur'an'da lanetlenmiş ağacı da.
Biz onları korkutuyoruz. Fakat (bu) onlarda büyük bir azgınlıktan başka bir şey arttırmıyor. (60)
Hani, meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi. Demişti ki:
"Bir çamur olarak yarattığın kimseye ben secde eder miyim?
" (61)
Demişti ki: "
Şu bana karşı yücelttiğine bir bak; andolsun, eğer bana kıyamet gününe kadar süre tanırsan, onun soyunu -pek az dışında- kuşkusuz kendime bağlı kılacağım
. (62)
Demişti ki: "Git, onlardan kim sana uyarsa, şüphesiz sizin cezanız cehennemdir; eksiksiz bir ceza." (63)
"Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun." Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez. (64)
"Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur." Vekil olarak Rabbin yeter. (65)
Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi.
O cinlerdendi,
böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir. ( Kehf/50)
( Sad/71-81) Hani Rabbin meleklere
: "Gerçekten ben, çamurdan bir beşer yaratacağım"
(Halak) demişti. (71) (71. İz kale rabbüke lil melaiketi innı
halikum
beşeram min tıyn )
"Onu bir biçime sokup,
ona ruhumdan üflediğim zaman
siz onun için hemen secdeye kapanın." (72)
Meleklerin hepsi topluca secde etti; (73)
Yalnız İblis hariç. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (74)
(Allah) Dedi ki: "Ey İblis,
iki elimle yarattığıma
seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?" (75)(75. Kale ya iblısü ma meneake en tescüde li ma
halaktü bi yedeyy
* estekberte em künte minel alın)
Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım;
sen beni ateşten yarattın
,
onu ise çamurdan yarattın
." (76)
(Allah) Dedi ki: "Öyleyse ordan (cennetten) çık, artık sen kovulmuş bulunmaktasın." (77)
"Ve şüphesiz, din (kıyametteki hesap) gününe kadar benim lanetim senin üzerinedir." (78)
Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirilecekleri güne kadar bana süre tanı." (79)
Dedi ki: "O halde, süre tanınanlardansın." (80)
"Bilinen vaktin gününe kadar." (81)
Ayetleri topladıktan sonra sorulara geçebiliriz.
sizi yarattık, ne demenk? size şekil verdik ne demek? sonra melekler mi yaratıldı bu sorular aklıma geliyor.
Alıntı sahibi: Elmalı Hamdi Tefsiri Araf/11-12
11- Andolsun ki biz sizi yarattık. Siz hiç bir şey değilken, siz insan cinsinden hiçbir kişi âlemde mevcut değilken, siz henüz şu bulunduğunuz şekil ve biçimi almadan önce ilk mayanızı takdir ve icad ettik. Sonra size biçim verdik. Siz yaratılışın başlangıcında şekilsiz, organsız bir yaratık; yeryüzünde bir çamur ve babanızın belinde birer zerre, birer nutfe (sperma) olduğunuz halde sizi ahsen-i takvim (en güzel biçim) olan insan şekline koyduk. Sonra da meleklere "Âdem'e secde edin, ona boyun eğip itaat ederek hizmet edin." dedik.
Bu hitapların bir kişiye veya sınıfa değil, genel olarak insan cinsine, daha doğrusu insan toplumu türüne yönelik olduğu ve bu münasebetle meleklerin Âdem'e secdesi meselesinin de insan cinsine bir minnet siyakında hatırlatıldığı açıktır. Demek ki bu secde emri Hz. Âdem'in şahsına mahsus değil, soyu da dahil olmak üzere cinsine aid bir şeref ve ayrıcalıktır. Âdem soyunda bizzat Hz. Âdem'den daha faziletli olan ulü'l-azm büyük peygamberler gibi şahıslar bulunduğu şüphesiz olduğuna göre de bu mânâ açıktır. Şu halde Âdem'i yalnız ilk insan olmak üzere değil, genellikle insan cinsinin mahiyetini temsil eden genel bir misal, başka bir deyimle cins ismi olarak düşünmek, âyetin sözgelimine daha uygundur. Hz. Âdem kendi kişiliğinde fiilen sahip olduğu faziletler ve insanî melekelerden başka bütün soyunda görülecek olan fazilet ve melekelere de tasavvurî olarak sahip olmak bakımından, Ebu'l-Beşer (insanın babası) olarak düşünüldüğü zamandır ki, Âdem'in yaratılışının, Âdem soyunu; Âdem'in biçimlendirilmesinin, Âdem soyunun biçimlendirilmesini; Âdem'e secdenin, bütün insan cinsine secdeyi kapsadığını ortaya koyar.
"Sizi yeryüzünde halifeler yapan O'dur." (Fâtır,35/39) mânâsını da açıklayan bu âyetin anlamı, birçok derin konuları kapsamaktadır. Fakat biz burada bu kadar işaretle yetineceğiz. Cenab-ı Allah insanlığa öyle bir şeref bağışlamıştır ki, Âdem'in meleklere değil, meleklerin Âdem'e secde etmesini emretmiştir. Düşünelim ki bu yaratma, bu biçimlendirme ve bu şereflendirme nimetlerinden sonra, insanların Allah'tan başkasına tapmaları ne büyük aşağılık ve ne büyük nankörlük olacak ve ne büyük bir sorumluluk doğuracaktır.
Evet Allah, Âdem ile insanlığı yaratıp biçim verdikten sonra, meleklere Âdem'e secde ediniz dedi de onlar da secde ettiler. Ancak İblis secde edicilerden olmadı. Olmadı da ne oldu?
12- Allah ona "sana ne engel oldu da ben emrettiğimde secde etmemeye cüret ettin!" buyurdu. Böyle azarlayıp sorguya çekti. Buna karşı İblis ne dedi bilir misiniz? Dedi ki Ben ondan hayırlıyım. Yani daha faziletli, daha yükseğim. Böyle olanın, aşağı derecedekine secde etmesi ise uygun değildir. Şu halde bu emir, akla uygun ve hoş değildir. İşte beni secdeden engelleyen, ondan yüksek olmam ve bu emri uygun görmememdir. Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın onu ise çamurdan yarattın. O davayı gerektirmek için bu mukayeseli çifte suğra (küçük önerme) şunu içerir: Ateş ise çamurdan hayırlıdır, hayırlıdan yaratılan da hayırlıdır. Şu halde ateşten yaratılan ben, çamurdan yaratılan Âdem'den hayırlıyım, bunun için secde etmedim. Demek oluyor ki bu zamana, yani Âdem'e secde emrinin gelmesine kadar yüce Allah, İblis'in duygularına dokunacak hiçbir emir ve teklif yapmamış, bir imtihan etmemişti ve onun o zamana kadar isyan etmemesi ve melekler içinde bulunması, olayların kendi istek ve eğilimlerine uygun gerçekleşmesiyle de ilgili bulunuyordu. Böyle bir durumda olan tâatin ise sadece emir ve ilâhî rızaya boyun eğmekten kaynaklandığı ortaya çıkamazdı. Çünkü Allah'ın emrine, hem de nefsin rızasına uygun gelen hususlarda asıl göz önüne alınıp itaat edilen mabud, Allah mı, yoksa nefis mi, bu belirlenemez ve açıklığa kavuşamaz. Ne zaman ki Âdem yaratılıp, meleklerin ve o arada İblis'in ona secde etmeleri emredilince, bu hepsi için bir imtihan olmuş ve bu imtihan, İblis'in duygularına dokunmuş ve iç yüzünü ortaya çıkarmıştır. Ve o zaman Allah'ın bildiği gibi melekler ve Âdem tarafından da anlaşılmıştır ki, İblis'in geçmişte meleklere arkadaşlık ve benzerliği "Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır." (Tahrim, 66/6) özelliğine gerçekten sahip olduğu için değil, ilâhî emir ile nefsin emri çatışmadığından ve isyana sebep bulunmamasından
dolayı imiş. Yoksa İblis gerçekte Allah'a değil, kendi zevkine taparmış. Nitekim "Âdem'e secde edin" diye onun zevk ve rızasına aykırı ilk ilâhî emir yönelince, İblis'in ilk işi secdeden kaçınma ile isyan, "secde etmekten seni alıkoyan nedir?" suâline karşı ilk sözü de kibir ilanı ile inkarını açığa vurma ve azgınlık olmuştur. Bu şekilde İblis "ben ondan hayırlıyım" derken, öncelikle sadece kişisel duygularına uymuş fakat bunu bir de ilim şeklinde süsleyerek hakka dayandırmak için biri yalan "ben ondan hayırlıyım", biri de doğru "beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" iki mukaddimeyi birbirine bağlayıp doğru mukaddemenin içinde yanlış bir takım kübra (büyük önerme)ları gizleyerek iki suğra (küçük önerme) ile iki mantıkî kıyas şeklinde bir bozuk görüş yürütmüş ve doğru olan yaradılış önermesinden yalan olan kişisel davasını sonuçlandırmaya kalkışmıştır ki, âlemde şeytanlık ve İblisliğin ilk örneği olan bu sözde, şeytanlığın bütün özü ve aslı yer almış gibidir. Bu iki cümle tahlil edilip incelenecek olursa, bunda araştırma âdâbı ilmi, pisikoloji, ahlâk, istikraî (tümevarımla ilgili), istintacî (sonuç çıkarmak ile ilgili) mantık, hikmet-i tekvin (yaratma hikmeti) ve teşrî (kanun koyma) gibi nice ilimlere değinen açık ve gizli birçok suçlar, hile ve oyunlar, yanıltıcı sözler görülecektir ki, bununla şeytan ve şeytanlığın bütün iç yüzünü anlamak mümkün olacaktır. Bu cümleden olarak hayırdan geri durmayı uygun görmek için bilgisizlikle bilgiyi, yalan ile doğruyu, kötülük ile hayrı, kibir ile yüze gülmeyi, aldanmakla aldatmayı katıp karıştırarak, hayırlı olmayı hayra engel yapmak çelişkisini, ilmi bir gerçek ve mantıki bir sonuç şeklinde tasvir etmek, şeytanın birinci sıfatı olduğu anlaşılıyor ki, kişisel gururu ile fikir ve zekâ şeklinde görünmek isteyen bu ahmaklık ve cehaletin Hak hususunda ne kadar aşağılık bir durum olduğunu bir düşünmeli.
Şimdi İblis'in bu dava ve istidlâlindeki başlıca hata ve yanlış noktalarını da kaydedelim:
1- Herşeyden önce İblis soruya karşı durum ve görevini takdir edememiş, cevabı tariz ve çekişme tavrına dökerek bahis ve sözde makam gasbı sevdasına düşmüştür. İtiraf ve bağışlanma dileme yerine itiraza ve yanlış çıkarmaya kalkışmıştır.
2- Nass (kesin ilâhî buyruk) karşısında kıyas ve ictihada kalkışmış, açık emre karşı yaratılışın delaletine başvurmuştur.
3- "Beni ateşten, onu çamurdan yarattın." demesi, aslında doğrudur. Fakat İblis bu iki yaratılış olayını mukayese ile, bundan
"ben ondan üstünüm" sonucunu çıkarmak için görüşünde hata etmiştir. Çünkü bir taraftan yaratıcının yaratmasını itiraf ile ona dikkat çekiyor gibi görünürken, diğer taraftan hayır ve üstünlükte bakışını sadece madde ve unsurla sınırlamış, fâilin ihtisasının nisbetine, şekle, gayeye bakmamıştır. Âdem'in yaratılışında "İki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir?" (Sâd, 38/75) ilâhî buyruğuyla hatırlatılan hususi üstünlüğü "Onu düzenle (yip insan şeklini ver)diğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman (hemen ona secdeye kapanın)" (Hicr, 15/29) ilâhî buyruğuyla hatırlatılan ruh ve sûreti "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım." (Bakara, 2/30) ilâhî buyruğuyla hatırlatılan gayeyi göz önüne almayıp yalnız madde ve unsura itibar etmek isteyen İblis, Âdem'de topraktan, kendisinde ateşten başka bir özellik görmemiş ve diriden ölü, ölüden diri yaratan ve eşyanın özellikleri ve üstünlüklerini kereminden bahşeden Yüce Yaratıcı'yı maddeye mahkum gibi varsaymıştır. Hiç düşünmemiştir ki, çamur ile ateşin özündeki fark da sadece Yaratacı'nın tahsisine borçlu olan bir yaradılış farkından başka bir şey değildir. Bundan anlaşılır ki, âlim geçinenlerin bir çoğunda görülegelen sadece maddeye yöneliş (maddecilik) İblis'in mesleklerinden bir meslektir. İşte yukarda işaret edildiği üzere bu yanlış görüşüyledir ki İblis "Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." küçük önermesi altında; "Ateş çamurdan üstündür, üstün olandan yaratılan da üstündür." diye iki gizli büyük önermeye işaret ederek, bunları birer açık gerçek ve müselleme (yardımcı teorem) gibi varsaymış ve bundan "Ben ondan daha hayırlıyım." sonucunu çıkarmak istemiştir. Oysa ikinci önerme toptan doğru olmadığı gibi, birinci önerme de mutlak olarak doğru değildir. Gerçekte genellikle yaratılış bakımından ikisi de mahluk olmak ve yaratıcının hükmüne mahkum bulunmak bakımından eşit olduktan başka, özellik bakımından da toprağa mahsus özellikler, ateşe mahsus özelliklerden daha kapsamlı ve üstündür. Hele ahlâkî bir temsil ile düşünüldüğü zaman, ateşin hafifliğine, hiddet ve şiddetine, telaş ve ızdırabına, kibire eğilimli ve yayılmacı olmasına karşılık toprağın vakar ve sakinliği, sabır ve dayanıklılığı, sebatı, yumuşaklığı, haya ve cömertliği, seçkinlik ve olgunlaşma yeteneği ne kadar yüksektir. İblis gerek bilgi edinme noksanlığından, gerek anlayışındaki bozukluktan, yani bilgiyi haktan değil nefsinden almak davasında bulunduğundan dolayı bunda da yanlışa düşmüştür. Ve yine bu yanlış iledir ki, Âdem'i sırf çamur, kendisini sırf bir ateş seviyesinde mukayese etmiş, çamurdan yaratılan Âdem'in Allah'ın seçkin kılması ile çamurdan büsbütün başka şerefli bir duruma yükseleceğini, kendisinin
de ateşten büsbütün başka bir lanete uğrayacağını anlayamamıştır. Ve yalnız Âdem'e karşı değil ilâhî sual ve emre karşı da gurur ve bencillikle deyivermiştir.
MUSEVVA (Şekillendiren, düzenleyen) MÜZEYYİN (Süsleyen) MÜTEKEBBİR ( Her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren ) MUSAVVİR : (Tasvir eden, her şeye şekil ve suret veren) Allah'ın şekillendirmesi, suret vermesi, hem Varlığın'ın ve Yaradan oluşunun hem de Mütekebbir oluşunun göstergesidir. İnsanın şekli sureti her hangi bir fiziki zorlamanın ürünü değildir. Musavvir olan Allah'ın takdiridir. Midas'ın kulakları eşek kulakları ama bizimkiler değil değil mi? Doğal seçilimle estetiği açıklayamazsınız ve bu yüzden eleştirilmektedir doğal seçilim mekanizması...
Meleklere gelince Melekler insandan önce vardır. Bakınız Bakara 30
«
Son Düzenleme: 11 Haziran 2006 - 14:30:04 Gönderen: İhsan Esentürk
»
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Birgül Çelebi
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 205
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #76 :
11 Haziran 2006 - 12:22:59 »
İhsan bey iletilerinizi biraz daha kısa tutarsanız sevinirim. konu bütünlüğü gayesi güddüğünüz anlaşılıyor fakat her yeni ayet girdisi konunun sapmasına ve yeni bir yorumu doğuracağından iletilerinizi sorudaki ayet ışığında ve konu bütünlüğü ışığında oluşturmanızı rica ederim.ayrıca eklentilerinizin yazı karakterini büyültürseniz göz sağlığılımız açısından daha faydalı olacak.
ben bu kadar çok ayet ile katılmanıza anlam veremiyorum hiçkimsede ayetlerin reddine şahit olmadım yorum farkları üzerine konuşuyoruz malumunuz.
ikinci ricam
Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi.
( Ali İmran/59)
Hani Rabbin, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı.......
(Araf/172)
Alıntı
yeryüzünde bir çamur ve babanızın belinde birer zerre, birer nutfe (sperma) olduğunuz halde sizi ahsen-i takvim (en güzel biçim) olan insan şekline koyduk.
gibi ayet ve yorumlara daha sonraki ileteilerde değinelim arkadaşlar,
İhsan bey iletinizdeki mesaj genel olarak bakıldığında Ademin bütün insanlığın sembolü olduğunu anlıyoruz.
«
Son Düzenleme: 11 Haziran 2006 - 15:27:51 Gönderen: Birgül Çelebi
»
Logged
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #77 :
12 Haziran 2006 - 14:01:50 »
Alıntı sahibi: İhsan Esentürk
Bakara 30 'u ben çevimedim ki.. Ne haddime ayrıca... Ali Bulaç'ın meali ki Elmalı Hamdinin malide aynı şekilde ayrıca kendisi Müfessir... Siz sadece bu ayette zamanı farklı almışlar demiştiniz ben de ayetleri göstermenizi istedim. Gösterdiniz mi hayır? Ceale fiili için verdiğiniz ayetleri açıklamaları burada yaptınız mı? Hayır! Ben istediğimi alabildim mi defaatle sormama rağmen? Hayır! Ve tüm bunlara dayanarak itirazınızın geçersiz olduğunu söyledim... Şimdi artık ayetlerle bakma zamanı geldi sanırım.....
Yukarıda sıraladığım fiil çekimlerini kullanAmayarak "FeSeDe" de pot kıran, hata yapan ve hatasının farkına varmayan sizin çevirmenizi beklemiyorum elbette. Eleştirim size değil, Ali Bulaç ya da bir başkasının çevirisini eleştiriyorum.
"FeSeDe"yi gösteriyoruz da "CeALe"yi gösteremeyeceğimizi mi zannediyorsunuz? Peki, "FeSeDe"deki çekimi anlayamayıp da gereksiz itirazlarda bulunan siz "CeALe" çekimlerinin geçtiği âyetleri yapıştırdığımızda "CeALe"yi anlayabilecek misiniz?
Arapça bilmenize bile gerek kalmadan sadece fiil çekimlerini gösteren bir kitaptan (emsile) “TeC'ALu”nun ne olduğuna ve "CeALe"’nin diğer çekimlerine bakabilirsiniz.
Şimdi âyetteki "CeALe"nin çekimine bakalım.
"e TeC'ALu">>> "e (Elif)" soru eki, yani "mi/mu";
"TeC'ALu">>> muzari zaman 2. tekil şahıs (erkil) [Fiil çekimlerini verdiğim tabloya "TeNSuRu"ya bakılsın, kalıp aynı lütfen fark ediniz] "vasıflandırırsın, vasıflandırıyorsun" (Bakara-30)
Aslında burada iş bitiyor, fiilin çekimi apaçık; ama devam edelim. Fiilin bize gerekli olan, Kur'anda geçen çekimlerini yapalım ve karşılığı olan âyetlere bakalım.
"CeALe" fiilinin 2. çoğul şahıs için muzari çekimi "TeC'ALûNe"dir (siz vasıflandırıyorsunuz/vasıflandırırsınız). (Fussilet-9: O'na bir takım ortaklar mı kılıyorsunuz? Ayrıca En'am-91, Vakı'a-82)
Emir kiplerine bakınız hep muzari zamanlı çekilmiştir. "La TeC'ALû (Kılmayın, vasıflandırmayın) [Bakara-22, 224, Nûr-63, Zâriyat-51]"
"La TeC'AL nâ (bizi kılma, vasıflandırma) [A'raf-47, Yûnus-85, Mümtehine-5]"
"La TeC'AL nî (beni kılma, vasıflandırma) [A'raf-150, Mu'minun-94]
"La TeC'AL" (sen kılma, vasıflandırma) [İsrâ-22, 29, 39; Haşr-10]
Kur'an'da 306 yerde tüm farklı çekimleriyle "CeALe" fiili geçiyor (Ceale, cealu, cealtu, cealtum, cealtehu, cealekum, cealna, cealnake, cealnakum, cealnahu, cealnaha, cealnahum, cealnake, cealeni, cealehu, cealeha, cealekum, cealu, ec’al, leec’alenneke, tec’al, tec’alna, tec’alni, tec’alune, tec’alunehu, nec’al, linec’aleke, velinec’alehu, nec’aluha, nec’alhuma, nec’alehum, yec’al, ve yec’alukum, yec’alni, yec’alhu, yec’alune, yec’aluhu, ic’al, ic’alna, ic’alni, vec’alhu, ic’alu, cuile, cailun, cailuke, lecailune, cailuhu.); ama hep muzari ve (çoğunluğu) mazi zaman çekimleriyle geçmektedir. Nedense bir Bakara-30'da gelecek zamanla çekilmiş ki, bu da yanlış (fiilin başında "
Sin
" harfi ya da "
SeVFe
" ek olarak bulunmalıdır.) Lütfen “koskoca mealciler bilmiyor mu” demeyin, elbette o fiilin doğru çekimini biliyorlar; ama ne yazık ki geleneksel inanışa uygun olarak âyetlere anlam verilmektedir.
Acaba siz, "CeALe" fiilinin Kur'anda gelecek zamanla çekildiği (Bakara-30 haricinde) delilleriyle bir âyet gösterebilir misiniz?
Kur’andan gelecek zaman kipine örnek verelim.
A’la-10: “
Se
YeZzeKkerü men yahşa.” (Allah’tan haşyet duyan düşüne
cektir
/öğüt ala
caktır
.) “ZeKeRe” fiilinin gelecek zaman çekimi.
Tekasür-3,4: “Kella
SeVFe
ta'lemune
, Sümme kella
SeVFe
ta'lemune
” (Öyle değil, ileride bil
eceksiniz
, Sonra yine öyle değil, ileride bil
eceksiniz
!) “
ta'lemune
”nin önünde “
SeVFe
” eki var, yani
gelecek zaman
!
Tekasür-5. âyette ise “Kella lev
ta'lemune
ilmel yekiyn” (Öyle değil, kesin olarak
bilseniz
) “
ta'lemune
”nin önünde “
SeVFe
” eki yok ve
geniş zaman
.
Bakara-30’da gelecek zaman olabilmesi için “
SeVFe TeC'ALu
” (soru hali “e SeVFe TeC'ALu” ) şeklinde çekiminin olması gerekir.
Logged
AHHA!
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #78 :
12 Haziran 2006 - 14:06:05 »
Alıntı sahibi: Birgül Çeleb
...fakat her yeni ayet girdisi konunun sapmasına ve yeni bir yorumu doğuracağından iletilerinizi sorudaki ayet ışığında ve konu bütünlüğü ışığında oluşturmanızı rica ederim.
ben bu kadar çok ayet ile katılmanıza anlam veremiyorum hiçkimsede ayetlerin reddine şahit olmadım yorum farkları üzerine konuşuyoruz malumunuz.
gibi ayet ve yorumlara daha sonraki ileteilerde değinelim arkadaşlar,
Birgül Hanım, sizin de belirttiğinizi koşullar itibarıyla sağlıklı bir şekilde ilerleyebileceğimizi düşünüyor musunuz?
Logged
AHHA!
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #79 :
12 Haziran 2006 - 15:47:11 »
"Ve le kad khalak na küm Thümme savver na küm thümme kul na lil melaiketi scüdu li ademe..."
"Gerçekten, biz sizi
khalk
*
ettik,
sonra
size şekil/biçim verdik, sonra meleklere dedik 'Âdem'e secde edin'" (A'raf-11)
Bu âyeti paylaşmamın sebebi, âyetteki hitap şekli idi. Âyette, Âdem'i "khalk" ettik,
sonra
ona şekil verdik ve meleklere de 'Âdem'e secde edin' şeklinde değil de çoğul olarak "siz" ifadesinin kullanılması ilgimi çekti açıkçası.
Burada geçen "siz" ifadesi açıktır ki "tüm İnsanlığadır", değil mi?
Peki daha Âdem ortada yok (Âdem'e secde edilmemiş) iken insanlığa sizi "khalk" ettik denilmesi, "sonra" ifadesinin kullanılmasından açıkçası İnsanlığın daha önceden yeryüzünde "khalk
*
" edildiğini, evrimsel bir süreçle "insan şeklini/biçimini aldığını" sonra da İnsanlardan bir İNSAN olan Âdem'in HALİFEliğe ulaştığını anlıyoruz.
* "khalk" kelimesini bilerek çevirmedim. Kur'anda kullanıldığı biçimiyle "khalk",
yoktan meydana getirmek anlamında değil
,
safhalar/evreler halinde meydana getirmek
anlamında kullanılmaktadır.
Logged
AHHA!
Birgül Çelebi
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 205
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #80 :
12 Haziran 2006 - 17:38:01 »
Halim bey öncelikle kurallar dahilinde iletinize baktığımda ard arda iki ileti bile gönderilmemesi ricası varken siz üç ileti göndermişsiniz. muhataplarınızın farklılığından olduğu anlaşılıyor fakat takip edenler açısından dikkate alındığında muhatap olan bu bana gönderilmiş bunu okuyayım demez gelen tüm iletileri sırasıyla okur dolayısı ile iletilerinizde muhataplarınız ayrı ayrı olsada küçük boşluklar ile bunu düzenliyebilirsiniz.
.......anlayabilecek misiniz?
vs gbi kışkırtıcı tabirlerden kaçınmanız az evvel belirtiğiniz ilerleyememe kaygılarını destekleyeceğini umulur ki tahmin edersiniz.
Alıntı
Birgül Hanım, sizin de belirttiğinizi koşullar itibarıyla sağlıklı bir şekilde ilerleyebileceğimizi düşünüyor musunuz?
farklı bakış açıları farklı yorumlar olduğu sürece ve ötekine tahammülümüz arttığı sürece sağlıklı bir şekilde ilerleriz , halim bey neden olmasın : )
takipteyiz arkadaşlar şüpheniz olmasın
«
Son Düzenleme: 12 Haziran 2006 - 17:41:32 Gönderen: Birgül Çelebi
»
Logged
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #81 :
12 Haziran 2006 - 18:21:18 »
(Bakara/30-35)
Hani Rabbin, Meleklere:
"Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim"
demişti. Onlar da: "Biz seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?" dediler. (Allah:) "Şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim" dedi. (30)
Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin" dedi. (31)
Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın." (32)
(Allah:) "Ey Adem, bunları onlara isimleriyle haber ver" dedi. O, bunları onlara isimleriyle haber verince de dedi ki: "Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten ben bilirim, gizli tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı da ben bilirim." (33)
Ve meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler
. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu. (34)
Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz." (35)
(Hicr / 26-38 )
Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. (26)
Ve Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık. (27)
Hani Rabbin meleklere demişti:
"Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım."
(28)
"Ona bir biçim verdiğimde
ve
ona ruhumdan üfürdüğümde
hemen ona secde ederek (yere) kapanın." (29)
Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti. (30)
Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı. (31)
Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?" (32)
Dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim." (33)
Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın." (34)
"Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir." (35)
Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı." (36)
Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın." (37)
"Bilinen günün vaktine kadar." (38)
( Sad/ 71-81)
Hani Rabbin meleklere:
"Gerçekten ben, çamurdan bir beşer yaratacağım"
demişti. (71)
"
Onu bir biçime sokup
,
ona ruhumdan üflediğim zaman
siz onun için hemen secdeye kapanın." (72)
Meleklerin hepsi topluca secde etti; (73)
Yalnız İblis hariç. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (74)
(Allah) Dedi ki: "Ey İblis,
iki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi?
Büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?" (75)
Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım; sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (76)
(Allah) Dedi ki: "Öyleyse ordan (cennetten) çık, artık sen kovulmuş bulunmaktasın." (77)
"Ve şüphesiz, din (kıyametteki hesap) gününe kadar benim lanetim senin üzerinedir." (78)
Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirilecekleri güne kadar bana süre tanı." (79)
Dedi ki: "O halde, süre tanınanlardansın." (80)
"Bilinen vaktin gününe kadar." (81)
Ayetler gayet açık! Hicr (28)'de Meleklere “Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.” diyor, Bakara (30) da Halife kılacağım, yaratacağım diyor. Beşer yaratacağı ile Halife olarak atayacağı aynı kişi, ve aynı varlıklar, yani insan.....
Ve sonra; “O sizi yeryüzünün halifeleri kıldı ve size verdikleriyle sizi denemek için kiminizi kiminize göre derecelerle yükseltti. Şüphesiz senin Rabbin, sonuçlandırması pek çabuk olandır ve şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir. (Enam/165)” Buyurmakta... Sizi iafdesi genel ve tüm insanlara hitap etmekte.... Şimdi
Alıntı sahibi: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç üzerinde 12 Haziran 2006 - 15:47:11
Burada geçen "siz" ifadesi açıktır ki "tüm İnsanlığadır", değil mi?
deyip sonra nasıl
Alıntı sahibi: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç üzerinde 08 Haziran 2006 - 01:38:14
Melekler bunu neden söylüyorlar? Bizim anladığımız, o sırada yeryüzünde yaşayan insanlara bakarak söyledikleri. Yani o sırada yeryüzünde "kan döküp fesat çıkaran" insanlar var. Var ki melekler bu insanlara bakarak "Halife" vasfı verilecek kişinin de kan döküp fesat çıkaracağını düşünerek soruyorlar.
diyebiliyorsunuz ve hatta Halife olanın tüm insanlar değilde seçilmişler olduğunu söyleyebiliyorsunuz...
Alıntı sahibi: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç üzerinde 12 Haziran 2006 - 15:47:11
Peki daha Âdem ortada yok (Âdem'e secde edilmemiş) iken insanlığa sizi "khalk" ettik denilmesi, "sonra" ifadesinin kullanılmasından açıkçası İnsanlığın daha önceden yeryüzünde "khalk
*
" edildiğini,
evrimsel bir süreçle "insan şeklini/biçimini aldığını"
(1) sonra da
İnsanlardan bir İNSAN olan Âdem'in HALİFEliğe ulaştığını anlıyoruz.
(2)
* "khalk" kelimesini bilerek çevirmedim. Kur'anda kullanıldığı biçimiyle "khalk",
yoktan meydana getirmek anlamında değil
[/u](doğru),
safhalar/evreler halinde meydana getirmek
(yanlış) anlamında kullanılmaktadır.
“O sizi yeryüzünün Halifeleri kıldı...” (Enam/165) ayeti orada dururken bunu (2) nasıl söylersiniz?
"Ona bir
biçim verdiğimde
ve
ona ruhumdan üfürdüğümde
hemen ona secde ederek (yere) kapanın." (Hicr/29 ) ve
"Onu bir biçime sokup
,
ona ruhumdan üflediğim zaman
siz onun için hemen secdeye kapanın." (sad/72) ayetleri dururken bunu (1) nasıl söylersiniz? Evrimsel süreç olduğunu nereden çıkartınız?
Halak: Var olanı düzenlemek, biçim vermek anlamına gelir ki balçığın düzenlenip işlevsel hale gelmesi anlamına gelir. Merhaleler /safhalar ya da evreler halinde meydana getirmek anlamına gelmez. Doğruyla yanlışı iç içe sokmaya çalışmayın....
Ve görmezden gelip Hz Adem'e ata atfetmeye çalıştığınız ayeti tekrar verelim ;
Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi.
( Ali İmran/59)
Umarım bazı arkadaşlarımız da artık Kur'an ayetlerinin tek tek ele alınamayacağını görürler ve gereksiz karşı çıkışlar da bulunmazlar....
«
Son Düzenleme: 12 Haziran 2006 - 19:00:07 Gönderen: İhsan Esentürk
»
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Birgül Çelebi
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 205
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #82 :
12 Haziran 2006 - 19:23:09 »
ihsan bey belki ayetlerin tek tek ele alınmasına karşınız fakat ben bu yöntemi benimsiyorum hem tek tek, hem de topluca mesajı değerlendirmek gerekir fakat tek tek değerlendirirken ister tümden gelim ister tüme varım yöntemi tercihiniz olsun ben aynı anda tümden gelim ve tüme varım ile değerlendiriyor ve yargıma varıyorum bi karışıklık olmuyor.
artık Ali İmran/59 a gelebiliriz
Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi.
( Ali İmran/59)
bu ayette Hz. Ademin bir atasının olmadığını mı vurguluyorı , tıpkı Hz. İsa gibi çünki Kur-an kaynaklı Hz. İsa bilgisi Hz. Meryemin karnındaydı ve bir döllenme sonucu olmadığı Allahın
OL
emri üzere olduğudur.
ayrıca;
burada Hz.Adem'in durumu Hz. İsa'nın durumu gibi ise aklıma şu soru da gelir hemen Hz İsa Hz. meryemin karnındaydı Hz. Adem kimin karnındaydı ?
bu soru ile devam edelim arkadaşlar
MODERATOR NOTUDUR:
tartismanin icinde fiilen yer alan biri olarak, egiliminizi de asikar etmis olmaniz sebebiyle tartismayi yonetmenizi dogru bulmuyorum. official olarak bu moderatorun isidir. basligi acan uye, basligin yayinlanmasindan itibaren kendi yazdiklari disindaki hic bir mesajdan sorumlu degildir moderate etmek gibi bir gorev ifa etmiyorsa. bir cok mesajiniz gayri resmi yonetim ifadesi iceriyor. teker teker silmek istemiyorum fakat bu tutumunun devam etmesi halinde buna gerek duyabilirim.
kolay gelsin... zeynep
«
Son Düzenleme: 12 Haziran 2006 - 21:18:56 Gönderen: zeynep munteha kot
»
Logged
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #83 :
12 Haziran 2006 - 19:44:55 »
Alıntı sahibi: Birgül Çelebi
ihsan bey belki ayetlerin tek tek ele alınmasına karşınız fakat ben bu yöntemi benimsiyorum hem tek tek, hem de topluca mesajı değerlendirmek gerekir fakat tek tek değerlendirirken ister tümden gelim ister tüme varım yöntemi tercihiniz olsun ben aynı anda tümden gelim ve tüme varım ile değerlendiriyor ve yargıma varıyorum bi karışıklık olmuyor.
Ne tümden gelimi tüme varımı hanfendi? Tümden gelim veya tüme varımla işimiz yok ki! Ayetlerin tümüne bakmaya çalışıyoruz sadece... Ayrıca sizin konuyu nasıl değerlendirdiğiniz ya da neyin uygun olduğunu düşündüğünüz beni ilgilendirmiyor. Sizin için yazmadığımı da daha önce ifade ettim.
Soru olarak yönelttiğiniz ayete cevap vermiştim daha önce... Hz Adem'in illaki bir rahimde oluşması gerkmiyor. Ki Hicr (28-29) ve Sad (71-72) ayetleri rahim olmaksızın yartıldığını açıkça ifade ediyor....
Zaten evrimin olmadığını ispatlamış olduk.....
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Birgül Çelebi
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 205
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #84 :
12 Haziran 2006 - 19:58:35 »
Yokluğum düşünen insanlara armağan olsun
hoşçakalın
«
Son Düzenleme: 12 Haziran 2006 - 20:18:39 Gönderen: Birgül Çelebi
»
Logged
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #85 :
12 Haziran 2006 - 20:19:45 »
Öfke değil hanfendi.... Sınırı fazlasıyla aşmanız.... Neyi nasıl tartışacağıma karar verebilecek durumdayım... Hangi ayeti ayetleri referans alacağıma da.... Ve şu açık bir gerçek ki Kur'an bir bütündür ve konuyla ilgili ayetler ışığında bakılır.... Bunu defaatle söyleyip anlatamamış olmak evet can sıkıcı... Sanırım burada oyun oynamıyoruz... Bu masa başka masalara benzemez, bu masadan kalkamazsınız... (siz değil tabi) Beni muatap alıp almamak sizin tercihiniz ancak ben sizi bekliyecek değilim, sizi ikna etmek gibi bir niyetim de yok hiç olmadı.... Siz gerginlik çıkmaması için kurallar koydunuz biz de size aracılık görevi vermiş olduk, ancak sizin sorunuza cevap verdikten sonra cevabı hangi yolla vereceğimize biz katılımcılar karar veririz... Sizin düşensel süreçleriniz kaygılarınız sizi bağlar ve biz buna göre hareket etmek zorunda değiliz... Evet bu konuyu yönetecek kişinin hem evrime hem de Kur'an a hakim olması gerkiyor ancak siz bu noktadan çok uzaksınız... Müsade edin de kendi kararlarımızı kendimiz verelim... İletinin uzunluğundan şikayetçi olmanız ise emeğe saygısızlıktır en çıplak anlamıyla...
Not:
Bu ileti yazıldığımda yukarıda duran Birgül Hanım'a ait iletinin içeriği farklı idi...
«
Son Düzenleme: 13 Haziran 2006 - 04:22:22 Gönderen: İhsan Esentürk
»
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #86 :
12 Haziran 2006 - 20:51:36 »
Alıntı sahibi: İhsan
Ayetler gayet açık! Hicr (28)'de Meleklere “Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.” diyor, Bakara (30) da Halife kılacağım, yaratacağım diyor. Beşer yaratacağı ile Halife olarak atayacağı aynı kişi, ve aynı varlıklar, yani insan.....
Evet, gayet açık. Beşer yaratacağı ile Halife atayacağı kişi aynı evet; ama dikkat edin, Allah hiç bir âyetinde Âdem'in ilk insan olduğunu belirtmiyor, belirtiyor mu?
Neden ilk insanı yaratacağım denmiyor âyetlerde de Âdem'i yaratacağım ve atayacağım deniliyor? Düşünüldü mü?
"Siz" hitabına gelince... Şu an yeryüzündeki tüm insanlar HALİFE midir? Değildir, madem Halifedir tüm insanlar neden Davud'a ayrıca "seni yeryüzünde halife kıldık" deniliyor. Davud tüm insanların içinde değil mi zaten, nedne ayrı hitap var? Demek ki tüm insanlar halife değil! Eski tasavvuf düşünürlerinin (Geylani, Arabi gibi) eserlerinden bir araştırın isterseniz, "Halife" ile kastedilen kimlermiş? İnsan-ı Kamil'i araştırınız. Kur'andaki "siz" hitaplarının konunun akışına göre kime olduğunu düşünülmesi gerekir.
Alıntı
Halak: Var olanı düzenlemek, biçim vermek anlamına gelir ki balçığın düzenlenip işlevsel hale gelmesi anlamına gelir. Merhaleler /safhalar ya da evreler halinde meydana getirmek anlamına gelmez. Doğruyla yanlışı iç içe sokmaya çalışmayın....
Var olanı düzenlemek değil, var olanı başka bir biçime sokmak demektir. (Mu'minun 12-14)
Alıntı
Ve görmezden gelip Hz Adem'e ata atfetmeye çalıştığınız ayeti tekrar verelim ;
Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi.
( Ali İmran/59)
Hz. İsa'nın örneği (meseli) Adem'deki gibidir. Birgül Hanım'a katılıyorum. Bu ayet Âdem'in atasının olmadığını vurgulamıyor ki?! Hz. İsa'nın atası yok mu? :) Meryem'in karnından çıkmadı mı? Meryem'in anası, babası, atası yok mu? Aksine madem İsa'ya benziyor, bu durum Âdem'in de atasının olduğunu gösteriyor olmasın?!
Logged
AHHA!
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #87 :
12 Haziran 2006 - 21:22:56 »
Ayetlerin devamına da baktınız mı? Hayır bakmadınız bakmak istemdiniz. Evet Adem geçmiyor ama secde emrinin Hz Adem için verildiği kesin ve müteşabih ifade var "iki elimle yarttığıma" diye.... Hz Adem'in atası yok, Hz İsa'nın da tıpkı Dolinin atası olmadığı gibi... Ata kavramına bakınız isterseniz... Hz Meryem Rahminde taşıyor Hz İsa'yı evet ama ne Hz Meryem ne de bir başkası O'nun atası... Rahminde taşıdığı için annesi ancak genetik bir bağı var mı?? Kaldı ki atladığınız nokta Hz Meryem'in "y kromozomu" yok ve Hz İsa'nın dünyaya gelişi doğaüstü bir müdahale ki, bu sizin baştan beri iddia ettiğiniz şeyi boşa çıkartır. Hz İsa doğa üstü bir müdahale sonucu var olmuşsa Hz Adem ve ilk insan da pek ala var olabilir.
Alıntı sahibi: İhsan Esentürk üzerinde 10 Haziran 2006 - 22:56:51
Ey insanlar
sizi tek bir nefisten yaratan
,
ondan eşini yaratan
ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan
Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah'tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir. (Nisa/1)
Hani Rabbin
, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı:
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti de) onlar: "Evet (Rabbimizsin), şahid olduk" demişlerdi. (Bu,)
Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.
(Araf/172)
Ya da: "Bizden önce ancak atalarımız şirk koşmuştu, biz ise onlardan sonra gelme bir kuşağız; işleri batıl olanların yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin?" dememeniz için.
(Araf/173)
İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler.
(Araf/174)
Rum(20-21)
Sizi topraktan yaratmış bulunması, O'nun ayetlerindendir; sonra siz, (yeryüzünün her yanına) yayılmakta olan bir beşer (türü) oldunuz.
(20)
Onda 'sükun bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (21)
Secde (7-9) Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan
ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır.
(7)
Sonra onun soyunu bir özden (sülale'den), basbayağı bir sudan yapmıştır.
(8)
Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?
(9)
Buraya kadar olan kısım da evrim görüşünün olmadığını açıklamış olduk.
Daha önce verdiğimiz ayetleri tekrar verelim ki,
Alıntı sahibi: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Evet, gayet açık. Beşer yaratacağı ile Halife atayacağı kişi aynı evet; ama dikkat edin, Allah hiç bir âyetinde Âdem'in ilk insan olduğunu belirtmiyor, belirtiyor mu?
anlamsız sorular sormayın....
Kur'an da evrime delil hiç bir ayet yok... Ayete dayanmayan kendi yorumlarınız var...
«
Son Düzenleme: 13 Haziran 2006 - 03:41:38 Gönderen: İhsan Esentürk
»
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
raif bostan
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 344
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #88 :
24 Haziran 2006 - 00:50:48 »
insanın iradesinin olmadığı sadece allahın olduğu gibi bir fikir üretmişsiniz böyle bir yaklaşım saçmadır ozaman biz kendimizin farkında olmamamızlazım ama biz kendimizin farkındayız yani bilincimiz var allah bilinci olmayan birini niye yaratsınki bu onun kainatı yaratma sebebine ters allah bilinçli verlıklar istiyor ve insan ve diğer zeki varlıklarda tanrıdır ama tabi allah gibi etkin ve güçlü bir tanrı değil tabi ama onlarda tanrının vasıflarını taşımaktadır zaten bilinç ve akıl tanrı oluşun şartı ve vasfıdır ve evrim diye bir şeyin olduğunada inanmıyorum eğer evrim var diyorsanız günümüz maymunlarının neden zeki ve bizim gibi varlıklar olmadığını açıklamanız lazım ve anatomik yani şekilsel mutasyonlar nasıl oluyorda yararlı hale geliyor.
«
Son Düzenleme: 24 Haziran 2006 - 00:52:34 Gönderen: raif bostan
»
Logged
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
<