GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Forum Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Sayfa: 1 [2] 3 4   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: evrim teorisi moleküler düzeyde ispatlandı  (Okunma Sayısı 4005 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : 14 Nisan 2006 - 17:36:51 »

                       Söylediklerine katılıyorum. Yeterince hakaret etmişsin kendince. "Aptal raslantı teorisi" sözünün nerden geldiğine baksaydın, proteinler tesadüfen mi oluştu başlığına baksaydın, bu hakaretleri savurmazdın. Sen pozitivistsin diye bizde pozitivist olacak değiliz. Bilim sadece ispatlanabiliri araştırır senin yaklaşımın bizim değil. Aksiyomları her biri dogma olur bu yaklaşıma göre... Bigiye giden tek yolda bilim değildir ayrıca... Aklı kullanan felsefe ve dogma dediğin kendince hakir gördüğün dinde birer bilgi edinme yoludur. İspatlandı gibi manasız sözlerin arkasına sığınmak, niye elinde onca ispat varken. Yeni ismin hayırlı olsun bu arada... Biz buradayız tartışmaya açığız, varsa deliliniz, (içi boş kurgulardan bahsetmiyorum) sunarsınız bizde değerlendiririz...
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : 16 Nisan 2006 - 17:41:41 »

öncelikle yaratılış farklı şekillerde tezahür edebilir birinci olarak hızlı ve canlıların ayrı ayrı bir şkilde oluşması şeklinde olabileceği gibi varlıkları bir atadan yvaş yavaş gelişerek ve çeşitlenerekte tezahür edebilir  ama bir gerçek vardır ki oda böyle kompleks hassas ayarlara dayanan bir sistemin asla olasılıkla meydan gelemeyeceği olasılığı daha iyi kavramanız için örnek verecek olursak önünüzde 10 tane çubuk olsa ve sizden kırılmış olanı çekmenizi söyleseler sizin çekme olasılığınız çok evrenin oluşumunun olasılığına nazaran çok ama çok yüksektir ama siz o 10 tane çubuk içerisiden kırılmış olanı çekme ümidiniz nerdeyse yok gibidir çünkü önünüzde ontane çubuk vardır kaldıki 2 tane olsun yinede içinizde bir şüphe  ve korku olur buda ancak bu sistemi belli bir gücün oluşturduğu kanısına bizi götürür ama tabiki bu oluşum belli mantık ve sebep sonuç şeklinde cereyan etmiştir saygılar
Logged
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : 17 Nisan 2006 - 04:16:14 »

Selam Raif,

Evrensel temel bir kural: "Hiç bir şey yoktan var olamaz, var olan hiç bir şey de yok edilemez, sadece bir halden diğer bir hale dönüşüm olabilir". Bu durumda canlılar nasıl ayrı ayrı zamanlarda var oldurulmuş olabilirler?

Söylediğin gibi kompleks yapılar birden meydana gelemez; zaten kademe kademe meydana gelmekte olan bir değişim söz konusu.

Belli bir gücün bu sistemi belli başlı mantık sebep-sonuç şeklinde meydana getirdiğini belirtmişsin. Peki, türlerin ayrı ayrı olarak yoktan meydana getirilip dünyaya bırakılmasını mantıksal açıdan, sebep-sonuç ilişkileri açısından nasıl yorumluyorsun?

O güç belirli mantıksal sebep sonuç ilişkileri sonucunda türleri evrimleştiriyor olamaz mı?
« Son Düzenleme: 17 Nisan 2006 - 04:17:52 Gönderen: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç » Logged

AHHA!
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : 17 Nisan 2006 - 04:52:07 »


Alıntı sahibi: mehmet  ŞAHİN
evrim var demek bence biraz yanlış. çünkü çok eksikleri var.

Evrim teorisi canlıların çeşitliliğini açıklamaya çalışıyor ve her teori gibi şimdilik (!) açıklayamadığı kısımları olabilir. Çok eksikleri var demişsin; ama buna katılamayacağım. Hangi konularda eksik olduğunu düşünüyorsun?

Alıntı
bence evrim olsaydı şimdiki tür sayısı yüz kat fazla olmalıydı.

Şu anki tür sayısını (tahmini olarak 2-100 miyon arası tür olduğu düşünülüyor) az mı buluyorsun? Yüz kat daha fazla olması gerektiğini nasıl hesapladın, yardımcı olabilirsen sevinirim.

Alıntı
özellikleri bakımından birbirine çok yakın türler olmalıydı
Yok mu peki? Bir insan türünün bile alt tür olarak nitelendirebileceğimiz çeşitli renklerde, tenlerde birbirine yakın özellikler gösteren ırkları var.

Bir köpek balığından, bir kediden, bahsediyoruz; bunların her birinin alt dallanmaları var. Bir böcek cinsinin binlerce türü var!?
Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #19 : 17 Nisan 2006 - 05:04:50 »

Selam Raif,

Evrensel temel bir kural: "Hiç bir şey yoktan var olamaz, var olan hiç bir şey de yok edilemez, sadece bir halden diğer bir hale dönüşüm olabilir". Bu durumda canlılar nasıl ayrı ayrı zamanlarda var oldurulmuş olabilirler?


                    Evrensel bir kural mı? Metaryalizmin dayanak noktalarından biriy(di) Big-Bang le malesef yıkıldı. Sonsuz kütle sıfır hacim yokluk noktasıydı ve yoktan bir anda var oluş vardı. Sonra termodinamikteki gelişmeler birde sonunun olduğunu gösterdi. öyle bir an varki o andan sonra hiç bir dönüşüm gerçekleşememekte. Bu an entropinin en büyük değerine ulaştığı an! Big-bang le bir anda var olabilen evrende canlılar neden kademeli gelişiyor???? Evet evrenin oluşumunun süreçler içerdiği doğrudur ancak süreçlerin büyük bir bölümü çok hızlı gelişmiştir. Canlılardaki süreçler neden hızlı gelişemesin????

                  Sorduğun soruya gelince delilleri olmalı??? Delilleri yoksa evrimsel bir süreç yoktur. Ben şimdiye kadar doyurucu bir delile karşılaşmadım!!!! Aksi yönünde söylenebilecek çok şey var. İndirgenemez komplekslik bile yeterli!!!
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : 17 Nisan 2006 - 05:33:32 »

Evrensel bir kural dedim, yani evren meydana geldikten sonra oluşan kuralları kastediyorum. Big Bang evrenin içerisinde olan bir şey mi, konumuzla ne ilgisi var? Ayrıca sonsuz kütle demişsin, demek ki halihazırda ortada var olan bir şey var.

Big Bang'den öncesini de bu arada unutmayalım.

Bir anda meydana getirilen evrende galaksiler, yıldızlar, yıldız sistemleri, gezegenler, nebulalar gibi evrenin %99.999luk bir kısmı nedense kozmolojik bir evrim geçiriyor; ama tanrı birden canlıları meydana getirmek için onca süre bekledikten sonra kendi yarattığı fizik kurallarını boşuna yaratmış gibi evrene müdahele ediyor ve ayrı ayrı yaratmaya karar veriyor, öyle mi? Neden kozmolojik evrime karşı değilsiniz de, canlıların evrimine karşısınız, fark nedir?

Sorumla ne kastettiğimi anlamış olman gerekirdi. Şu an evren içerisinde yoktan meydana gelen ve var iken de yok olan bir olay, olgu gösterebilir misin? Entropinin en yüksek değerde olması enerjinin yok olduğunu göstermez.

Not 1: O kadar soru işareti ya da ünlem koymana gerek yok, sakin ol ve de heyecanlanma!

Not 2 :Behe'nin "İndirgenemez komplekslik" üzerine verdiği örneklemelerine karşı konusunun uzmanı olan bir çok bilim adamı tarafından yazılmış bir çok makale var, nette yapacağın kısa bir araştırma ile bunlara ulaşabilirsin.

Not 3: Sorduğum soruları Raif'in bu konudaki düşüncelerini öğrenmek için Raif'e yöneltmiştim. Senin düşüncelerini zaten biliyoruz. Umarım anlatabilmişimdir.
Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : 17 Nisan 2006 - 05:47:33 »

               Not1: Heyacan yaptığım yok
               Not2: Evrenin sınırları başlangıcını ve sonunuda içine alır. İnsan için yok edilemezdir. Ancak bu evren için geçerli değildir. Sıfır hacimde sonsuz kütle olmaz. Bu metafizik bir tanımlamadır. Evrenin oluşumu kozmik evrim değildir. Oluşumdur. Henüz kendisini tamamlamamış bir oluşum. Bunun embiryolojik safhalar olarak düşünebiliriz. Entropinin en büyük değerine ulaşması tüm hal değişimlerinin durması demektir tüm hal değişimlerinin durduğu bir evren varlığını devam ettiremez ve yok olmaya mahkumdur. Hattı zatında evreni dengede tutan bu hal değişimleridir.
              Not3: Raife sorduğun sorulara cevap vermedim. Sadece bende soru ekledim. İletiyi senin evrensel kanun olarak belirtiğin sav üzerine yazdım. Dikkat edersen hala cevap vermiş değilim o sorulara...
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : 17 Nisan 2006 - 06:09:27 »

Alıntı
Evrenin sınırları başlangıcını ve sonunuda içine alır. İnsan için yok edilemezdir. Ancak bu evren için geçerli değildir. Sıfır hacimde sonsuz kütle olmaz. Bu metafizik bir tanımlamadır

Evrensel kanunlardan söz ediyorum, evrenin başlangıcında daha ortada hiç bir temel kuvvet, kanun yokken hangi kurallardan, kanunlardan bahsedebiliriz acaba? Yani bu yoktan var olma bir evrenin başlangıcında gerçekleşti öyle mi? En azından 4 temel kuvvet meydana geldikten sonra, evren içerisinde bahsettiğiniz şekilde meydana gelmiş, gözlenmiş somut bir örnek vermeni bekliyorum var ise eğer?

Tanımlama yapamayınca "metafiziktir" etiketinin yapıştırılması kolaya kaçmak değil mi? Ya bu evren başka bir evrenin devamı ise? Ya bilimin gündeminde olan Süper, Hyper uzaylar gibi üst uzayların birer dalgalanması ise? Neden bu kadar kesin hükümler koyuyoruz ki acaba?

Alıntı
Evrenin oluşumu kozmik evrim değildir. Oluşumdur.
:)  Bu cevabın seni tatmin etti mi gerçekten? Sadece kelime oyunu... Aynı mantıkla canlıların evrimi de bir oluşumdur. Nedense galaksiler, yıldız sistemleri şıp diye yok iken var olmuyorlar değil mi?
Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #23 : 17 Nisan 2006 - 06:31:29 »

                               Konuyu dağıtmamak için, tartışmayıo burada kesiyorum. Kimin kelime oyunu yaptığı ortada. İki iletini alt alta koyup bakabilirsin. Sonsuz kütle tanımlaması üzerine neler söyledin? Açıkcası şaşırmıyorum. Bekleneni yapıyorsun...
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #24 : 17 Nisan 2006 - 17:04:36 »

öncelikle varlık yoktan var olmaz kesin bir yargıdır onu belirteyim ve evren sonsuz kütle demek değidir evren diye tanımladığımız bu boşluk ve içindeki maddelerdir ve buda sonsuzdeğidir mesela bugün uzayda 100milyar galaksi olduğunu tahmin ediyorlar bu nedemektir ne kadar büyük olsada belli bir kütle demektir ve canlılığı bir genden oluşturmaya başlayan tanrı bunu ayrı ayrı genler oluşturup bu şekildede oluşturabilir bu tamamen tanrıya kalmış bir şeydir çünkü oluşum olasılıkla değil tanrının iradesiyle olmaktadır tanrı var oluşu big benglede yapabilir başka şekillerdede ama bunları kavramanın tek yolu maddenin temelinde yatan şeyin ne oldduğunu kavranmasıyla kavranacaktır çünkü maddeyi olşturan şyin kavranması varlığın kavranması demektir saygılar
Logged
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #25 : 17 Nisan 2006 - 19:02:59 »

Alıntı sahibi: İhsan  Esentürk
Konuyu dağıtmamak için, tartışmayıo burada kesiyorum.


Cevap veremeyince tartışmayı kes, bize hakaret et, bravo.

İki iletimde iki kere aynı soruları sordum, hala cevap bekliyorum. Ama cevabımı aldım, alamamakla aldım ve senden cevap beklemiyorum.

Alıntı
Kimin kelime oyunu yaptığı ortada. İki iletini alt alta koyup bakabilirsin.


Kimin yaptığı hem de o kadar belli ki.

Hadi iki iletimi koy da göster bakalım kelime oyunlarımı beyefendi? Ne yazık ki seviyesiz, ajitasyon içerikli iletiler göndermekten başka bir şey yapmıyorsun. Hata bendeki böyle saldırgan tavırlar göstererek göndermiş olduğun tepkisel iletilerini muhatap alıyorum. Bu seviyesizliğini, saldırganlığını devam ettirdiğin için artık muhatabım değilsin.

Ve son olarak;

Alıntı
Sonsuz kütle tanımlaması üzerine neler söyledin?

İşte bunu söyledim. "Ayrıca sonsuz kütle demişsin, demek ki halihazırda ortada var olan bir şey var." Sonsuz kütle olduğunu sen söylemiştin.

Alıntı sahibi: İhsan  Esentürk
Sonsuz kütle sıfır hacim yokluk noktasıydı

Senin savının üzerinden sana karşı bir cevap verdim.

Sen kendi kurduğun çelişkili ifadelere bak ilk önce.

Alıntı sahibi: İhsan  Esentürk
Sonsuz kütle sıfır hacim yokluk noktasıydı

Alıntı sahibi: İhsan  Esentürk
Sıfır hacimde sonsuz kütle olmaz

Alıntı
Açıkcası şaşırmıyorum. Bekleneni yapıyorsun...

Senin gibi saldırmıyorum, ciddi şekilde sorular yöneltiyorum ve evet benden bekleneni, katkılarımı her zaman da yapacağım nasipse.

Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 302
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #26 : 17 Nisan 2006 - 20:05:11 »

                            Şimdi herkes bilirki buradaki sonsuz kütle evrende bulunan mevcut kütleyi temsil etmek içindir. Sıfır hacim zaten yokluğu ifade eder. Meknın yokluğunu dolayısyla zamanın yokluğunu dolayısıylada maddenin ve enerjinin yokluğunu tasvir eder. Dini terminolojide bu yaratılıştır. Yoktan var ediliş ve bilimde bugün bunu doğrulamaktadır. Evrenin bir başlangıç noktası vardır. Diğer tezler bu ilk hareketin ilk oluşumun nerden geldiğine dair. Daha sonra evreni oluştıracak enerjinin yani.
                           Bir de termodinemikten bahsettik entropi en büyük değerine ulaştığında ne olacak dedik. Isı ölümü zamana bağımlı olduğuna göre ve entropi en büyük değerine ulaştığında artık ısı ölümü gerçekleşemeyeceğine göre zamanın akışı nasıl mümkün olacak? Zamının akışı durduğunda mekan nasıl var olacak vs vs... Bu sorular evrenin bir sonu olduğu gerçeğine götürmekte bizi. Diğer faktörlerde etkili tabi. Isı ölümü olan bir sistemde enerji üreten yapılar kaybolursa sistem varlığını nasıl devam ettirecek? Dini terminolojide buna "kıyamet" denir. Şimdi vardan yok edilemez yoktan var edilemez savı nerede kaldı. Bu sav ancak evrenin başlangıcı ve sonu arasında belki geçerli olabilir.
                          Enteresan olan madenin korunumu yasası sonsuz evren modelinin bir uzantısıdır ve bu uzantı bugün neden hala bilimsel bir gerçekmiş gibi devam ettirilmekte. Madenin tanımı zaten kendisinin korunumlu olmadığını söyler. Madde enerjinin yoğun formudur ancak enerji madde olmadığı gibi maddede enerji değilidir. Madde uzayda yer kaplıyan kütlesi ve eylemsizliği olan herşeydir. Oysa enerjinin eylemsizliği yoktur. Yanlızca yüksek seviyeden düşük seviyeye değil, düşük seviyeden yüksek seviyeye doğruda bir akış söz konusudur. Işınımla ısı aktarımı (transferi) bu tezi doğrular. Yüksek enerji seviyesindeki madde de düşük enerji seviyesindeki maddede ışınım yapar ve bir birleri, arasınada bir ısı yani enerji alış verişi mevcuttur. Oranlar farklı olduğu için zamanla aynı sıcaklıkta buluşurlar. Ancak bu durum enerjinin eylemsizliğinin olmadığı sonucunu değiştirmez. Kütlenin enerjiye dönüşümü maddenin yok olmasıdır. Yok oluş dönüşerek gerçekleşmektedir. Enerjinin korunumu ise karadelikler gibi yüksek çekim alanlarında kırılabilkmekte ve bu nedenle karadelikler radyasyon yaymaktalar. Enerjinin korunumu yasası ısı ölümü yani geri kazanılamayan ve birikmeyen kayıp enerjiyide içine alır. Oysa toplamdan bu enerjiyi çıkarttığınızda evrenin enerjisinin azalmakta olduğunu görürsünüz. Bu da yok oluşun bir başka boyutudur.
                    Ben konuyu dağıtmak istemiyorum derken samimiydim. Cevap verememeyi isterdim ama malesef bu mümkün değill. Demogojiyle kazanım olmaz. Sonsuz kütle tanımı üzerinde spekülasyon yağmak kimseye bişi kazandırmaz.
                    Daha öncede alıntıları kesmeden yapman konusunda uyarmıştım. Evrenin oluşumu kozmik evrim değildir dediktenhemen sonra embiryolojik safhalara benzetmiştim. Ama görmezden gelmişsin. Zigottan insana kadar gelişen safhalar evrim midir? Tohumdan bitkiye kadar gelişen safhalar evrim midir? Eğer bunların cevabı hayır ise evrenin oluşumundada evrim yoktur. Safhalar vardır. Kaldıki tüm oluşumları niçinlerine girmedem, çümkü bu kısım işin felsefi boyutudur bilimsel değil, her şeyi fizik yasalarıyla açıklayabilirsiniz. Ancak evrimin yasaları yoktur en fazla mekanizmaları olabilir. aa ların bir birine bağlanması kimya yasaları greğidir ancak bu durumda her ihtimal olağandır. Her ihtimalin olağan olması size kesin hükümler içermeyen bir yapı ortaya koyar. Oysa evrenin oluşumu için böyle bir durum söz konusu değildir. Ne zaman ve nasıl karadelik oluşacağını belirleyen kesin kaideler vardır. Bu kaideler farklı yapının oluşmasını engeller. Çeşitliliğin olmadığı evrenin maddi yapısıyla canlılığı kıyaslamak niye. Evrenin safhalarının bir çopğunun çok hızlı gerçekleştiğinden bahsettik. Bunu mantıklı bulan hatta alıntı yaptığı yazıda "sıçrama" kelimesini mantıklı bulup düzenleme gerği duymuyan  biri neden calılığın ani oluşumunu reddetmekte. Aramızdaki temel fark şu ki ben işin sadece biyolojiye bakan kısmıyla değil fiziksel yasalara bakan kısmıylada ilgileniyorum. Israrla otomatik kontrol sistemlerinden yapılarından sistemi oluşturan her bir elemanın bir fonksiyona sahip olduğundan zamana bağlı bu fonksiyonların sistemin cevap hızına etkidiğinden, sistemin cevap hızının ve öz yapısının (karakteristik) sonuca etkidiğinden ve canllılar gibi dar toleranslarda çalışan sistemlerde kademeli gelişim olamıyacağından, bunun bariz bir "indirgenemez komplekslik" olduğundan bahsederken kalkıp komik iddialarla aşağılamaya çalışmak niye. M Behe nin tezine karşıt tezleri okumamı öneriyorsun ancak fark edemediğin, benim M Behe den aldığım tek şeyin ismini kendisinin koyduğu kavram olduğu, kavramı değerlendiren, sınayan tüm düşüncel süreçlerin ise şahsıma ait olduğu. Bu nedenle bana tavsiyede bulunmak yerine kendi düşünsel süreçlerini ortaya koymalısın. Forumda farklı başlık altında belirttiğim gibi gerçeği bulma adına samimiyet bir tartışmanın düzeyinde oldukça önemlidir. Ben bu ve daha önceki iletilerimde, konuları temel prensipler üzerinden değerlendirmeyi yeğleyerek ve modellediğim yapının gerçeğe uygunluğunu gözeterek samimiyetimi ortaya koyduğuma inanıyorum. Ancak aynı şeyi üzülerek belirtmeliyim ki senin için söyliyemiyeceğim. Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz düsturusu gereği, yaptığın her şey benim için bir göstergedir. Diğer taraftan kişilerin ne söyledikleri kadar neden söyledikleriylede ilgilenen biri, olarak seçtiğin her bir kelime tarafımdan dikkatle incelenir ve seni o kelimeye iten felsefi yaklaşımlar üzerinden tartışma odaklanır. Bu konuya girmiş olmamızın sebebide budur. "Dervişin fikri ne ise zikri odur" sözü benim için altın değerinde olup temel yaklaşımımı belirlemektedir. Bu yaklaşımıma değinmemin sebebi benim için söylediklerinle değil sözlerinin arkasındakilerle bir bütünsün. Ki tartışırken bir çok noktada kanılarımı doğrulayan sinyaller alıyorum. Sözün telmihi sözden daha mühimdir çoğu zaman...
                     Muhatap alıp almamak senin kararına kalmış bir şey. Korkma senin gibi yaklaşıp "cevap veremediğinde muhatap almıyorsun" demiyeceğim. Savurmuş olduğun hakaretleri şahsına iyade ederken, samimi yaklaşımlarını dört gözle beklediğimi belirtmek isterim.
Logged

"Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında," A.Hamdi TANPINAR "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir..." Cemil MERİÇ
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #27 : 18 Nisan 2006 - 15:13:26 »

aranızda tartışmaya gerek yok arkadaşlar siz şu anda tanrının evreni nasıl yarattığı hakkında fikir yürütüyorsunuz ve bu tam kesin bilinen bir değildir bilim daha henüz bunu ıspatlamamış sadece bu konuda iki görüş var ve bunlar kesin ıspatlanan durum değiller ama tanrı varlığı big benglede var etmiş olabilir başka bir şekildede ama benim görüşümü soracak olursanız tanrı evreni big bengle değilde varolan enerjiyi yoğunlaştırarak atomları ve bundan sonrada bu atomlar sayesinde diğer oluşumları gerçekleştirmiştirki bence en mantıklısı budur ama biz varoluşun gizemini çözmek istiyorsak enerji kavramını çözmemiz gerek zira madde enerjisiz düşünülemez
Logged
Global Moderator
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 379
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #28 : 18 Nisan 2006 - 22:28:33 »


Merhaba Raif;

Bilim, doğayla ve mekanizmalarıyla ilgilendiğinden dolayı doğa üstü olarak düşünülen her hangi bir varlığı (gerçekte var ya da yok) herhangi bir şeyi, varlığı ya da kavramı kanıtlamak veya çürütmek mümkün değildir.

Bilimin amacı bu değildir. Bu felsefenin alanına girer. Kişi kendi inancına göre olgulara belirli bir bakış açısıyla bakıp kendi yorumlarını yapabilir; ama bu bilim değildir. Eğer bunu bilimin içine katarsak ne bilim yapabiliriz ne de tartışabiliriz, sonu gelmez tartışmaların.

Şahsen ben bilim forumlarında tartışmalara katılırken bir yaratıcıyı işin içine (olup olmadığını, ne yapıp neyi nasıl ettiğini) katmamaya çalışıyorum elimden geldiğince. Bunun dışında kendi iç dünyamda, farklı başlık altlarında tabiki bu konuda da tartışılabilir; ama bilim forumunda ben tartışmaların sıhhatli olabilmesi için bu konuda bu şekilde bir üslubun kullanılması gerektiği kanısındayım.

Bilimsel bir konuyu tartışırken katılımcının birisinin çıkıp da kendi inancı gereği bu evrenin kendisinin yaratıcı olduğunu ya da biz dünyalıları uzaylıların yarattığı gibi gibi düşüncelere sahip ise bu yönde tartışmasını devam ettirebilir ve biz bu tartışmanoın içinden çıkamayız, konu farklı mecralara kayıp amacından uzaklaşmış olur.

Benim düşüncelerim bu yönde...
Logged

AHHA!
Uzman Üye
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 344
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #29 : 20 Nisan 2006 - 00:16:19 »

kardeşim öncelikle bu insan tanrıya inanıyor ve bu görüşü paylaşmıyor diye adama hakaret edemezsin bu inancı bu işin dışında tutmak istiyorsan öncelikle seviyeli ve saygılı olmayı öğrenmelisin
Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4   Yukarı git
Yazdır
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi  |  Katagoriler  |  Evrim (Moderatör: Alp Eren H.A.lî.M Kılıç)  |  Konu: evrim teorisi moleküler düzeyde ispatlandı
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.056 Saniyede 26 Sorgu ile Oluşturuldu
Forumda Arama                   Gelişmiş Arama
Sponsor Bağlantılar
Forum Duyuruları
Forum ve Site kullanımına ilişkin sorularınızı, yeni özellikleri nasıl kullanabileceğinize dair merak ettiklerinizi ya da paylaşmak istediklerinizi belirtmek için "Yardım" başlığını kullanabilirsiniz.
Forum Rütbeleri / Mesaj Sayısı
Yeni Üye < 10
Aktif Üye 10-29
Paylaşımcı Üye 30-49
Tecrübeli Üye 50-99
Uzman Üye > 100
Forum RSS