Anasayfa
|
Forum
|
Bilimler
|
Arşiv Tarama
|
GenKalem
|
Destek
|
Site Haritası
|
Linkler
|
RSS
|
Reklam
|
Arkadaşını Davet Et
|
İletişim
Anasayfa
Bilimler
Forum
Haberler
Galeri
GenKampüs
Kitaplar
e-dükk@n
Destek
İletişim
Anasayfa
Forum
Üye Ol
Şifre Hatırlat
_MYPMS_PROFILE_POPUP_ALERT
_MYPMS_POPUP_CNT
_INBOX
_MYPMS_CLOSE
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi
|
Katagoriler
|
Evrim
(Moderatör:
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
) | Konu:
KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
Sayfa:
1
...
3
4
[
5
]
6
7
...
9
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Gönderen
Konu: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ (Okunma Sayısı 9368 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #60 :
08 Haziran 2006 - 03:26:53 »
Alıntı sahibi: İhsan Esentürk
1- Mealciler müfessirler ile boy ölçüşmez. Benim sana verdiğim tefsirin bir kısmı. Ki arapçadaki
derinliği sizden çok çok fazla
. Üstelik,
"Bu mânâ,
Ashab-ı kiramdan
ve
Tâbiinden
uzun uzadıya nakledilegelen tefsirlerin özeti ve sonucudur."
Bunu söylüyorsan zaten baştan tartışmayı kilitliyorsun demektir, tartışmamızın bir anlamı yok. Onlar ne demişse, nakiller kesinlikle doğrudur?! O zaman biz neyi ve niye tartışıyoruz? Elmalı'nın derin Arapça bilgisi (ki doğru) yardımıyla bana hatalarımı göstermeniz gerekiyor o halde. Yukarıda soru sormuştum neden bahsi geçen fiilleri Kur'an'ın hiç bir yerinde "gelecek zaman kipiyle" çekmedikleri halde sadece bu âyette böyle çeviriyorlar diye? Geleneksel nakillere uygun olsun diye değil mi? Biz de bu nakillere uygun olsun diye âyetler çevrildiklerinden hatalıdır diyorsak neden bizlerin dedikleri önemsenmeden, tartışmaya girmeden geçiştirilmeye çalışılıyor? (Eğer mümkün olursa Elmalılı ve diğer meal ve tefsircilerin hatalı çevirilerine bir gün değiniriz. Bu küstahlık değildir, lütfen!)
Alıntı sahibi: İhsan Esentürk
2- Melekler, insanın yer yüzünde kan döküp fesat çıkartacağını, Elmalı'nın anlatımıyla halife kelimesinin gerçek man ve mahiyetiyle
bilmiş olabilirler.
"Halife"'nin anlamını biliyor olsalardı o sırada yeryüzünde bulunan manevi şuura erişmemiş insanların, toplumların yaşam biçimlerine bakıp da "Halife"'yi de o insanlar gibi zannetmezlerdi. Ayrıca dikkatini çekerim "bilmiş olabilirler" diyorsun, yani yorum, bir ihtimal!
Alıntı sahibi: İhsan Esentürk
Ayrıca bu
bildirilmişte olabilir
gaybi haber olarak meleklere. Hemen devamında gelen ayetler ise meleklerin yanıldığını, vurguluyor.
Evet, melekler elbette yanılıyorlar. Çünkü "Halife"'nin özelliklerini bilmiyorlar. Halife'yi sadece yeryüzündeki sıradan insanlardan biri olarak zannediyorlar; ama daha sonra yanıldıklarını kendileri de (ilerleyen âyetlerde) görüyorlar.
Gaybi haber olmuş olsa (ki âyette böyle bir şey bildirilmemiş) ... Neden meleklere eksik gaybi bilgi verilsin ki "Halife" hakkında? Allah -haşa- meleklerle oyun mu oynuyor? Hem eksik bilgi veriyor, hem de imtihan ediyor melekleri "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin", "Size demedim mi, göklerin ve yerin
gaybını
gerçekten ben bilirim" diye?
Ayrıca dikkat ettiyseniz olasılıklardan bahseden sizlersiniz. Ben bu anlamı âyetteki fiillerin çekimlerinden çıkartabiliyorum, ya siz?
Logged
AHHA!
Birgül Çelebi
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 205
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #61 :
08 Haziran 2006 - 06:53:48 »
Arkadaşlar görüyorum ki ttumlarınızda bir değişiklik yok,
muhatabınız yine fikirler değil fikirleri dile getirene karşı kayıyor.
alıntılarınız yapaın ve lütfen bu konuda ben böyle düşünüyorum delillerim şunlar dersiniz olur biter, emin olun anlatmak istediklerinizi anlıyoruz anlayamadığımız konularda da zaten şu an yaptığım gibi araya giriyoruz.
ikincisi;
konuşulacak konular okadar çok ki başlık açmaktan korkuyorum gördüğüm kadarı ile aktif olan sizlersiniz fakat birbirinize olan peşin hükümlülüğünüz bu tarz beklentilerimi durdurmama sebep oluyor.
sorumluluk gereği yöneticiliğe devam ediyorum ha!.. nekadar dikkate alınıyor bazı konularad onu da bilmiyorum,
«
Son Düzenleme: 08 Haziran 2006 - 18:18:08 Gönderen: Birgül Çelebi
»
Logged
Birgül Çelebi
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 205
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #62 :
08 Haziran 2006 - 07:01:18 »
ben meleklerin iradelerinin olmadığını biliyorum dolayısı ile melekler yorum yapma melekelerine sahip de değiller,
İhsan bey, ve gaybı Allah dan başkası bilemez onuda biliyoruz bu bilinenlerle düşünmeye devam edersek bazı cümleleriniz havada asılı kalmış olmaz mı?
yani yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağını bilmesi yada yorum yapması meleklerin yaratılma mekanizmasına ters bi yorum düşünce açıklma vs. olmaz mı?
ki gaybı sade Allah biliyor,
bunlara açıklık getirir misiniz?
teşekkür ederim,
Logged
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #63 :
08 Haziran 2006 - 09:27:42 »
Meleklerin iradesi yok mu? "Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın." (Bakara/32)" Öğretttiğinden başka! Meleklerin Allah'ın izni dışında öğrenme yetisi yok. Ayetin tefsirinde iki sayfa yaklaşık melek melaike ne demek bu onuya ayrılmış. O'nu tesbih edenler, yer yüzende O'nun emriyle iş görenler, düzenleyenler, O'nun emrini nakledenler... Meleklerinde insanlarında ve tüm canlı cansız varlıklarında ALLah'ın izni olmadan iradesi yok. Elmalı Hamdi yazır'ın halife kelimesini tahliline yeniden bakarsak,
Arada zatın takdiri (halk)sıfatın takdirinin (ceale) farkı vardır
. Dilimizde "kalfa" deyiminin doğrusu olan halife kelimesi, (yani birinin arkasından makamına oturmak mânâsıyla ilgili olarak) mânâsınadır. Yani aslı "halîf "dir. Ve sonundaki bitişik tâ (tâ-i merbûta) mübalağa içindir. Şu halde isim olarak kullanılan galip sıfatlardandır ki, Fransızca "reprezantan" kelimesi de bu mânânın temsilcisidir, çoğulu "halâif" ve "hulefâ" gelir, masdarı da "hilâfet"dir. "Hılâfet", "vekalet" gibi, "asalet"in karşıtı olarak, başkasına vekil olmak, yani az veya çok onun yerini tutarak, onu temsil etmek demektir. Râğıb'ın "Müfredât"ında açıkladığı üzere bu vekillik de ya aslın kaybolmasından veya bir yardımdan veya aczinden, yahut da bunların hiçbiri olmadığı halde sırf asîlin vekiline bir şeref bahşederek lütufta bulunmasından doğar.
Ve işte Cenab-ı Allah'ın yeryüzünde velilerini halife seçmesi bu kabildendir. Demek ki her vekilin, halifenin kıymet ve şerefi, asilin şerefi ve vekilliğin derecesine uygundur. Cenab-ı Allah da "yeryüzünde bir halife yapacağım" deyince, kendilerini bir danışma makamında gören melekler, bir taraftan bundaki şerefi takdir ettiler, diğer taraftan da yeryüzündeki bir yaratığa Allah tarafından böyle yüksek bir irade yetkisi verilmesinde bir şer ihtimalinden de korktular. "Yerde" deyince "Ben, çamurdan bir beşer yaratacağım." (Sa'd, 38/71) takdiri anlaşılıyordu. Acaba bu selahiyeti alan güzel kullanabilecek mi? Acaba bunu asalet zannederek kendi çıkarına hükümler icrasına kalkışırsa yeryüzüne fesat vermeyecek mi? Cenab-ı Hak henüz bu noktaları ve o yetkinin derecesini ve gizli hikmetlerini bildirmemiş olduğu için melekler:
orada (yani yeryüzünde) onu fesada verecek, onda fesatlar çıkaracak ve kanlar dökecek bir kimse, bir âmil mi yapacaksın? halbuki biz hep sana hamd ederek daima tesbih ediyoruz ve sana özel takdisler
(kutsamalar)imizi sunarız.
Görüldüğü gibi burada ceale kelimesiyle sıfat takdir ediliyor, yani yaratılıyor. Meleklere bu sıfat manasıyla bildirilmiş ve Onlada kendilerini danışma makamı görerek, yine Allah'ın öğrettiği kelimelerle karşılık vermişlerdir. Eğer melekleri iradesiz kabul edersek,o zaman Allah kendisiyle meleklerin ağzından konuşmuş olur ki, evet Gaybın hakimi Ondan başkası değildir. Yok eğer melekler öğrenemeyen ancak kendilerine öğretileni dile getirebilen ise, o zaman Allah'ın bu kelimeleri ( fesat çıkaran kan döken) hikmet vardır ki, bu hikmet, tefsirde ayetin başındaki Vav halfiyle bir önceki ayete bağlandığını ve, muatabın bizzat Resulullah ve geniş manada insanlar olduğunu ve bir önceki ayete ifade edilen,
Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur
. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir. (Bakara/29)
ifadenin devamı olarak insanın yaratılışınai on veriken sıfat atıfta bulunulmuştur. Melekler arasında geçen bu knuşma ve bunun nakli, bizzat insan'a verilen nimetlerin, değerin anlatılması ve insanı Rabbı'nı tanımaya davettir. Kaldığımız yere dönersek, meleklere öğretilen kelimeler, onların cevabı ve bunun insana nakli aynı hikmet aynı gaye üzeredir. Meleklerin sözleri bir karşı çıkış olmayıp, Hikmet'in açılmasını istemek, Allah'ın iradesini takdirle birlikte, böyle bir iradenin Hikmetini dilemektir. Bir sonra ki ayette zikredilen, Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin" dedi. (Bakara/31)" buyruğu, insanın konuşma yetisine e öğrenme, ifade etme yetisine atıftır. Bir başka husus ise söyledi, değil buyurdu ifadesinin kullanılmasıdır ki bu karşıdaki muatabı akıl sahibi yapar. Yani mlekler akıl sahibidir, ancak öğrenme ifade etme yetileri yoktur. Burada melekler kendilerine öğretilen kelimelerle akıl yürütmüş olurlar.
Gayb'a gelince,
O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) (Cin/26)
Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer. (Cin/27)
Allah'ın seçtiklerine gaybı, dilediği kadarıyla bildirdiği ayet ve ayetlerle sabit. Gaybı açık tutmamış, sadece kendi dilediği kadarını yine kendi dilediğine öğretmiştir. Meleklere de insanı mahiyetiyle öğretmiş olabilir, insanın mahiyeti fıtratı, meleklere için yeterli olabilir. Ancak atlanılan bir husus Cinler'in varlığıdır. Cinler insandan önceki Halifeler olup, fesat çıkartmışlar, kan dökmüşlerdir. İnsan aynı zamanda cinlerin halefidir.
Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir. (Kehf/50)
Allah, onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun, kullarından 'miktarları tesbit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim. (Nisa/118)
Hani, meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi. Demişti ki: "Bir çamur olarak yarattığın kimseye ben secde eder miyim?" (İsra/61)
Demişti ki: "Şu bana karşı yücelttiğine bir bak; andolsun, eğer bana kıyamet gününe kadar süre tanırsan, onun soyunu -pek az dışında- kuşkusuz kendime bağlı kılacağım. (İsra/62)
Elmalı Hamdi bu ve benzeri ayetlre daynarak, meleklerin insana verilen iradeden şüphe ettiği, kötülüğün kan dökücülüğün bizzat insana ait olmayıp, şeytan'a uyması onun öğüdünü dinlemesi ile kan döktüğünü ve fesat çıkarttığını, halife olan insan şeytana aldanmaksızın Allah'ın yer yüzündeki kalfası olduğunu söylemekte. Uzun lafın kısası, Bakara/30 dan insanların yer yüzünde yaşadıklarını söylemek son derece zorlam bir yorumdur. Melekler insana verilen iradenin ya da insanın fıtratına ait bilgileriyle, yine bizzat Allah'ın öğrettiği kelimelerle, şaşkınlıklarını, şüphelerini ifade etmişlerdir.
ilgilenen arkadaşlar Elmalı Hamdi Yazır'ın tefsirinin tamamını buradan (
http://www.kuranislami.com/download/index.html
) indirebilirler....
«
Son Düzenleme: 08 Haziran 2006 - 09:37:05 Gönderen: İhsan Esentürk
»
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #64 :
08 Haziran 2006 - 14:39:27 »
Kur'an'ın hiç bir yerinde, hiç bir âyetinde
meleklere gaybın bildirilebileceği, bildirildiği
yönünde işaret eden bir âyet bile yoktur.
Gaybı sadece Allah bilir
ve Gayb
Vahiy yolu ile
şehadet alemine çıkarılarak bir
Resule inzal olur
, meleklere değil. Cin-27'de bahsedilen de bir Resuldur. Ayrıca Kur'an'da
Efendimiz dışında
hiç bir Resule de gaybın bildirildiği bildirilmemiş. Cin-27'ye bakarak meleklere de gaybın bildirilebileceğinin söylenmesi zorlamayı bırakın ilgisizdir.
Aksine, konumuzun muhatabı Bakara-30'un devamı âyette "Size demedim mi, göklerin ve yerin
gaybını ben bilirim
" denilerek meleklerin gaybı bilmediğine, bu yüzden yanıldıklarına işaret ediliyor. Meleklere Bakara-30'da gaybın bildirildiği iddiası zorlamadır, âyette buna işaret dahi edilmez.
Ayrıca tekrar yineleyelim; neden meleklere eksik gaybi bilgi verilsin ki "Halife" hakkında? Allah -haşa- meleklerle oyun mu oynuyor? Hem eksik bilgi veriyor, hem de
imtihan ediyor
melekleri "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin", "Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını ben bilirim" diye?
Meleklerin o sırada
zaten yeryüzünde bulunmakta olan insanlara
bakıp da (geniş/şimdiki zaman çekimiyle) "kan döken, fesat çıkaran" ifadesini kullanmaları zorlama değil, âyetin sonucudur.
'Orada fesat çıkarAN, kan dökEN/dökÜYOR olan birisini mi (Halife olarak) vasıflandırıYORSUN?'
Kan dökecek, fesat çıkaracak olan değil; kan döken, fesat çıkaran ve belirsiz bir zamana kadar da bu şekilde devam edecek olan anlamında. Kur'an'da "FeSeDe", "CeALe", "SeFeKa" fiillerinin tüm formlarına bakınız, hepsi bu şekilde geçer. Arapçada belirli bir gelecek zamanda (uzak ya da yakın) olacak bir işi belirtmek için fiilin başına "S (sin)" ya da "SeVFe" ekleri getirilir, halbuki bu âyetlerde böyle bir ek yok.
Peki bu ifadeler iddia edildiği gibi melekler cinlerin yaşayışına bakıp da böyle söylemiş olabilirler mi? Hayır, çünkü cinlerin kanı dökülecek bedenlere sahip değildirler, "kan dökemezler".
Aslında Elmalılı cevabı vermiş: "Ve işte Cenab-ı Allah'ın yeryüzünde
velilerini
halife seçmesi
bu kabildendir."
Etrafımızda gördüğümüz kan döken, fesat çıkaran, ŞİRKte olan insanlar "Halife" vasfı taşımıyorlar. Allah'ın velisi olduğu kulları "Halife"'dir. Adem'de
Velilerin ilkidir
.
En doğrusunu Allah bilir!
Logged
AHHA!
Birgül Çelebi
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 205
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #65 :
08 Haziran 2006 - 15:28:02 »
Sonunda Halim beyden beklenen ayet geldi, İhsan bey.
Halim bey özelden bi ayet ile devam etmemizi önerdi ve yeri geldiğini düşünerek paylaşımınıza sunuyorum.
"Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem'e secde edin! diye emrettik. İblis'in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı." (A'raf 11 )
bu ayeti yaratılış ve evrim açsından okumaya çaılştığımızda nasıl bir tefsir gerektirir.
Logged
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #66 :
08 Haziran 2006 - 17:09:32 »
Alıntı sahibi: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Kur'an'ın hiç bir yerinde, hiç bir âyetinde meleklere gaybın bildirilebileceği, bildirildiği yönünde işaret eden bir âyet bile yoktur. Gaybı sadece Allah bilir ve Gayb Vahiy yolu ile şehadet alemine çıkarılarak bir Resule inzal olur, meleklere değil. Cin-27'de bahsedilen de bir Resuldur. Ayrıca Kur'an'da Efendimiz dışında hiç bir Resule de gaybın bildirildiği bildirilmemiş. Cin-27'ye bakarak meleklere de gaybın bildirilebileceğinin söylenmesi zorlamayı bırakın ilgisizdir.
,
Bakalım hakkaten Resullah dışındaki peygamberlere gaybden haber gelmemiş mi?
Ali İmran/44-49
Bunlar, gayb haberlerindendir; bunları sana vahyediyoruz. Onlardan hangisi Meryem'i sorumluluğuna alacak diye kalemleriyle kur'a atarlarken sen yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında değildin
. (44)
Hani Melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. O, dünyada ve ahirette 'seçkin, onurlu, saygındır' ve (Allah'a) yakın kılınanlardandır.." (45)
"Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir
." (46)
"Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol" der, o da hemen oluverir." (47)
"Ona kitabı, hikmeti, Tevratı ve İncili öğretecek."
(48)
İsrailoğullarına elçi kılacak.
(O, İsrailoğullarına şöyle diyecek:) "Gerçek şu, ben size Rabbinizden bir ayetle geldim. Ben size çamurdan kuş biçiminde bir şey oluşturur, içine üfürürüm, o da hemencecik Allah'ın izniyle kuş oluverir. Ve Allah'ın izniyle doğuştan kör olanı, alaca hastalığına tutulanı iyileştirir ve ölüyü diriltirim.
Yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi size haber veririm.
Şüphesiz, eğer inanmışsanız bunda sizin için kesin bir ayet vardır." (49) Hz Meryem' ve Hz İsa'ya verilen gayb haberi değil mi?
Hud/69-76
Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi. (69)
Ellerinin ona uzanmadığını görünce (İbrahim durumdan) hoşlanmadı ve içine bir tür korku düştü. Dediler ki: "Korkma. Biz Lut kavmine gönderildik." (70)
Karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü. Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik. (71)
"Vay bana" dedi (kadın). "Ben kocamış bir kadın iken ve şu kocam da bir ihtiyar iken doğuracak mıyım? Gerçekten bu, şaşırtıcı bir şey!.." (72)
Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecid'tir." (73)
İbrahim'den korku gittiği ve ona müjde geldiği zaman, Lut kavmi konusunda bizimle çekişip-tartışmalara giriyor(du). (74)
Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi. (75)
"Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, Rabbinin emri gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir." (76)
Hz İbrahim'e ve Karısına müjdelenen Hz İshak ve O'nun oğlu Hz Yakup gayb değil mi? Peki gayb'ı kime vermiş kiminle müjdelemiş? Meleklerle değil mi? Hz İbrahim'e Hz Lut'un kavminin başına geleceklerin haber verilmesi Gayb değil mi?
Yusuf/5-6
(Babası) Demişti ki: "Oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır." (5)
"Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Elbette Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (6)
Hz Yusuf'a ve O'nun diliyle Hz Yakup'a verilen gayb değil mi? Hz Musa'ya Tevrat'a müjdelenen Hz İsa Gayb değil mi? Hz İsa'ya ve Musa'ya müjdelenen Hz Muhammed Gayb değil mi?
Nasıl da çarpıtıyorsunuz?
Hz Nuh'a kavminin helak edileceğinin ve tufan'ın haber verilmesi Gayb değil mi?
Bu arada hala istediğim ayetler verilmedi!
Alıntı sahibi: İhsan Esentürk
Alıntı sahibi: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Nedense tüm Kur'an'da aynı çekimle, geniş zaman olarak çevrilen filler (tec'alü, yüfsidü, yesfikü) tek ve sadece bu âyette gelecek zaman olarak çekilmiş.
örnek verirsiniz her halde??
Alıntı sahibi: Birgül Çelebi
Sonunda Halim beyden beklenen ayet geldi,
İhsan bey.
Halim bey özelden bi ayet ile devam etmemizi önerdi ve yeri geldiğini düşünerek paylaşımınıza sunuyorum.
Buradaki Vurguyu anlamadım, ama önmli değil :)
Araf/10-11 Andolsun,
sizi yeryüzünde yerleşik kıldık
ve
orda size geçimlikler yarattık
. Ne az şükrediyorsunuz? (10)
Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik,
sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı. (11)
(Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki:
"Ben ondan hayırlıyım;
beni ateşten yarattın,
onu ise çamurdan yarattın
."
(12) daha sonra devem ederiz...
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #67 :
08 Haziran 2006 - 18:12:54 »
Resulullah dışındakilerde "gayb'dan haberdir" kelimesi kullanılmamıştırdı kastım (kullanılıyorsa gösteriniz lütfen; ama burda değil, konu bu değil çünkü). Anlayamadığım nokta konumuzla birincil dereceden ilgisi olmamasına rağmen neden bu kadar "diğer Resullere de gaybtan haber verildiği" konusu üzerine gittiğiniz?
Konumuz meleklere gaybın bildirilip bildirilmediği, ki bildiren bir âyet yok. Bildirlmiş olsa bile Bakara-33 açık, orada meleklere gayb bildirilmemiş ("Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını ben bilirim"). Zorlamaya anlam çıkarmaya gerek yok.
İstenilen âyetler verilmiş olsa bile Allah'ın AHADiyetini idrak etmeden o âyetlerde anlatılmak istenen anlaşılmaz.
Alıntı
'Orada fesat çıkarAN, kan dökEN/dökÜYOR olan birisini mi (Halife olarak) vasıflandırıYORSUN?' Kan dökecek, fesat çıkaracak olan değil; kan döken, fesat çıkaran ve belirsiz bir zamana kadar da bu şekilde devam edecek olan anlamında. Kur'an'da
"FeSeDe", "CeALe", "SeFeKa"
fiillerinin tüm formlarına
bakınız
, hepsi bu şekilde geçer. Arapçada belirli bir gelecek zamanda (uzak ya da yakın) olacak bir işi belirtmek için fiilin başına "S (sin)" ya da "SeVFe" ekleri getirilir, halbuki bu âyetlerde böyle bir ek yok.
Logged
AHHA!
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #68 :
08 Haziran 2006 - 19:41:14 »
Cin/25-28
De ki:
"Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azab) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?"
(25)
O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) (26)
Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer. (27)
Öyle ki onların, Rablerinden gelen risaleti (insanlara gönderilenleri) tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah,) onların nezdinde olanları sarıp-kuşatmış ve her şeyi sayı olarak da sayıp-tesbit etmiştir. (28) Allah'ın Resul'ü de bilmiyor tüm gaybı ki iddia edilen bu değil? Meleklere verilmiş olabilir bir kısmı dedik...
..."Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten ben bilirim,
gizli tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı da ben bilirim." (Bakara/33)
Dediler ki:
"Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın." (Bakara/32)
Dikkat edin melekler bir önceki ayette zaten bilmediklerini ve Herşeyi Allah'ın bildiğini söylüyorlar ve bir sonraki ayette tekrar uyarılıyorlar.... Peki zaten kabul ve beyan ettikleri bir şey için melekler neden uyarılıyor?
Sizin tezinizin tutarsızlıkları sadece gayb'la ilgili değil bizzatihi İslam'ın ruhuyla ilgili.... Belki Elmalının Halife kelimesi üzerindeki açıklamasanı bir daha okursunuz?
Ayetleri vermediğinize göre zamanla ilgili karşı çıkışınız hükümsüzdür...
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
raif bostan
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 344
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #69 :
08 Haziran 2006 - 19:46:40 »
tartışmmaya gerek yok arkadaşlar insanın maymundan falan evrim geçirdiği falan yok çünkü böyle bir gelişim söz konusu olamaz neden çünkü insanın zeki olarak ve olayları kavrayıp düşünebilecek ve düşündüğünü uygulayabilecek şekilde yaratıldığı aşikar eğer böyle olmasaydı insan bu günün teknolojisi ve gelişmişliğine ulaşamazdı ve alp beye sorarım insan evrimleştide neden maymunlar evrimleşemedi yada diğer canlılar bizim farkımız neydide zeki bir canlı haline geldik zaten kuranda ademle havvayı muhatap bir kişi olarak ifade eden allahın kendisidir eğer bunlar tanrıyla muhataplığı sözkonusuysa bu o insanların zeki ve günümüz deki gibi yaratıldığını gösterir maalesef yaratılış konusunda objektif bir araştırma yok eğer arkadaşlar objektif bakış açısıyla kutsal kitapları araştırp gerçeği ortaya çıkarmaya çalışırsanız bu gerçekten çok yararlı olacağı kanısındayım ama bence kesin olan insanın evrimleşerek değil günümüz şekliyle yaratıldığıdır ve ayrıca yaratılış şeklin kitapların araştırılıp günümüz biliminin yardımıylada ortaya çıkacağına inanıyorum ve şu meleklere gelince bunlar kesin evrimini tamamlamış yani gelişmiş teknoloji ve uygarlığa sahip uzaylı canlılar olduğu kanısındayım.
Logged
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #70 :
10 Haziran 2006 - 17:46:32 »
Gayb konusunda söyleyeceklerimize başka bir şey eklemeyeceğim.
Alıntı sahibi: İhsan Esentürk
Ayetleri vermediğinize göre zamanla ilgili karşı çıkışınız hükümsüzdür...
Vermememin nedeni sizlerin konuyu araştırmanızı istememdendi.
Alıntı sahibi: Alp Eren Halim
Kur'an'da "FeSeDe", "CeALe", "SeFeKa" fiillerinin tüm formlarına bakınız.
Birazcık konunun anlaşılabilmesi için fiil çekimlerinden bahsetmek istiyorum, yoksa ileti zincirimiz gereksiz Arapça tartışmalarıyla uzayıp gider.
Üzerinde çalışacağımız fiilimiz "NeSaRa (Yardım etmek)" fiili olsun ve çekimlerine bakalım.
Geçmiş Zaman (Mazi) çekimi
NeSaRa>>>Yardım etti (erkil)
NeSaRa
T
>>>Yardım etti (dişil)
NeSaR
Te
>>>Yardım ettin (erkil)
NeSaR
Ti
>>>Yardım ettin (dişil)
NeSaR
Tü
>>>Yardım ettim
NeSaR
Û
>>>Yardım ettiler (erkil)
NeSaR
Ne
>>>Yardım ettiler (dişil)
NeSaR
Nâ
>>>Yardım ettik
Muzari zaman çekimi
YeNSuRu>>>Yardım eder (erkil)
(yardım edi
yor
veya
belirsiz bir zamana
kadar hep yardım eder. Alttaki çekimleri için de bu geçerlidir)
TeNSuRu>>>Yardım eder (dişil)
TeNSuRu>>>Yardım edersin (erkil)
ENSuRu>>>Yardım ederim
YeNSuRûn>>>Yardım ederler (erkil)
YeNSuRNe>>>Yardım ederler (dişill)
TeNSuRûNe>>>Yardım edersiniz (erkil)
TeNSuRNe>>>Yardım edersiniz (dişill)
NeNSuRu>>>Yardım ederiz
Bakara-30 âyetinde geçen fiilerimizle ilgili olan fiil çekimlerinin altını çizdim.
"...kalu e
tec'alu
fiha men
yüfsidü
fiha ve
yesfikü
d dima..."
TeC'ALu>>>Vasıflandırırsın/vasıflandırıyorsun (2. tekil erkil şahıs)
Başına "e (Elif harfi)" geldiği için soru halini almış olur.
YuFSiDu>>>Fesat çıkarır (çıkarıyor) (3. tekil şahıs)
YeSFiKu'da aynı kalıpla çekilmiş.
Şimdi sizden ricam çekimini (NeSaRa) yaptığımız örnek kalıbı kullanarak "FeSeDe", "CeALe", "SeFeKa" fiillerinin tüm formlarına Kur'andan bakmanız (çok sayıda var). Göreceksiniz ki mealciler hep geniş zamanda çekmiş; ama Bakara-30. âyette gelecek zaman kipiyle çekmişler.
Alıntı
'Orada fesat çıkarAN, kan dökEN/dökÜYOR olan birisini mi (Halife olarak) vasıflandırıYORSUN?'
Kan dökecek, fesat çıkaracak olan değil; kan döken, fesat çıkaran ve belirsiz bir zamana kadar da bu şekilde devam edecek olan anlamında
.
Kur'an'da "FeSeDe", "CeALe", "SeFeKa" fiillerinin tüm formlarına bakınız, hepsi bu şekilde geçer.
Arapçada belirli bir gelecek zamanda (uzak ya da yakın) olacak bir işi belirtmek için fiilin başına "S (sin)" ya da "SeVFe" ekleri getirilir, halbuki bu âyetlerde böyle bir ek yok.
"FeSeDe"nin örnek çekimleri için : Bakara-11,27,30,205,251; Araf-56,85,127; Yusuf-73; Râd-25; Nahl-88; İsra-4; Şu'ara-152; Neml-34,48 gibi...
Diğerlerini de siz araştırınız lütfen.
«
Son Düzenleme: 10 Haziran 2006 - 18:17:24 Gönderen: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
»
Logged
AHHA!
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #71 :
10 Haziran 2006 - 19:16:27 »
Bakara/30. Ve iz kale rabbüke lil melaiketi innı caılün fil erdı halıfeh* kalu e
tec'alü
fıha mey
yüfsidü
fıha ve yesfiküd dima'* ve nahnü nüsebbihu bi hamdike ve nükaddisü lek*...
Hani Rabbin, Meleklere: "Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim" demişti. Onlar da: "Biz seni
şükrünle yüceltir
ve (sürekli) takdis ederken, orada
bozgunculuk çıkaracak
ve kanlar akıtacak birini mi
var edeceksin
?" dediler. (Allah:) "Şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim" dedi. (Bakra/30)
Bakara/27. Ellezıne yenkudune ahdellahi mim ba'di mısakıh* ve yaktaune ma emerallahü bihı ey yusale ve
yüfsidune
fil ard*...
Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve
yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar
. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır. (Bakara/27)
NeSaR
Ne
>>>Yardım ettiler (dişil)
NeSaRa>>>Yardım etti
yüfsidu
ne
: şimdi burada fesat çıkaranlar dişil 3. şahıs mı??
Alıntı sahibi: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Vermememin nedeni sizlerin konuyu araştırmanızı istememdendi.
Ceale filinde neden araştırmamızı istemedin de bir sürü ayet sıraladın??? Kral Çıplak....
Not: Eğer rahatsız eden veya yanış olduğunu düşündüğünüz bir şey varsa ifadeye dokunmak, üzerini çizmek yerine parantez açar uyarınızı eklersiniz.... Moderatör arkadaşlara duyrulur....
Uyarı : Lütfen, gerekli cevabınızı karşı tarafı tahrik edici ifadeler kullanmadan, üslubunuzu bozmadan veriniz. Böyle şeylere gerek yok.
«
Son Düzenleme: 10 Haziran 2006 - 20:02:05 Gönderen: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
»
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Global Moderator
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 379
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #72 :
10 Haziran 2006 - 19:53:31 »
Bakara-30 çeviriniz delilsiz çeviri. Nasıl olması gerektiğini delilleriyle, fiil çekimleriyle saydık yukarıda.
Alıntı sahibi: İhsan Esentürk
Bakara/27. Ellezıne yenkudune ahdellahi mim ba'di mısakıh* ve yaktaune ma emerallahü bihı ey yusale ve yüfsidune fil ard*...
Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır. (Bakara/27)
NeSaRNe>>>Yardım ettiler (dişil)
NeSaRa>>>Yardım etti
yüfsidune: şimdi burada fesat çıkaranlar dişil 3. şahıs mı??
Acele etmeden, yavaş yavaş ve dikkat ederek cevap verin ve son mesajınızı silin, cevap vermek mecburiyetinde bırakmayın.
Alıntı sahibi: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
Vermememin nedeni sizlerin konuyu araştırmanızı istememdendi.
Alıntı sahibi: İhsan
Ceale filinde neden araştırmamızı istemedin de bir sürü ayet sıraladın???
Kral Çıplak....
:)
«
Son Düzenleme: 10 Haziran 2006 - 20:04:14 Gönderen: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç
»
Logged
AHHA!
Birgül Çelebi
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 205
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #73 :
10 Haziran 2006 - 20:19:59 »
arkadaşlar bilgi alma özgürlüğümüzü kısıtlamadan devam edelim,(bazı tabirler çirkin moderatör olsam ben silerdim fakat sizler silmeye neden çekiniyorsunuz anlamış değilim etik deseniz komik olacak bunca konuşmalarda etik yok! slmeye gelince....)
sorumu yineliyorum
iletilerde bu ayetin anlamını arıyorum ve bakıyorum konudan sapılmış evet konuya dönecek olursak.
"Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem'e secde edin! diye emrettik. İblis'in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı." (A'raf 11 )
sizi yarattık, ne demenk?
size şekil verdik ne demek?
sonra melekler mi yaratıldı bu sorular aklıma geliyor.bu ayeti yaratılış ve evrim açsından okumaya çaılştığımızda nasıl bir tefsir gerektirir.
«
Son Düzenleme: 10 Haziran 2006 - 20:21:38 Gönderen: Birgül Çelebi
»
Logged
İhsan Esentürk
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 302
Ynt: KUR-AN'DA EVRİM (YARATILIŞ) İNCELEMESİ
«
Yanıtla #74 :
10 Haziran 2006 - 22:56:51 »
Bakara 30 'u ben çevimedim ki.. Ne haddime ayrıca... Ali Bulaç'ın meali ki Elmalı Hamdinin mealide aynı şekilde ayrıca kendisi Müfessir... Siz sadece bu ayette zamanı farklı almışlar demiştiniz ben de ayetleri göstermenizi istedim. Gösterdiniz mi hayır? Ceale fiili için verdiğiniz ayetleri açıklamaları burada yaptınız mı? Hayır! Ben istediğimi alabildim mi defaatle sormama rağmen? Hayır! Ve tüm bunlara dayanarak itirazınızın geçersiz olduğunu söyledim... Şimdi artık ayetlerle bakma zamanı geldi sanırım.....
Andolsun, biz
sizi
yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı. ( Araf/11) ayetine geçmeden önce,
Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi.
( Ali İmran/59)
“
Alıntı sahibi: Elmalı Hamdi Tefsiri Ali- İmran 59 bir kısmı
İşte Allah'ın müteşabih bir kelimesi olan İsa'yı, böyle muhkem bir asla döndürmek suretiyle açıklama, ilmî bir imana bağlayan bu muhkem âyetin
nüzul sebebi, Necran'dan gelen hıristiyan murahhas heyeti (delegeleri)nin Peygamber'in huzurundaki karşılıklı konuşmaları olduğunda tefsir bilginleri ittifak etmişlerdir.
Buna göre bu âyet, önce nass olarak ve ibaresiyle hıristiyanlara; ikinci olarak ve işaretiyle yahudi ve diğerlerine cevaptır. Necran temsilcileri demişlerdi ki: "Madem İsa'nın beşerden bir babası olmadığı açıktır, o halde Allah olması gerekir." Şimdi bunlara karşı buyuruluyor ki, İsa'nın ve tasdik ettiği bütün peygamberlerin getirdikleri ilâhî kitaplar ve bu cümleden olarak Tevrat ve İncil gereğince Hz. Âdem'in de beşerden bir babası olmadığı belli ve açıktır.”
İşte sizin iddia'nı bu kadar açık olan şeyi yok saymaktır. Dikkat edin Hz Adem'in atasız dünya'ya gelişi o kadar açıktır ki, Hz İsa'nın durumu O'na benzetilmektedir. Kur'an akla hitap eder ve mantık çürütmesi yapar. Hristityanların iddiasını Hz Adem'in durumuyla çürütürken, “Hz Adem'de atasız dünya'ya geldi o Halde O'nun da Allah'ın oğlu sayılması gerekmez mi?” sorusuyla mantıklarını boşa çıkartmış olmakta... Diğer taraftan ayetin devamında hem Hz İsa'nın hem de Hz Adem'in yaratılmasının kendi takdiriyle gerçekleştiğini “Künn, ol” emriyle vurgulamakta ve Kur-an'ın asırlar üstü olduğunu bir kez daha vurgulamakta. Hz İsa Hz Meryem'den babasız dünyaya gelmiştir. Hz Meryem'in y kromozomu olmadığına göre Hz İsa'nın dünyaya gelişi Allah'ın dilemesi ve müdahalesiyledir. Her şeyi fiziki sebeplerle açıklamaya çalışanların mantığını da çürütmektedir.
Alıntı sahibi: Elmalı Hamdi Tefsiri Ali- İmran 59' un ilk kısmından...
“ Âdem'in topraktan yaratılması, Âdem'in oğullarının babalarının sulbündeki yaratılışlarının gidişatına denktir, denebilir. Bugün bazı Zooloji bilginleri (hayvanat bilimi âlimleri)nin tercihlerine göre nutfe (döl suyu, sperma)deki yani menî tohumlarındaki hayat, bitki hayatıdır. "Allah sizi yerden bir bitki olarak bitirdi." (Nuh, 71/17) âyetinin mânâsına göre de Âdem'in (hayata), yeryüzünden bir bitki gibi başlamış olması anlaşılabiliyor. Bundan sonra bunun hayvanî hayat ve insanî hayat bir adım(lık bir zaman)da mı, yoksa birçok zamanlarda mı geçtiğini ilmî denecek bir şekilde tayin edemeyiz, bunlar şüphedir. Bunda kuvvetli olan nokta, Adem'in her halde, ilk hılkati ne olursa olsun, onun o yaratılışta insan ve âdem değilken, ilk olarak bir insan, bir beşer olması ve ondan önce bitki ve hayvan varsa da, insan bulunmaması ve insanın bir "kün" (ol) emri ile olmasıdır. Şu halde burada, hem insan, hem hayvan, hem bitki açısından her birinin ilk tohumlarının kendi cinslerinden olmadığını, onların her birinin de bir ilâhî yaratma ile olduğunu ve bunların kadîm ve ezelî olmadıklarını açıklama vardır.
”
sanırım meramımızı anlattık....
Ey insanlar
sizi tek bir nefisten yaratan
,
ondan eşini yaratan
ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan
Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah'tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir. (Nisa/1)
Hani Rabbin
, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı:
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti de) onlar: "Evet (Rabbimizsin), şahid olduk" demişlerdi. (Bu,)
Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.
(Araf/172)
Ya da: "Bizden önce ancak atalarımız şirk koşmuştu, biz ise onlardan sonra gelme bir kuşağız; işleri batıl olanların yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin?" dememeniz için.
(Araf/173)
İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler.
(Araf/174)
Neml (59-62) Dedi ki: "Hamd Allah'ındır ve selam O'nun seçtiği kullarının üzerinedir. Allah mı daha hayırlı yoksa onların ortak koştukları mı?" (59)
(Onlar mı) Yoksa, gökleri ve yeri yaratan ve size gökten su indiren mi? Ki onunla (o suyla) gönül alıcı bahçeler bitirdik, sizin içinse bir ağacını bitirmek (bile) mümkün değildir. Allah ile beraber başka bir ilah mı? Hayır, onlar sapıklıkta devam eden bir kavimdir. (60)
Ya da yeryüzünü bir karar yeri kılan, onun arasında ırmaklar var eden ve ona (yeryüzü için) sarsılmaz dağlar yaratan ve iki deniz arasında bir ara-engel (haciz) koyan mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? Hayır onların çoğu bilmiyorlar. (61)
Ya da sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, kendisine dua ettiği zaman icabet eden, kötülüğü açıp gideren ve
sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı
? Allah ile beraber başka bir ilah mı? Ne az öğüt-alıp düşünüyorsunuz. (62)
Rum(20-21)
Sizi topraktan yaratmış bulunması, O'nun ayetlerindendir; sonra siz, (yeryüzünün her yanına) yayılmakta olan bir beşer (türü) oldunuz.
(20)
Onda 'sükun bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (21)
Secde (7-9) Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan
ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır.
(7)
Sonra onun soyunu bir özden (sülale'den), basbayağı bir sudan yapmıştır.
(8)
Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?
(9)
Buraya kadar olan kısım da evrim görüşünün olmadığını açıklamış olduk.
«
Son Düzenleme: 11 Haziran 2006 - 14:39:35 Gönderen: İhsan Esentürk
»
Logged
"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Sayfa:
1
...
3
4
[
5
]
6
7
...
9
Yukarı git