GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Forum Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Evrim Çalışma Grubu Üyeleri ile Röportaj  (Okunma Sayısı 433 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 130
Üyelik Bilgileri
« : 18 Mayıs 2006 - 10:59:22 »

Evrimin farklı çevreler tarafından büyük ölçüde içi boşaltılarak tartışıldığı günümüzde, gerek bilimsel gerek de toplumsal olarak konuyu ele aldık. Evrim biyolojinin temel taşlarından biri ve bu konu iyice mekanizması ve örnekleriyle irdelendiğinde ne yaratılışçıların ne de diğer ‘evrim karşıtlarının’ herhangi bir karşıt argümanları kalmıyor.

Hacettepe, ODTÜ ve Ankara Üniversite’lerinden araştırma görevlilerinin ve akademisyenlerin kurduğu Evrim Çalışma Grubu, son yıllardaki tartışmalar üzerinden evrimi bilimsel olarak ele almak amacıyla gerçekleştirdiği “Evrim Sempozyumu” , 4 Mayıs’ta, Hacettepe Üniversitesi Beytepe’de ve 8 Mayıs’ta ODTÜ’de gerçekleştirildi. Evrim konusunun gerek bilimsel gerek de felsefi ve toplumsal boyutlarına değinilen sempozyum, son günlerde yaratılışçı anlayışların farklı şekillerde evrime saldırılarına güçlü bir akademik tavrı temsil ediyordu. Ayrıca bu etkinlik kapsamında, Prof. Dr. Douglas J. Futuyma, 9 Mayıs’ta, “Evrim: Biyolojideki En Önemli Kuram” başlıklı bir konferans vermek üzere ODTÜ’ye geldi. Dr. Futuyma, New York Eyalet Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Bölümü’nde araştırma ve eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Dr. Futuyma çağdaş evrimsel biyolojinin önemli bilim adamları arasında yer alıyor.

Bu etkinlikleri düzenleyen Evrim Çalışma Grubu üyeleri ile söyleştik.


Bu sempozyumun ihtiyaç olarak ortaya çıkmasındaki koşullar nelerdi?

İsmail K. Sağlam: Türkiye’de evrimsel biyoloji konusunda akademik çalışmalar sınırlı bir biçimde ilerliyor. Bu nedenle, insanların ne kadar bildiği ve ne anlatılması gerektiği konusunda akademisyenlerin fikri olmuyor. Özellikle biyologların evrimi savunmaya başlaması son 10-15 yıla dayanıyor. Tartışma daha önceleri siyasetçiler arasında geçiyordu ve en iyi ihtimalle tıptan görüş alınıyordu. Son yıllarda, popülasyon genetiği gibi evrimin hammaddesi olan bir konuyla yeni yeni ilgilenilmeye başlandı. Popülasyon genetiğiyle uğraşmadan evrimin ancak hikaye kısmını çalışabilirsin; ama mekanizmasını inceleyemezsin. Bu anlayış Türkiye’de yeni oturdu ve istatistik bilimiyle birleşti. Bu şekilde ele alınmadığı zaman akademisyenler, işin bilimsel derinliğine inilemiyordu ve yan boyut olarak görebileceğimiz sosyal boyutlarıyla tartışmak zorunda kalıyor ve sosyal Darwinizm gibi konulara girip tam olarak neyi savunabileceklerini bilmiyorlar. Biyoloji eğitimleri içerisinde de evrim konusu hala bilimsel mekanizması ile değil de, hikaye kısmıyla anlatılıyor. Yalnız, özellikle internetin yaygın kullanımı ile makaleler ve araştırmalara kolay ulaşılmaya başlandı. Böylece yeni kuşak bilimsel gelişmeleri takip etmeye çalışıyor. Örneğin, bugünkü sempozyumda evrim Türkiye’de ilk defa “allel frekanslarındaki değişim” olarak tanımlandı.


Bu sempozyum fikri nasıl gelişti?

Meltem Top: Son yıllardaki gelişmelerden sonra dünyanın her yerinde, Hindistan, Malezya gibi ülkelerden tutun ABD, İngiltere’ye birçok yerde; evrim konusunda sempozyumlar, paneller düzenleniyor bilgilendirmek ve tartışmak amacıyla. Ama Türkiye’de yapılmıyordu.

İsmail K. Sağlam: Bakanın “bilinçli tasarım da bir teoridir” açıklamasının ardından 12 Şubat Darwin Günü için kutlama düşünülmüştü. Sonrasında konunun kapsamlı bir biçimde irdelendiği bir kitap veya kitapçık hazırlamayı düşündük. Belki sonra gerçekleşecek. Ama en son ODTÜ ve Ankara üniversitelerinin de dahil olmasıyla, bu sempozyumlar serisinin en uygunu olduğuna karar verdik. Sempozyumun içeriğinin, konu akışının, mantık bütünlüğü ve sürekliliğinin hepsi toplantılarda tartışılarak karara bağlandı.

Sempozyum günümüzde nerede duruyor?

İsmail K. Sağlam: Öncelikle ilk defa kalabalık bir araştırma ekibi, farklı okullardan mastır ve doktora öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Belki bu birliktelik ileride farklı bir boyutta, örneğin bir dernek altında çalışmalarını enişletilebilir. Araştırma ve çalışma yapmak isteyen herkese açık bir grup oluşturduk.

Murat Telli: Evrimin farklı çevreler tarafından büyük ölçüde içi boşaltılarak tartışıldığı günümüzde, gerek bilimsel gerek de toplumsal olarak konuyu ele aldık. Evrim biyolojinin temel taşlarından biri ve bu konu iyice mekanizması ve örnekleriyle irdelendiğinde ne yaratılışçıların ne de diğer ‘evrim karşıtlarının’ herhangi bir karşıt argümanları kalmıyor. İyi bir şekilde anlatıldığında kimse bu bilimsel gerçeklere hayır diyemez, bu konudaki tartışmaların kökü böylece kuruyacaktır. Sempozyumun ortaya koyduğu bir diğer şey de, bilim ile din arasında yaratılan karşıtlığın aslında bilimin hiç de ilgilenmediği veya öngörüde bulunmadığı bir alanda ilerlediğidir. Bilim somut gerçekler üzerine kurulabilir ve din konusundan ayrılması gereklidir.

İsmail K. Sağlam: Ayrıca, buraya gelen insanlara bu konuyu araştırmayı ve kendi fikirlerini oluşturmak için bir heves verebildiysek bu başarıdır.

Meltem Top: Yalnız, katılıma bakarsak, genel olarak teoriyi destekleyen bir insan profili görüyoruz. Bu sempozyumun çok daha geniş bir bilgilendirme yapması ihtiyacı var.

Kahraman İpekdal: Hiçbir bilim adamı yaşadığı toplumun dışında bilim yapmaz. Bilim adamını toplum destekliyorsa, o toplumda bilim gelişir. Bilim adamını toplum omuzlarında ne kadar yükseltiyorsa, o da toplumu beraberinde yükseltebilecektir. İlk bakışta, evrim karşıtı yapılan karalama çalışmaları bilime zarar vermiyormuş gibi görünür. Gerçekten, bilim adamı ilk anda teorik çalışmalarında bundan etkilenmeyecektir, bunu toplum ne kadar hazmeder bu önemli değilmiş gibi görünür. Ancak bu bir yerde kilitlenecektir. Bu durum öyle bir yere gelebilir ki, insanlar bilim adamlarını yakabilirler. Bunların yanında, akademik platformlarda da bir durgunluk ve hatta bazı üniversitelerde biyolojik evrimden bahsedilmemesine kadar giden bir gerileme var. Genç bilim adamı adayları olarak, bu uğurda mücadelemizi sürdürmeliyiz

Not: www.genc-hayat.net
Logged

Kanıtlara dayanmayan her şey değersizdir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi  |  Katagoriler  |  Evrim (Moderatör: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç)  |  Konu: Evrim Çalışma Grubu Üyeleri ile Röportaj
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.21 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu
Forumda Arama                   Gelişmiş Arama
Sponsor Bağlantılar
Forum Duyuruları
Forumlarda görüntü kirliliğini önlemek için kayıt olduktan sonra profil resminizi güncellemeyi unutmayınız.
Forum Rütbeleri / Mesaj Sayısı
Yeni Üye < 10
Aktif Üye 10-29
Paylaşımcı Üye 30-49
Tecrübeli Üye 50-99
Uzman Üye > 100
Forum RSS