GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Forum Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Türler arası Moleküler Dizi Analizleri karşılaştırmaları, Evrimsel ilişki  (Okunma Sayısı 922 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« : 17 Nisan 2006 - 06:27:03 »

Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS)’ın Ekim 1977 sayısında Carl Woese, Ralph Wolfe ve arkadaşları tarafından, biyolojide devrim yapacak nitelikte bir makale yayınlanmıştı. “Classification of Methanogenic Bacteria by 16S Ribosomal RNA Characterization (16S ribozomal RNA’ larının tanımlanması yoluyla metanogenik bakterilerin sınıflandırılması)” başlığını taşıyan makale, oldukça yeni savlar içermekte idi. Makaleye göre, farklı canlıların ribozomlarında yer alan RNA (rRNA) moleküllerinin baz dizilerini karşılaştırarak mikroorganizmaları sınıflandırmak olasıydı. Bundan daha önemlisi ilk kez moleküler bulgulara dayanarak mikroorganizmaların evrimsel ilişkilerini gösteren bir soy ağacı da oluşturulabilmişti.

Woese ve George Fox’ un aynı dergiye gönderdikleri ikinci bir makale yayınlanır. Bu makale ilkini tamamlayıcı nitelikte fakat ondan daha ileri savlar içeriyordu. Buna göre, dünyamızdaki tüm canlılar üç ana kategori (domain) içinde yer almaktadır.

1- Gerçek bakteriler (Eubacteria),
2- Arkeler (Archaea)
3- Bitki, hayvan, mantar ve prokaryotlar dışındaki tüm mikroorganizmaları içeren Ökaryot (Eukarya) domeynleri.

1960’ lı yıllarda Lynn Margulis ökaryotik hücrelerin bazı tip prokaryotların füzyonu (birleşme) sonucunda oluştuğunu savunur (endosimbiyoz kuramı). O yıllarda başlatılan moleküler dizi analizi sonuçları Margulis’ in bazı öngörülerini destekler nitelikte olmuştur.

Sitokrom ve ferredoksin moleküllerinin amino asit dizi analizleri, siyanobakteri gibi fotosentetik bakterilerle, plastidler arasında; Pracoccus ve Rhodobacter gibi solunum yapan bakterilerle de, mitokondri arasında evrimsel bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur.

1960’ larda dizi analizleri hemoglobin ve sitokrom c molekülleri üzerinde yoğunlaştı. Bulgular bu proteinlerde meydana gelen amino asit değişimlerinin sabit denebilecek düzenli bir hızda gerçekleştiğini göstermiştir. Yani moleküllerin farklı türlerdeki değişme ya da evrimleşme hızı göreceli olarak sabittir. Molekül bir nevi saat gibi evrimleşmekte yani göreceli olarak sabit bir hızda mutasyona uğramaktadır. Bu buluş biyolojik evrimin araştırılmasında moleküllerin geçmiş zamanı ölçen bir kronometre gibi kullanılabilmesinin yolunu açmıştır. Araştırmalar zaman içinde moleküler kronometre olarak kullanılabilecek en uygun makromolekülün ribozomal RNA olduğunu göstermiştir.


Farklı organizmalara ait 16S rRNA gen parçalarının baz dizileri

Moleküler sistematik araştırmacıları çalışmalarında fenotipik karakterler yerine molekülleri kullanırlar. İki ayrı türe ait homolog (aynı işleve sahip) bir makromolekülün amino asit veya nukleotid dizileri arasındaki fark bu türler arasındaki evrimsel mesafeyi de gösterir. Çünkü iki farklı tür ortak atadan ayrılarak evrimleşmeye başladıktan sonra DNA’ larında birçok kendiliğinden meydana gelen mutasyonlar oluşmaktadır. Bunların makromolekülün birincil yapısında neden olduğu dizi farklılıklarının sayısı evrimbilimcilerce bir ölçü olarak kullanılmaktadır. Dizi farkının fazla olması, bireylerin hem ata hücreden hem de birbirlerinden uzun zaman önce ayrılarak evrimleştiklerini işaret eder. Az olması ise bu canlıların yakın akraba olduklarını  hatta aynı türe dahil olabileceklerini gösterir.

Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 23 Nisan 2006 - 03:46:42 »

                                    Yukarıdaki iletide verilen bilgilere göre biz maya ve mısrla akrabayız. Şimdi acaba biri bana bizim maya ve mısrla neden akraba olduğumuzu söyliyebilir mi? Benim bildiğim kadarıyla bitkilerin çok erken bir dönemde ayrılmış olması gerekiyor ve evrim olsa bile insanın hayvanlar alaminden evrilmiş olması ve bitkilrle uzak akraba olması gerekiyor. Ancak yukarudaki karşılaştırma sonuçları mısır ve mayayla akraba olduğumuz söylüyor. Ve bu akrabalık benim kafamı kurcalıyor.
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 23 Nisan 2006 - 04:07:14 »


İlk iletiye ek bilgiler (daha iyianlaşılabilmesi için gerek duyuldu):

1- Bütün canlılar uzak ya da yakın sonuçta birbirinin ortak atadan dolayı akrabasıdır.

2- Birbirine daha yakın bir zamanda ayrılmış canlı tür ya da türleri daha yakın gen dizilimine sahiptir. Bu yüzden iki ökaryot (çekirdekli) canlı diğer bir prokaryota (çekirdeksiz) göre daha yakındırlar. İki prokaryot diğer bir arke'ye göre daha yakın bir dizlimi sahiptirler. Yukarıdaki resimde de bu teyit edilmektedir. İnsan, mısır ve maya türleri ökaryotik oldukları için prokaryotlara göre daha yakın dizilimlere sahipler.

2-İnsan>>>Ökaryotik (Çekirdekli)
Maya>>>Ökaryot
Mısır>>>Ökaryot

Escherichia coli>>>Prokaryotik (çekirdeksiz) (bakteri)
Anacystis nidulans>>>Prokaryot
Thermotoga maratima>>>Prokaryot (Arke)
Methanococcus vannielii>>>Prokaryot (Arke)
Thermococcus celer>>>Prokaryot (Arke)
Sulfolobus sulfataricus>>>Prokaryot (Arke)

Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 23 Nisan 2006 - 19:06:39 »

Alıntı
Moleküler sistematik araştırmacıları çalışmalarında fenotipik karakterler yerine molekülleri kullanırlar. İki ayrı türe ait homolog (aynı işleve sahip) bir makromolekülün amino asit veya nukleotid dizileri arasındaki fark bu türler arasındaki evrimsel mesafeyi de gösterir. Çünkü iki farklı tür ortak atadan ayrılarak evrimleşmeye başladıktan sonra DNA’ larında birçok kendiliğinden meydana gelen mutasyonlar oluşmaktadır. Bunların makromolekülün birincil yapısında neden olduğu dizi farklılıklarının sayısı evrimbilimcilerce bir ölçü olarak kullanılmaktadır. Dizi farkının fazla olması, bireylerin hem ata hücreden hem de birbirlerinden uzun zaman önce ayrılarak evrimleştiklerini işaret eder. Az olması ise bu canlıların yakın akraba olduklarını  hatta aynı türe dahil olabileceklerini gösterir.

                            Şimdi Eukoryot ve prokaryot olmalarını benzerlik için yeter şart kabul edelim ve sorgulamaya devam edelim. ökaryot hücrelerin, yapısını sabitlemesinin sebebi nedir? ökaryor hücre yapısından sonraki milyaryıllık süreçte neden mutasyonlar hız kesmiştir? Bu sorulara cevap bulmalıyız ki "görecelil eşit hızlardan" bahsetmek mümkün olsun. Ökaryot hücrenin mutasyon geçirmemiş olması (mısır maya ve insan hücresindeki 16s rRNA gen parçası dizilimlerini eşitliği) ökaryot hücre yapısından sonraki mutasyon hızlarını "0" yapar.
                            Diğer bir çelişki ise prokaryot hücre yapısında fotosentez yapabilen canlıların mevcudiyetinden kaynaklanır. Mısır hücresi alglerden evrimleşmeli, insan hücresi bakterilerden. Her ne kadar ribozom ortak yapı olsada ve rRNA'lar ortak oldukları için benzerlik şaşırtıcı olmasada, şaşırtıcı olan bu benzerliğin iki farklı tesadüf sonucunda gerçekleşmiş olmasıdır. Hem bakteri hücresinin, hem de alg hücresinin bir dizi raslantı sonucu aynı dizlime ulaşmış olmaları ne kadar anlamlı? Biz neden mısır ve mayayla akrabayız sorusunu bu yüzden sormuştum.
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 23 Nisan 2006 - 20:02:39 »

Alıntı sahibi: İhsan  Esentürk
ökaryot hücrelerin, yapısını sabitlemesinin sebebi nedir? ökaryor hücre yapısından sonraki milyaryıllık süreçte neden mutasyonlar hız kesmiştir?

İletilerimde böyle bir ifade kullanmadım. Mutasyonların hız kestiği de nereden çıktı?

Alıntı
Diğer bir çelişki ise prokaryot hücre yapısında fotosentez yapabilen canlıların mevcudiyetinden kaynaklanır. Mısır hücresi alglerden evrimleşmeli, insan hücresi bakterilerden.

???

Alıntı
Her ne kadar ribozom ortak yapı olsada ve rRNA'lar ortak oldukları için benzerlik şaşırtıcı olmasada


Benzerlik değil, benzer yapılarda farklı dizilimler var. Bu farklı dizilimler nasıl oluşmuş? Mutasyonlarla...

Aynı ortak bir işlevi gerçekleştiren Ribozomların rRNA dizilimlerinde neden bütün baz dizilimleri aynı değil de farklılıklar var?

Birbirine daha yakın türlerde baz diziliminin daha benzer olması hiç de şaşırtıcı değil, beklenen bir durum, birbirlerinden daha yakın bir zamanda ayrıldıklarının göstergesi.

İnsan neden kendisi gibi bir ökaryot olan mayaya daha yakın bir bakteriye göre ya da bir arkeye göre?

Alıntı
Hem bakteri hücresinin, hem de alg hücresinin bir dizi raslantı sonucu aynı dizlime ulaşmış olmaları ne kadar anlamlı?

Aynı dizilime ulaştıkları felan yok. Resimde 16S rRNA gen parçalarının baz dizilerinin bir kısmı gösterilmiştir.

Bu arada alg nerden çıktı?

Alıntı
Biz neden mısır ve mayayla akrabayız sorusunu bu yüzden sormuştum.

Bütün canlılar uzak ya da yakın sonuçta birbirinin ortak atadan dolayı akrabasıdır, tek maya ve mısırla değil. E. coli ve diğer Arkelerle de akrabalığımız var ama daha uzak. Tablo bunu anlatıyor.

Tablodaki canlılar karşılaştırma yapılması açısından seçilmiş sadece bir kaç tür. Bir primatı ve bir köpeğinkini koysaydık bunların baz dizilimi insana daha yakın olacaklardı.
Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 23 Nisan 2006 - 20:32:46 »

                Algler nerden çıktıdan başlayalım. Algler prokaryot hücre yapısına aship, aynı zamnda fotosentez yapabilen tek hücreli bitkilerdir. Bu nedenle bitkiler alemi serüvenine buradan devam etmelidir. Onun için aldım. Baz dizilimlerinin bir kısmının aynı olması. Ama parçanın hangi kısmı. Farklı görve sahip yapılaron baz dizilimleride benzerdir. Parçalarsanız benzerliği yakalayabilirsiniz. Çünkü üç nikleotitden oluşan kodonlar sadece 64 çeşittir. 20 çeşit amino asidi bu 64 çeşit kodonla belirttiğinize göre 100 aa lık iki protein arasında illaki baz ve aa dizilimlerinin eşit olduğu parçalar vardır.
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : 25 Nisan 2006 - 18:22:36 »

Alglerle şu an işimiz yok, konuyu dağıtmayalım lütfen.

Alıntı sahibi: İhsan  Esentürk
Baz dizilimlerinin bir kısmının aynı olması. Ama parçanın hangi kısmı. Farklı görve sahip yapılaron baz dizilimleride benzerdir. Parçalarsanız benzerliği yakalayabilirsiniz.

Ne yazık ki aynı dili konuşmuyoruz :(.

Upuzun yüzlerce baz dizilimlerini buraya yapıştıramayacağımıza göre bir kısmını yapıştırma mecburiyetindeyiz tabiki. Belirttiğin gibi bir durum yok, çünkü bu tablolar bütün diziler karşılaştırılarak yapılıyor ve bütün dizilimi yapıştırsak da karşılaştırmayı tekrar yapsak sonuç değişmiyor, değişmez insan maya ve mısıra daha yakın çıkacaktır,çıkıyor, çıktı; Arkeler birbirlerine, bakteriler de birbirlerine daha yakın bir dizilime sahip olarak çıkacaktır. Karşılaştırma tabloların ayrıntısına, yani bütününe ancak makalelerde rastlayabilirsin.

Alıntı
Farklı görve sahip yapılaron baz dizilimleride benzerdir. Parçalarsanız benzerliği yakalayabilirsiniz.

Bahsi geçen konumuzda farklı görevler diye bir şey yok. Ortada tek bir görev var.

Alıntı
Çünkü üç nikleotitden oluşan kodonlar sadece 64 çeşittir. 20 çeşit amino asidi bu 64 çeşit kodonla belirttiğinize göre 100 aa lık iki protein arasında illaki baz ve aa dizilimlerinin eşit olduğu parçalar vardır.

Belirttiğim nedenden dolayı örneğin tamamen ilgisiz. Farklı iki ayrı proteinden bahsetmiyoruz. Aynı görevi farklı canlılarda yapan bir yapının diziliminden bahsediyoruz.

Ve de ortak bir atadan geldiği içindir ki zamanla aynı görevi yapan bu dizilim mutasyonlar sonucu farklı türlerde farklı baz dizilimleri haline gelmiştir.

Daha iyi anlaşılabilmesi için...

Logged

AHHA!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi  |  Katagoriler  |  Evrim (Moderatör: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç)  |  Konu: Türler arası Moleküler Dizi Analizleri karşılaştırmaları, Evrimsel ilişki
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.052 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu
Forumda Arama                   Gelişmiş Arama
Sponsor Bağlantılar
Forum Duyuruları
Forum ve Site kullanımına ilişkin sorularınızı, yeni özellikleri nasıl kullanabileceğinize dair merak ettiklerinizi ya da paylaşmak istediklerinizi belirtmek için "Yardım" başlığını kullanabilirsiniz.
Forum Rütbeleri / Mesaj Sayısı
Yeni Üye < 10
Aktif Üye 10-29
Paylaşımcı Üye 30-49
Tecrübeli Üye 50-99
Uzman Üye > 100
Forum RSS