GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Forum Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Sayfa: 1 2 3 [4]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İslam Medeniyetinde Evrim Düşüncesi  (Okunma Sayısı 4491 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aktif Üye
**
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 10
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #45 : 30 Mayıs 2006 - 08:24:04 »

Turgay Nalbant adlı arkadaşımız Hz.Muhammed'in hiç evrimden bahsetmediğini ileri sürüyor. Bunun doğru olmadığını düşünüyorum.

Bildiğiniz gibi evrimin en önemli gereksinimlerinden birisi hatta belkide en önemlisi ZAMANDIR. Çünkü, yeterli zaman olmadan bırakın inorganik maddelerin organik maddelere evrimleşmesini, organik maddeler bile yeterli zaman verilmediğinde daha kompleks bir hale gelemez. Hatta evrim için zaman o kadar önemlidir ki evrim karşıtları Jeolojik araştırmalar yaparak, dünyanın yaşının daha az olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar. Çünkü, onlarda biliyor ki eğer dünyanın yaşı milyar yıl değilde 150-200 milyon yıl olduğu ispatlanırsa"ki bu bilimsel değil" evrim için yeterli zaman olmadığını ileri sürerek evrim teorisini çökertmeyi umuyorlar.

Şimdi bunları anlatmamın ve ZAMAN KAVRAMI üzerinde durmamın nedeni TURGAY NALBANT'IN Hz.Muhammed evrimden bahsetmemiştir diye bir savı ortaya atmasıdır. Çünkü, bir HADİSTE HZ.MUHAMMED ŞÖYLE DİYOR:

                                                            HADİS:
                                                 
                                                     ALLAH ZAMANDIR.

                                                       Muvatta 56/3


Tabiki evrimci bir zihniyet için bu ifade kabul edilebilir fakat, günümüz İslamcıları bu hadis karşısında ne düşünür bilemem. Belkide en kolay yolu seçerler nede olsa çok kolay. BU HADİS SAHTE DENİR OLUR BİTER!!!!

Evrim ile ilgili başka hadisler var mı bilmiyorum. Araştırmak gerekir. Fakat, evrim ile ilgili başka bir çok hadis bulunabileceğini umuyorum. Saygılarımla....

« Son Düzenleme: 30 Mayıs 2006 - 08:33:59 Gönderen: Molecular Biolog XY » Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #46 : 30 Mayıs 2006 - 08:35:44 »

                           Nuh Suresi    15 - "Görmediniz mi Allah yedi göğü uygun tabakalar halinde nasıl yaratmış?"

16 - Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.

17 - Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi. (Elmalı Hamdi)

"Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır?" (Nuh/15)

 

"Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır." (Nuh/16)

 

"Allah, sizi yerden bir bitki (gibi) bitirdi." (Nuh/17)(Ali Bulaç)

                             Önce ayetleri doğru düzgün çevirmek lazım malum. Sonra birde adam akıllı düşünmek lazım.İlk hücre ototrof muydu? Ototrof olması için klorofil gibi komplek bir yapıya sahip olması gerkiyordu, ve evrimcilere göre ototrof değildi. Besinini dış ortamdan alıyordu. Ayrıldıkları yer bakteriler ve alglerden başlaş. Hayvanlar bakterilerden bitkiler alglerden evrimleşir evrim hipotezine göre..... Şimdi hangi akılla bitki ile insan arasında akrabalık ya da evrim basamakları kuruyorsunuz? Önce söylediğiniz evrim hipotezine uysun sonra Kur'an dan delil ararsınız. Ben de size tek bir ayetin evrime delil olmadığını söylüyorum. Bir çok ayet olduğunu söylüyorsanız buyrun başlık orada Kur-an'da Evrim (yaratılış) başlığında tartışırız.

 
Alıntı
"İlkin, maden idin, SONRA BİTKİ, 'Bilahare hayvan oldun: Bu gözlerinden nasıl gizli kalacaktır?' Bundan sonra, bilgi, akıl ve imanla donatılmış insan oldun."
(MEVLANA'NIN DİVAN ADLI ESERİNDEN)

                                 Cansız bir madde iken, bitki oldun bakın cansız maddeler bitkide hayat bulur. Bitkiden hayvana, hayvandan da insana geçer ve Akıl sahibi olur. Sonra döner yine toprak cansız olur. Burada bahsedilen evrim basamakları değil en kaba haliyle besin zinciri. Nefs'e sesleniyor. İstersen bu başlığın tamamını oku sonra bir şeyler söylersin.

                            BVirde kendi kafanızdan evrim sözü eklemyin. Evrimleşti diye. Bunu söyliyebilmek için farklı bir ayetten desytek almanız gerekiyor.

                               Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip-geçti. (İnsan/1) Ali Bulaç

                             (İnsan /1) - Gerçekten insan üzerine dehirden (zamandan) öyle bir müddet geldi ki o zaman o, anılmaya değer bir şey değildi. Elmalı Hamdi sadeleştirilmiş.
                             ([İnsan.1)        Fil'hakîka geldi insan üzerine dehirden bir müddet o anılır bir şey olmadı. Elmalı Hamdi Orjinal.


                              Öyledir İnsan yer yüzüne çok sonra indirilmiştir. Hz Adem'in yaratılışında O henüz İnsan değilken ve adı konulmamışken ve ne olduğu henüz bilinmezken uzunca bir süre geçmiştir. Mümkünse sizi diğer başlığa alalım.


                                 Not: Klasik evrimcilik yapıp evrime inanmayanlara sataşma. Ayrıntıya girmedemn yüzeysel geçen sizsiniz. Yukarıda da bunu özetlemiş olduk. Bitkiyle İnsan arasında nasıl bağ kurduysanız artık...
« Son Düzenleme: 30 Mayıs 2006 - 08:38:12 Gönderen: İhsan Esentürk » Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Aktif Üye
**
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 10
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #47 : 30 Mayıs 2006 - 08:45:24 »

Ben Kur'an'daki evrim düşüncesinin Darwin ve neo Darwinci görüşe uygunluk gösterdiğini ne söyledim ne iddia ettim nede ediyorum. Benim şöylediğim şuydu;

İSLAM ALEMİNDEKİ EVRİM GÖRÜŞÜNE(ki hemen belirteyim bu görüş şu anda kabul edilmeyen bir görüş olabilir) TABAN OLUŞTURAN ETKEN KUR'AN'DIR. kİ MEVLANIN GÖRÜŞLERİ KUR'AN'LA PARALELDİR. YOKSA KUR'ANDAKİ EVRİM İLE İLGİLİ OLDUĞU İDDİA EDİLEN AYETLER GÜNÜMÜZ EVRİM TEORİSİ İLE TAMAMEN UYUŞUYOR DEMİYORUM. ZİRA KUR'AN'I KENDİ DÖNEMİNDE ELE ALIRSAK BELKİ O DÖNEMDEKİ YANİ 1400 SENE ÖNCEKİ KOŞULLARIN BİLİM PERSPEKTİFİ İLE PARALELLİK GÖSTEREBİLİR.
Logged
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #48 : 30 Mayıs 2006 - 08:54:25 »

Alıntı sahibi: Molecular Biolog XY
Ben Kur'an'daki evrim düşüncesinin Darwin ve neo Darwinci görüşe uygunluk gösterdiğini ne söyledim ne iddia ettim nede ediyorum. Benim şöylediğim şuydu;

İSLAM ALEMİNDEKİ EVRİM GÖRÜŞÜNE(ki hemen belirteyim bu görüş şu anda kabul edilmeyen bir görüş olabilir) TABAN OLUŞTURAN ETKEN KUR'AN'DIR. kİ MEVLANIN GÖRÜŞLERİ KUR'AN'LA PARALELDİR. YOKSA KUR'ANDAKİ EVRİM İLE İLGİLİ OLDUĞU İDDİA EDİLEN AYETLER GÜNÜMÜZ EVRİM TEORİSİ İLE TAMAMEN UYUŞUYOR DEMİYORUM. ZİRA KUR'AN'I KENDİ DÖNEMİNDE ELE ALIRSAK BELKİ O DÖNEMDEKİ YANİ 1400 SENE ÖNCEKİ KOŞULLARIN BİLİM PERSPEKTİFİ İLE PARALELLİK GÖSTEREBİLİR

                               Kur'an 6666 ayet. Öyle iki ayete bakıp yorum yapılmaz. Eğer tartışmak istiyorsan dediğim gibi Kur-an'da Evrim Yaratılış Başlığında tartışırız. Bu başlık İlam Medeniyetinde evrim düşüncesi başlığı. Tartıştığımız takıldığımız nokta ise Abbasilere kadar olan dönemde de olduğu. Eğer bununla ilgili bilgin varsa memnuniyetle dinleriz.
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 229
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #49 : 20 Temmuz 2006 - 23:25:52 »

İslam Medeniyetinde Abbasilere kadar olan dönemde evrim düşüncesinin izleri görülmektedir. Bu dönemin sonuna kadar yaratılış inancı evrim düşüncesi ile tamamen paralel gitmesine rağmen bundan sonraki dönemlerde bu inanıştan sapmalar görülmektedir.

Dini açıdan, Mısırlılardan Abbasilere kadar olan dönemde Batı ile paralel olmakla birlikte inanış olarak yaratılış ile evrim paralel düşünce sistemleri üzerinde giderken ortaçağda bilimin Katolik Kilisesi ile ters düşmesi sonrasında evrimci düşünce sistemi popülerliğini yitirmiştir. Fakat gene İslam medeniyetinde İbn-i Sina’nın eserlerinde ve 12. yüzyılda İbn-i Tufeyl’in hayatın başlangıcını bazı madde ve gazların kimyasal bileşimi ile hayatın oluştuğunu belirtmesi bu evrim düşüce sisteminin halen varlığını devam ettirdiğinin bir göstergesidir. Bununla birlikte dini açıdan yorumlara bakacak olursak Osmanlı bilgini Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın (18. yy) Marifetname’sinde geçen "Bu şerefli vücudun yükseliş başlangıcı madenler olmuştur ki, onların başlangıcı kaygan çamurdur. Sonra ondan taşlar mertebesine yükselmiştir. Ta iş ve surette insana benzeyen nesnas ve maymun mertebesini bulmuştur. O mertebeden dahi yükselip insan suretine gelmiştir" (Cilt I, s.71) metni de halen o zamanlarda hayatın kökenlerinin evrim temelli olarak açıklandığının bir göstergesidir.

Mevlana’nın eserlerinden alıntılarla iletimizi noktalandıralım.

Fihi Mafih (Ne Varsa İçindedir) adlı eserinden:

"Mesela önce toprak ve cemaddın (cansızdın), seni bitki âlemine getirdi; bitki âleminden 'alaka (kan)' ve 'mudğa (et)' âlemine sefer ettin. İşte keramet budur... Bunu inkâr etme ve sana bundan haber verirlerse kabul et."

Divan adlı eserinden:

"İlkin, maden idin, sonra bitki, 'Bilahare hayvan oldun: Bu gözlerinden nasıl gizli kalacaktır?' Bundan sonra, bilgi, akıl ve imanla donatılmış insan oldun."

Ünlü Mesnevi'sinde de birkaç yerde benzer sözler yer alıyor:

"Ben de cansız varlıktan oldum, biten, boy atıp gelişen nebat (bitki) oldum; artık ölüp azalmaktan, noksana düşmekten ne diye korkacakmışım?"

"Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, dertlere uğrayış varlığına. Sonra güzelim akıl-fikir, ayırt ediş varlığına geldin; ondan sonra da beş duyguyla altı yönün dışına varacaksın."

“İnsanoğlu önce cematlarda (cansızlarda) zuhur etti, sonra cematlardan nebatlara geçti. Yıllarca o fidanlardan bir fidan gibi yaşadı, çok farklı olan cemat halinden habersiz. Nebati halden hayvani hale geçince, nebat halinden hiç bir şey hatırlamadı, nebatlar âlemine duyduğu meyilden başka. Bilhassa ilkbahar ve çiçekler açtığı zamanda. Yine biliyorsunuz ki Ulu Yaratıcı insanoğlunu hayvan durumundan insan haline çıkardı. Böylece insan iklimden iklime geçti, şimdiki gibi akıl irfan ve kudret sahibi oluncaya kadar. Evvelki akıllarından hiç bir hatırası yoktur, şu anki akıl durumu da değişecektir.”


Yararlanılan Kaynaklar:

- Atay, T., Din Hayattan Çıkar
- Marifetname, Erzurumlu İbrahim Hakkı



SANA birşey söyleyeyim mi yanlış yorumlama yapmışsın..Bu yaılanların ortak fikri şu topraktan geldim yine toprağa gideceğim...Bunu nasıl o evrimle kıyaslandırdın şaştım...
Logged

Kuark Bilim Topluluğu
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 229
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #50 : 20 Temmuz 2006 - 23:29:55 »

İhsan arkadaşımızı güzel bir de cevap vermiş ben ayrıntıya girmedim,evrimi dine dayandırarak kabul ettirmeye çalışmayın derim dini kullanmak gibi birşey olur.
Logged

Kuark Bilim Topluluğu
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #51 : 21 Temmuz 2006 - 01:37:48 »


Merhaba Gökhan,

Sence, Erzurumlu İbrahim Hakkı, "Ta iş ve surette insana benzeyen nesnas ve maymun mertebesini bulmuştur. O mertebeden dahi yükselip insan suretine gelmiştir." derken topraktan gelip toprağa gitmeyi mi kastetmiştir, yoksa bir tekâmüle mi işaret ediyor?

Bizim yorumumuzun yanlış sizinkinin doğru olduğuna nasıl karar verdiniz?

Geçmişte evrim düşüncesini (hatta doğal seleksiyon, mutasyon) anlatmış, bahsetmiş olan Müslüman bilim insanlarından Cabir bin Hayyân, Câhız, Nazzâm, Birûni, İbn-i Tufeyl, Erzurumlu İbrahim Hakkı, İkhvânu's-Safâ, İbn-i Sina, Irakî, İbn Miskeveyh, İbn Haldûn gibi şahısların görüşlerini dine dayandırmaları dini kullandıklarını mı gösterir?

Peki, sizin mantığınızla Evrim'in olmadığının dine dayandırarak gösterilmeye çalışılması dinin kullanılması değil midir?
Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 229
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #52 : 21 Temmuz 2006 - 15:09:19 »

merhaba
Erzurumlu İbrahim Hakkı ne de güzel söylemiş,yaratılış sıra ile olmuş diye bunu nasıl anlamazsın;yeni türlerin yaratılışı insana benzeyene kadar sürdüğünü dile getirmiş,ki maymun da şekil olarak en çok benziyendir,ancak zeka olarak insan ile maymun arasında başka bir varlık vardır şu an aklımda değil...Yani kısacası sıra ile yaratılışı anlatan bir sözdür...

 Elbette yorumların doğruluğu ya da yanlışlığı belirlenemez ama kişiseldir,bu yüzdendir ki sizin yorumunuz benim için yanlıştır...

Dine dayandırılan görüş yoktur ancak sonuç olarak dine varan görüş ve araştırma vardır.Nitekim geçtiğimiz mayıs ayında 10 yıllık bir araştırma sonucu bir atomun 43 saniye sonra ne yapacağı önceden tespit edilmiştir ve bu da Kaderin kanıtı olarak sunulmuştur..


 Ben zaten dine dayandırılarak evrim teorisinin olmadığının gösterilmesine karşıyım,zaten böyle bir teorinin tedavülden kalkması gerektiğini düşünenlerdenim:teori ortaya atıldığında DNA biliinmiyordu,DNA sız böyle birşey düşünmek günümüz için zordur,Üstelik bu teorinin gerçekleşmesi için tek gereken şey bence insanın doğal yollardan evrim geçirmesidir ki bunun içinde gereken süre zarfı bence haddini bile aşmıştır...Sonuçta kanıtlnaması mümkün olmayan böyle bir teorinin çöpe gitmesi gerektiği düşüncesindeyim üstelik eksiklikler de teori olabilmesini engellemesi gerektiği düşüncesindeyim.Bir de asırlardır böylesine tartışılan bri teorinin asırlar boyunca çok farklı alanlara çekilmesinden dolayı da özünü yitirdiğinden bu teori için bir yere varılamayacağından da oldukça eminim...
Logged

Kuark Bilim Topluluğu
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 229
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #53 : 21 Temmuz 2006 - 21:42:26 »

 Yine İbrahim Hakkı'nın marifetnamesinden bir söz :"Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar demişlerdir ki: Hak Taâlâ
bütün eşyalardan önce küllî aklı icat ve mevcut etmiştir. Buna:
İlk akıl, ilk cevher dahi derler. Hak Taâlâ, bütün eşyalardan
önce küllî aklı icat ve mevcut etmiştir. "

 Peki burada nediyor..Burdan anlaşılıyor ki akıl daha önce yaratılmış ve bu da evrime terstir....
« Son Düzenleme: 21 Temmuz 2006 - 21:45:30 Gönderen: Gökhan Atmaca » Logged

Kuark Bilim Topluluğu
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #54 : 21 Temmuz 2006 - 23:07:02 »


Alıntı
Erzurumlu İbrahim Hakkı ne de güzel söylemiş,yaratılış sıra ile olmuş diye bunu nasıl anlamazsın;

Sizin kadar derin anlayışı olamayan insanları lütfen mazur görünüz.

Anlayışım kıt da olsa paylaşmak istiyorum:

İbrahim Hakkı:

“Bu şerefli vücudun yükseliş başlangıcı madenler olmuştur ki, onların başlangıcı kaygan çamurdur.”

Şerefli vücut nedir? İnsan değil midir?

Şerefli vücudun yükselişi nedir? İnsan’ın cansızlıktan bugün ki haline kadar geçirmiş olduğu aşamalar değil midir?

Bu şerefli vücudun başlangıcının cansız maddeler (çamur) olması ne demektir? Hepsi insanın evrimsel bir süreçle yaratılışına işaret etmiyor mu?

“Sonra ondan taşlar mertebesine yükselmiştir. Ta iş ve surette insana benzeyen nesnas ve maymun mertebesini bulmuştur. O mertebeden dahi yükselip insan suretine gelmiştir"

Maymun aşamasından insan suretine gelen nedir? Şerefli vücut, yani insan değil midir?

Evet, yaratılış kademeli olmuştur. Ama bu satırlarda anlatılan insanın (şerefli vücudun) sırayla geçirmiş olduğu aşamalardır.

Aklın (Bilincin) yaratılmasının önce oluşu evrime ters olan bir durum değildir. Evrim, algıladığımız 4 boyutlu evrenle ilgili bir gerçektir. Bilinç ise evrenden önce var olan ve her zaman var olacak olandır.

Ve son olarak, siz kendi dünyanızda evrimi çökertmiş olabilirsiniz; ama sizin dışınızdaki dünya evrim gerçeğini asla göz ardı etmiyor. Evrim teorisiyle ilgili söylediklerinize konumuz olmadığı için burada değinmeyeceğim. Evrim başlığı altındaki tartışmalara bakabilirsiniz.
Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 229
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #55 : 21 Temmuz 2006 - 23:39:01 »

evrim konusundaki diğer konularda da bu görüşlerimi yansıttım..Ancak  insanın çamurdan gelmesini anlamışsınız ancak  bu sözlerin ve İbrahim Hakkı efendi'nin genel olarak yazdığı tüm yazıları ve düşüncelerini göz önüne alırsak sizin için ne yazık ki İbrahim Hakkı ile görüşleriniz çelişmektedir..Zaten son zamanlarda moda bu tür görüşleri cımbızla kitapların arasında seçilip çeşitli forumlarda bunlardan bahsediliyor.Ancak ne yazarın yazdığı tüm kitabın fikri ne de şahsiyeti ön plana alınmıyor..Neyse uzayacak da uzayacak her zaman dediğim gibi evrim teorisi  asırlardır tartışılmakta artık ben teorinin özünün bile sizin dediklerinizin olduğuna inanmıyorum nedenine gelince konu asırlardır farklı yönlere çekildi..

 Bir de Aklın yaratılması ile Evrim bağlantısını kuramadım yani sizin kurduğunuz bağlantı?Ve şimdi yine son söz İbrahim Hakkı'dan ne de dillendirmiş :Merak ediyorum ne bulacaksınız...
Ancak farklı yorumlarınız beni daha da araştırmaya itiyor sayenizde birçok şey öğrendim..Ancak dolaylı yardım ettiniz nese..İbrahim Hakkı'dan "Ey aziz, malum olsun ki, müfessirler ve muhaddisler ittifak
etmişlerdir ki; Allah Teala Hazretleri, birlik mertebesinde gizli bir
hazineyken, tanınmayı ve bilinmeyi istemesi ve sevmesiyle, ruhlar ve
cesetler âlemini yaratıp, kendi rahmetinin güzelliğini, celal ve
azametini, bağış ve nimetini, sanatının çeşitliliğini ve
hikmetinin sırlarını göstermeyi diledikte; bütün
yaratıklarından önce yokluğun sırrından pırıl pırıl yeşil
cevheri vücuda getirmiştir. Bazı rivayetlere göre, kendi nurundan
oldukça hoş ve büyük bir cevher var edip, ondan kâinatın
tümünü derece derece ve düzenli biçimde ortaya çıkarmıştır.
Buna, ilk cevher, nur-u Muhammedî, Cevh-i mahfuz, akl-ı kül, izafî
ruh diye adlandırırlar ki, bütün ruhların ve cesetlerin
başlangıcı ve kaynağı bu cevherdir. Çünkü Hak Teala muhabbetle
o cevhere bir bakmıştır; o anda cevher, utancından eriyip su gibi
akmıştır, halis özü üstüne çıkmıştır. O özden ilk olarak
küllî nefsi yaratmıştır. Sonra meleklerin ruhlarını, bitkilerin
ruhlarını, tabiatların ruhlarını sırasıyla yaratmıştır. Bu
ruhlar için mertebelerine göre belirli makamlar tayin edip, her
sınıf kendi belli makamlarına gitmiştir. Her ruh, kendi cinsini
bulup, topluluklar oluşturmuş ve her topluluk makamında
kalmıştır. Ruhlar ve melekler âlemi, bu ondört çeşit ruhla tamam
olmuştur. Bu âlemin en yüksek, en saf ve en güzel olanını gayb
âlemi, lâhut âlemi, ceberut âlemi diye adlandırırlar. Ortasına,
ruhlar âlemi, mânâlar âlemi, emirler âlemi, derler. Alt kısmına,
en kesif ve cisimlere yakın olan kısmına mücerret âlemi, berzah
âlemi, misal âlemi derler.

Melekler ve ruhlar âleminin yaratılmasından ikibin yıl sonra Hak
Teala'nın ezeli iradesi diledi ki, nam ve şanını ortaya çıkarmak
için cisimler âlemini yarattı. Bunun üzerine ilk cevhere muhabbetle
bir daha bakmıştır. Onun yüzü suyu, utancından harekete gelip
dalgaları yükselmişti r ve cevherin yüce özünden arş-ı âzam
vücuda gelmiştir. Öteki özlerinden kürsü, cennet, cehennem, yedi
gök, dört unsur vücuda gelip şekillenmiştir. Arş-ı âlâdan
esfel-i sâfiline dek bu sûret âlemi, bu tertip üzere düzen bulup,
onbeş çeşit cisimle mülk âleminin ortaya konuşu tamam olmuştur.
Bu âlemin üst tabakasına ulvî âlem, beka âlemi, ahiret âlemi
derler; orta tabakasına orta âlem, gök cisimleri âlemi, felekler
âlemi, gökle âlemi derler; alt tabakasına süflî âlem, cisimler
âlemi, unsurlar âlemi, oluş ve bozuluşlar âlemi, dünya âlemi
derler. Ruhlar ve melekler âlemindekilerle mülk âlemindekilerin
toplamı yani ruhların çeşitleri ile basit cisimlerin
sınıflarının hepsi, harfler misali yirmi dokuzda tamam olmuştur.
Her iki âlemin varlıklarının birleşmesinden üç kısım bileşik
cisim vücuda gelmiştir: Madenler, bitkiler ve hayvanlar. Tıpkı hece
harflerinden isim, fiil ve harflerin vücuda gelip, insanların lisanı
olduğu gibi, her iki âlemdekilerden de üç bileşim ortaya çıkıp,
onlardan cihan kitabı sonsuz mânâlar kazanmıştır. Şu halde ibret
gözüyle âleme bakan ârifler, her nesnede nice hikmetler
görmüşlerdir ve Allah dostları, Allah'ın yüce sanatının
sırlarını anlayarak, birer harf olan eşyadan mânâya ulaşıp,
Hak'kın huzuruna ermişlerdir.
"

 
Logged

Kuark Bilim Topluluğu
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 229
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #56 : 21 Temmuz 2006 - 23:40:02 »

Burada bence açık olarak anlatılmaktadır diye düşnüyom yaratılışın sıra ile ruhların bile canlı türlerine göre sıra ile yaratıldığı açıktır,seçiktir...
Logged

Kuark Bilim Topluluğu
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #57 : 22 Temmuz 2006 - 02:08:37 »


Sembolik ifadelerle anlatılmış olan aktardığınız kısımda bahsettiğimiz durum ile çelişecek bir ifade yok. Çünkü, İbrahim Hakkı'nın bu ifadelerinde evrenimizdeki yaratılış değil, Ruhların yaratılışı bahis konusu. Bu da evrimle çelişmez. Çünkü anlatılanlar dünyanın ya da insanın yaratılışını ayrıntılamıyor.

Önceki alıntı da ise İbrahim Hakkı "İnsan'ın yaratılışı" ile ilgili ayrıntı görüşünü veriyor. Cımbızla cümle seçimi demeyiniz lütfen. Eserinde birbiriyle çelişecek ifadelerin olmaması gerekir değil mi?

İbrahim Hakkı'nın ifadesi çok açık.

"Bu şerefli vücudun yükseliş başlangıcı madenler olmuştur ki, onların başlangıcı kaygan çamurdur. Sonra ondan taşlar mertebesine yükselmiştir. Ta iş ve surette insana benzeyen nesnas ve maymun mertebesini bulmuştur. O mertebeden dahi yükselip insan suretine gelmiştir"

Burada anlatılmak istenenin ne olduğuyla ilgili sorulanları göz ardı edip farklı bir konudaki başka bir kısmı aktararak açıklık getirmiş olmuyorsunuz. Çünkü önceki iletimde sorduğum sorular hâlâ cevapsız olarak duruyor.

Alıntı
İbrahim Hakkı:

“Bu şerefli vücudun yükseliş başlangıcı madenler olmuştur ki, onların başlangıcı kaygan çamurdur.”

Şerefli vücut nedir? İnsan değil midir?

Şerefli vücudun yükselişi nedir? İnsan’ın cansızlıktan bugün ki haline kadar geçirmiş olduğu aşamalar değil midir?

Bu şerefli vücudun başlangıcının cansız maddeler (çamur) olması ne demektir? Hepsi insanın evrimsel bir süreçle yaratılışına işaret etmiyor mu?

“Sonra ondan taşlar mertebesine yükselmiştir. Ta iş ve surette insana benzeyen nesnas ve maymun mertebesini bulmuştur. O mertebeden dahi yükselip insan suretine gelmiştir"

Maymun aşamasından insan suretine gelen nedir? Şerefli vücut, yani insan değil midir?

Ve son olarak, yaratılış da sıranın olması yaratılışın evrimle olmadığı anlamına gelmez.
Logged

AHHA!
Sayfa: 1 2 3 [4]   Yukarı git
Yazdır
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi  |  Katagoriler  |  Evrim (Moderatör: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç)  |  Konu: İslam Medeniyetinde Evrim Düşüncesi
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.29 Saniyede 27 Sorgu ile Oluşturuldu
Forumda Arama                   Gelişmiş Arama
Sponsor Bağlantılar
Forum Duyuruları
Forumlarda görüntü kirliliğini önlemek için kayıt olduktan sonra profil resminizi güncellemeyi unutmayınız.
Forum Rütbeleri / Mesaj Sayısı
Yeni Üye < 10
Aktif Üye 10-29
Paylaşımcı Üye 30-49
Tecrübeli Üye 50-99
Uzman Üye > 100
Forum RSS