Anasayfa
|
Forum
|
Bilimler
|
Arşiv Tarama
|
GenKalem
|
Destek
|
Site Haritası
|
Linkler
|
RSS
|
Reklam
|
Arkadaşını Davet Et
|
İletişim
Anasayfa
Bilimler
Forum
Haberler
Galeri
GenKampüs
Kitaplar
e-dükk@n
Destek
İletişim
Anasayfa
Forum
Üye Ol
Şifre Hatırlat
_MYPMS_PROFILE_POPUP_ALERT
_MYPMS_POPUP_CNT
_INBOX
_MYPMS_CLOSE
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi
|
Bilimler
|
Fizik
| Konu:
Davet 2.1
Anket
Soru:
evreni ve atomu yeniden oluşturalım mı
evet
0 (0%)
bırak yerinde kalsın
4 (80%)
hiçbirşey anlamadım
1 (20%)
Toplam oy: 5
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Gönderen
Konu: Davet 2.1 (Okunma Sayısı 364 defa)
0 Üye ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mehmet rende
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 4
Davet 2.1
«
:
29 Ağustos 2008 - 21:41:48 »
28.08.2008
Bıisim Allah erRahman erRahim
Davet 2.1
İlgililere
Dünya
Aşağıdaki Davet 2 yazımı yaklaşık 350 Türk Bilimadamı’na e-mail’leri aracılığı ile ulaştırmaya çalıştım. Neyazık ki sadece bir Profesör Hocamız “Senin başka işin yok mu hasta beyin. Bir daha bu saçmalıklarla beni rahatsız etme” gibi çok kısa ve öz bir yorum yaparak cevap yazdı. Yine de teşekkürler. Ama dinide tabiat/doğa kanunlarını(bilimi)’da Allah yazdı diyerek bu bildiğiniz şeyi tekrar ediyorum ve zorunuza gitmesin diyerek günaha girmemenizi diliyorum.
16.06.2008
Bıisim Allah erRahman erRahim
Davet 2
İlgililere
Dünya
Bundan üç ay kadar önce, bulabildiğim boş zamanlarımda, internette sörf yaparken ulaştığım bazı bilgiler (Heisenberg Belirsizlik İlkesi, Özel-Genel Rölativite...) kendimden ve okuduğum ve mezun olduğum Fizik Mühendisliği branşımdan utanmama neden oldu. Gerçi okul yıllarımda da Einstein‘dan hoşlanmazdım ama okuduklarım tuz biber oldu.
Allah, evrenimizi yaratmadan önce, Doğa/Tabiat Kanunu’nu yazmış, Ahir Zaman’a kadar Ahir Zaman’da dahil, hiçbir değişiklik göstermeyeceğini belirtmiştir. Buna göre, yoktan var, vardan yok olmaz; sebepsiz sonuç olmaz; zaman uzayıp kısalmaz; uzunluklar uzayıp kısalmaz.
Kısa bir araştıradan sonra sorunun 1900 lü yıllarda başladığını gördüm. Kendini bilmez bilimadamları, yüz küsür yıldır, bilim yapacaklar diye, sansasyon yaratacaklar diye Allah’ın koyduğu kuralları yok saymış, kendilerince değiştirmeye kalkışmış, günümüze, Ahir Zaman’a ulaştırmışlardır. İşin kötüsü o kadar yıldır insanoğlu bu bilimadamlarına dur diyememiş gerekli cevabı verememişlerdir. Sonuçta Allah korkusu ve sevgisi olmayan bir gençlik ile başbaşayız.
Aşağıda, kısa açıklamalar ile bulabildiğim veya aklıma gelen yanlışları yüzeysel olarak çözmeye ve cevap vermeye çalıştım. Gerisi yalaka olmayan, sansasyon ve menfaat düşünmeyen bilim adamlarının işi.
Lütfen, aşağıdaki bilgiler ışığında şu bilimi yeniden yazın ama bu işi yaparken Allah kanunlarından şaşmamaya özen gösterin. Evreni ve bizleri yaratan Allah’tır, değişmez ve şaşmaz mutlak kuralları vardır.
Enerji; madde, ışık, ses, atom, elektron, proton, foton, nötron, nükleon, mezon, lepton, kuark, gulon, bozon, graviton, baryon, vd...; ne isim vermiş olursanız olun, taneciktir, durgun kütlesi vardır ve üç boyutludur.
Enerji, iki boyutlu uzayda dairesel hareket eder. İlk hareketinde enerji kaynağının büyüklüğüne, şiddetine ve basıncına göre, değişik büyüklükte, kütle, çap, frekans, periyod ve ivme alırlar. Hareketi sırasında, enerji alanı ile birlikte hareket eder, ışıma yaptığı için, mutlak zamanla fiziksel özelliklerinde değişimler olacaktır.
İnsanoğluna hayırlı olur dileği ile…
NOT1 : Genetik Bilimi’ne DUR denilmeli, sınırı aştığı belirtilmeli.
NOT2 : Yanılmayan bir Allah...
16.06.2008
Mehmet Rende
dingil113@msn.com
www.mehmetrende.com.tr
Suudi Arabistan Riyad’da işçi
(0 326 216 57 85 Antakya)
Ben yinede, Allah’ın izni ile, yaşadığım dünyayı örnek alarak, mantık ile yorumladığım ve bilebildiğim Fiziği, Davet 2’deki bilgiler ışığında, dilim döndüğünce sizlere anlatmaya çalışıp, bilgilerimi paylaşacağım.
Big Bang’den hemen önce evren’in durumu, sonsuz enerji, sonsuz kütle, sonsuz ısı, sonsuz basınç ve sıfır hacim(?) idi.
Bu sonsuz enerjinin, büyüklüğünü hayal bile edemiyeceğimiz birimine “Bir” adını veriyorum. Belirttiğim gibi Bir, enerjinin temel birimidir, enerjinin kendisidir, bu anlamda evrende başka bir birim yoktur. Taneciktir, durgun kütlesi vardır, üç boyutludur, ekseni etrafında döner, iki boyutlu uzayda “yaratılışı gereği” dairesel hareket eder ve hızı hiçbir zaman sıfır olmaz. Bir’ler herhangi bir olayda başlangıç anından sonra ilk hareketinde enerji kaynağının büyüklüğüne, şiddetine ve basıncına göre, değişik büyüklükte, kütle, çap, frekans, periyod ve ivme/hız alırlar. Bir’ler aldıkları ilk harekette etki büyük ise çapı küçük ve hızı büyük, etki küçük ise çap büyük ve hız küçük olarak harekete başlarlar. Zaman ile hızları yavaşlayarak çapları belli bir boyuta kadar büyür, bu bir süreklilik gösterir.
Big Bang’den sonra küresel yönde, yukarıdaki tanım itibarı ile, Bir’lerin yolculuğu tek tek halde veya SonsuzBir‘ler halinde başladı. Bu Bir’ler gittiler gittiler, ta ki; evrenin patlamadan sonraki “müsaade edilen büyüme hacmine” ulaşılması ile, evrenin sınırının iç yüzeyinin Bir’leri geri yansıtmasına kadar. Patlamada Bir’lerin yayılımı küresel yönde idi ama “ta ki” sınırındaki evren küresel hacimde değildi.
Bir Bir “ta ki”’ye doğru giderken aynı yön ve doğrultuda hareket eden başka bir Bir ile çarpışırlarsa birleşerek aynı yörüngede dönmeye başlayıp (kütle arttığından hareket yarıçapı büyür ve hızı yavaşlar), 2Bir olurlar. Bu 2Bir başka bir Bir ile birleşebilerek 3Bir oluşturur veya başka bir 2Bir ile birleşerek 4Bir oluşturur. Veya bir ABir başka bir BBir birleşerek CBir haline gelir. Bu olay silsile ile milyonlarca yıl devam edebilir ve SonsuzBir oluşabilir veya hiçbir birleşme olmadan Bir’ler Bir olarak yollarına devam edebilirler. Bu Bir’lerin herçeşidinden uzayda sonsuz tane olabilir. Bu birleşmelerde uzaya çeşitli Bir’ler yayılır.
Zamanla bir ABir ve bir BBir hareket doğrultuları zıt ve paralel ise ve birbirlerine çok yaklaşmışlarsa birbirlerini çekerler ve kütlesi büyük olan merkezde kalır ve diğeri onun etrafında dönmeye başlar ve bir gurup oluştururlar. Bu dönmenin çapı merkezdeki Bir’lerin büyüklüğüne ve bu dönen Bir gurubunun hareket yarıçapı ile bağlantılıdır. Yarıçap ne kadar küçük ise merkeze o kadar yakın, ne kadar büyük ise o kadar uzaktır.
Zamanla bir CBir ve DBir ayrı bir gurup oluştursunlar. ABir ve CBir merkezde ve BBir ve DBir etrafta dönen olsun. Bu iki gurup birleşerek daha büyük bir gurup oluşturma durumuna gelsinler. ABir ve CBir’in dönüş yönleri aynı ise tabii ki birleşerek ABir + CBir = EBir olacaktır. Dönüş yönleri farklı ise ikiside birleşme anında kararlı duruma geçecek ve birbirlerinin etrafında sıfır mesafede dönmeye başlayacaklardır. BBir ve DBir ise, gerek ABir ve CBir veya gerekse EBir durumunda, merkezin etrafında beraber dönmeye başlayacaklardır. Bu dönmelerin çapı ise yine BBir ve DBir’in hareket yarıçapları ile ve EBir’in sayısı ile ilişkilidir. Hareket yarıçapları birbirleri ile aynı ise yani BBir, DBir’e eşit ise yörüngelerinde çarpışıncaya kadar dönerler. Çarpışma sonucu DeğişikBir’ler halinde parçalara ayrılıp savrulurlar. Gittikleri yöne göre çeşitli/yukarıdaki olaylar olur. Merkeze doğru giderlerse birleşme olabilir veya çarpma sonucu merkezden XBir söküp savrulur. (Zamanla) diğer yörüngelerdeki diğer Bir gurupları ile çarpışabilir ve aynı olaylar tekrarlanır.
Bir EBir ve BBir, veya EBir, BBir ve DBir, veya EBir, BBir ve DBir ve vd. bir gurup oluşturmuşsa (ben kısalık için EBir ve BBir’i kullanacağım) ve aynı şartlarda FBir ((merkezde) = HBir + JBir) ve GBir (dönen) oluşmuş olsun ve birleşme/gurup oluşturma şartları sağlanmış olsun. Bu (EBir ve BBir), ve (FBir ve GBir) gurupları kararlı gurup halini aldıklarından (EBir ve BBir’e xBir, FBir ve GBir’e de yBir diyelim.) xBir ve yBir birbirlerinin etrafında sıfır mesafede dönmeye başlayacaklardır. Bu dönme sırasında xBir ve yBir’in içindeki guruplar dönme yönlerine göre yanyana gelip harekete devam ederek kutuplaşma oluştururlar. xBir ve yBir’in arasındaki fark ne kadar küçükse bu gurubu parçalamak o kadar zor, ne kadar büyükse o kadar kolaydır. Bu dönmede hızı daha büyük olan daha küçük yörünge çizerek içte dolanır. xBir ve yBir gibi tekli veya çiftli çok sayıda guruplaşma olabilir. Bu guruplaşmalarda xBir ve yBir’ler ne kadar birbirlerine benzerlerse o kadar birbirlerine yaklaşırlar, yani benzer olanlar yanyana dönmeye başlarlar ve ayrıca kutuplaşmayı sürdürürler.
xBir ve yBir ne kadar çok birbirlerine benzerlerse kararlılıkları artar, ne kadar aykırılarsa kararlılıkları azalır. Bu kararlılık xBir ve yBir’in büyüklükleriyle oluşturdukları güce ve dengeye bağlıdır. Bu güç ne kadar büyükse dışardan gelecek bir Bir gurubu’nun veya Bir’in bir BBir’e çarpmasıyla onu alıp götürebilmesi veya parçalaması zorlaşır. Daha doğrusu bu kararlılık dengenin bozulmasını engellemek için parçalanmanın büyük parçasının kaçmasını engellemek ister ve/veya dengenin eksilen kısmını dışardan tedarik eder. Dengeyi bozabilmek ve parça koparabilmek için daha büyük bir Bir gurubu lazımdır. Bu büyük bir Bir gurubu yeterli büyüklükte ise, çarpışmadan sonra xBir ve yBir gurubunu parçalara ayırabilir, her çeşit Bir etrafa yayılır. xBir ve yBir gurubu artık başka bir guruptur.
xBir ve yBir’in kararlılıkları ne kadar az ise bir tane Bir bile bu gurubun yörüngelerinden bir Bir ayırabilir. Sonuçta gurup kendi dengesine gelmek isteyeceğinden eksilen Bir kadar dışarıdan tedarik eder.Güçlü bir xBir ve yBir’in kararlılıkları’nı azaltmak için xBir ve yBir’in aykırılığını artırmalıtız. Ters işlemde kararlılığı artırır.
Sonuçta: Yukarıdaki bilgileri tek tek veya genelleyerek kullanırsak Fizik Biliminin doğru veya yanlış, bildiği veya bilemediği, (tahmin ediyorum) bütün soruların doğru cevaplarını bulabileceksiniz veya yorumlayıp çıkarabileceksiniz.
İnsanoğluna hayırlı olur dileği ile, kolay gelsin...
NOT1 : Genetik Bilimi’ne DUR denilmeli, sınırı aştığı belirtilmeli.
NOT2 : Yanılmayan bir Allah...
28.08.2008
Mehmet Rende
dingil113@msn.com
www.mehmetrende.com.tr
Suudi Arabistan Riyad’da işçi
(0 326 216 57 85 Antakya)
Logged
mehmet emin celik
Tecrübeli Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 60
Ynt: Davet 2.1
«
Yanıtla #1 :
30 Ağustos 2008 - 00:54:53 »
sen ne
dangalaksın
ya. suudi arabistanda bir mühendis sermaye uşağından da bu beklenir zaten. dinle sen uyut sermaye de çalıp çırpsın afferin sana okuduğun ve çalıştığın patronlarına iyi uşaklık ediyorsun. bence bir numarasın devam et insanlığa bir faydan olmasın. tamam aslanım. eğer sen patronlarını insandan sayıp onlara yaptığın hizmeti insanlığa yaptım diyorsan da sana diyecek sözüm yok.
*Tartismalarin saygi sinirlari icerisinde olmasi gerekir.
«
Son Düzenleme: 30 Ağustos 2008 - 13:51:54 Gönderen: admin
»
Logged
mehmet rende
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 4
Ynt: Davet 2.1
«
Yanıtla #2 :
30 Ağustos 2008 - 11:49:50 »
aleykümisselam
ya mehmet emin çelik ya tecrübeli üye
konuşupta
aptallığını
ortaya koyacağına konuşma ki herkes şüphede kalsın
saygılar
mert8
...
*Tartismalarin saygi sinirlari icerisinde olmasi gerekir.
«
Son Düzenleme: 30 Ağustos 2008 - 13:52:20 Gönderen: admin
»
Logged
rabia yolalan
Tecrübeli Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 97
Ynt: Davet 2.1
«
Yanıtla #3 :
30 Ağustos 2008 - 15:48:44 »
mehmet rende senn kafan iyimi? yani ne yapmaya calısıorsun?
Logged
Yokuş aşağı inmek kolaydır ama manzara tepeden seyredilir...
Azize Sahin
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 155
Ynt: Davet 2.1
«
Yanıtla #4 :
30 Ağustos 2008 - 17:46:27 »
Arkadaş bilinen şeyleri bir başka bakış açııyla aktarmış, tamamdır iyi yapmış. Diger taraftan da bilimin bir başka kolunun da ilerlmesine karşı çıkması da üzücü bir durum. Hem eğitimli (dediğine göre fizik mezunu) hem de bilim karşıtı olması düşündürücü. Allah yolunda olup da onun yarattığına APTAL demesi de insanı kendisi konusunda şüphede bırakmıyor değil. Şunu da biliyor olması gerekirdi; bilim Allah'ın izin verdiği kadar ilerler...
Logged
"Ders alınan başarısızlık başarı demektir..."
mehmet rende
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 4
Ynt: Davet 2.1
«
Yanıtla #5 :
10 Eylül 2008 - 19:00:11 »
09.09.2008
Bıisim Allah erRahman erRahim
Davet 2.2
İlgililere
Dünya
Davet 2.1’imi okumuşsunuzdur. (Okumayanlar internetten faydalanabilir.)
Davet 2.1 yazımı yüzlerce bilimadamına ve forum sayfalarına göndermemle benim bu işten herhangi bir maddi fayda gütmediğimi anlarsınız. Benim niyetim yüz küsür yıldır bilimi ve insanları yanlış yönlendirerek Allah ile kulları arasındaki diyaloğu kopartan, “Belli ki Tanrı yalnızca zar atmakla kalmıyor, ayrıca gözü kapalı oynuyor.(Hawking)” gibi rahatlıkla yanlış ifadeler kullanmaktan çekinmeyen ve belkide bilimde yüzlerce yıl geride kalmamızı sağlayan insanları susturmak ve doğru yola getirebilmek için bir TÜRK BİLİMİ TOKADI vurmaktır. (Yoksa “Türkler Bilim Yapamazlar” diyen bir kaidemi var. (Allah bilir))
Aklım yerindedir veya değildir, bu benim sorunum. Benim isteğim Davet 2’ye istinaden bilimi yeniden yorumlayıp yazmanızdır. Davet 2’yi yorumlayarak Davet 2.1 şeklinde gazetede BU BİR İLANDIR başlığı altında yayınlamak istedim, soruşturdum, dudak uçuklatan fahiş fiatlarla karşılaştım, vazgeçtim. İnternette yayınladım, yukarıdaki yorumlar geldi. Anlamışsınızdır, ne bilimadamı ne de normal vatandaş, Allah adı ile bilim kelimelerinin aynı satırda veya sayfalarda yanyana gelmesinden hiç hoşlanmıyor. On yıllarca “Allah’ın zar attığı”nı söyleyen kişilerin büyük etkisi. Bu yanlışı düzeltmek ve içinize sindirebilmeniz lazım ki daha fazla günaha girmeyin. Doğrusu şu: Allah hem dini hem de bilimi yazdı…
Davet 2.1’deki yazılarımı biraz daha açıklayarak (yeni teoriler: bigbang, çekirdek, atom, …) daha doğrusu birkaç şekil ekleyerek yeniden sizlere sunacağım. Umarım bu sefer daha çok anlaşılabilirim…
Big Bang’den hemen önce evren’in durumu, sonsuz enerji, sonsuz kütle, sonsuz ısı, sonsuz basınç ve sıfır hacim(?) idi.
Bu sonsuz enerjinin, büyüklüğünü hayal bile edemiyeceğimiz birimine “Bir” adını veriyorum. Belirttiğim gibi Bir, enerjinin temel birimidir, enerjinin kendisidir, bu anlamda evrende başka bir birim yoktur. Taneciktir, durgun kütlesi vardır, üç boyutludur , ekseni etrafında döner(???) , iki boyutlu uzayda “yaratılışı gereği” dairesel hareket eder
ve hızı hiçbir zaman sıfır olmaz. Bir’ler herhangi bir olayda başlangıç anından sonra ilk hareketinde enerji kaynağının büyüklüğüne, şiddetine ve basıncına göre, değişik büyüklükte, kütle, çap, frekans, periyod ve ivme/hız alırlar. Bir’ler aldıkları ilk harekette etki büyük ise çapı küçük ve hızı büyük, etki küçük ise çap büyük ve hız küçük olarak harekete başlarlar. Zaman ile hızları yavaşlayarak çapları belli bir boyuta kadar büyür, bu bir süreklilik gösterir.
(Evren, Big Bang t = 0)
Big Bang’den sonra küresel yönde, yukarıdaki tanım itibarı ile, Bir’lerin yolculuğu tek tek halde veya SonsuzBir‘ler halinde başladı.
(Evren, Big Bang t > 0 )
Bu Bir’ler gittiler gittiler, ta ki;
evrenin patlamadan sonraki “müsaade edilen büyüme hacmine” ulaşılması ile, evrenin sınırının iç yüzeyinin Bir’leri geri yansıtmasına kadar. Patlamada Bir’lerin yayılımı küresel yönde idi ama “ta ki” sınırındaki evren küresel hacimde değildi.
Bir Bir “ta ki”’ye doğru giderken aynı yön ve doğrultuda hareket eden başka bir Bir ile çarpışırlarsa birleşerek aynı yörüngede dönmeye başlayıp (kütle arttığından hareket yarıçapı büyür ve hızı yavaşlar), 2Bir olurlar.
Bu 2Bir başka bir Bir ile birleşebilerek 3Bir oluşturur.
veya başka bir 2Bir ile birleşerek 4Bir oluşturur. Veya bir ABir başka bir CBir birleşerek EBir haline gelir. Bu olay silsile ile milyonlarca yıl devam edebilir ve SonsuzBir oluşabilir veya hiçbir birleşme olmadan Bir’ler Bir olarak yollarına devam edebilirler. Bu Bir’lerin herçeşidinden uzayda sonsuz tane olabilir. Bu birleşmelerde uzaya çeşitli Bir’ler yayılır.
Zamanla bir ABir ve bir BBir hareket doğrultuları zıt ve paralel ise ve birbirlerine çok yaklaşmışlarsa birbirlerini çekerler ve kütlesi büyük olan merkezde kalır ve diğeri onun etrafında dönmeye başlar ve bir gurup oluştururlar.
Bu dönmenin çapı merkezdeki Bir’lerin büyüklüğüne ve bu dönen Bir gurubunun hareket yarıçapı ile bağlantılıdır. Yarıçap ne kadar küçük ise merkeze o kadar yakın, ne kadar büyük ise o kadar uzaktır.
Zamanla bir CBir ve DBir ayrı bir gurup oluştursunlar. ABir ve CBir merkezde ve BBir ve DBir etrafta dönen olsun. Bu iki gurup birleşerek daha büyük bir gurup oluşturma durumuna gelsinler.
ABir ve CBir’in dönüş yönleri aynı ise tabii ki birleşerek ABir + CBir = EBir olacaktır.
Dönüş yönleri farklı ise ikiside birleşme anında kararlı duruma geçecek ve birbirlerinin etrafında sıfır mesafede dönmeye başlayacaklardır.
BBir ve DBir ise, gerek ABir ve CBir veya gerekse EBir durumunda, merkezin etrafında beraber dönmeye başlayacaklardır. Bu dönmelerin çapı ise yine BBir ve DBir’in hareket yarıçapları ile ve EBir’in sayısı ile ilişkilidir.
Hareket yarıçapları birbirleri ile aynı ise yani BBir, DBir’e eşit ise yörüngelerinde çarpışıncaya kadar dönerler. Çarpışma sonucu DeğişikBir’ler halinde parçalara ayrılıp savrulurlar. Gittikleri yöne göre çeşitli/yukarıdaki olaylar olur. Merkeze doğru giderlerse birleşme olabilir veya çarpma sonucu merkezden XBir söküp savrulur.
(Zamanla) diğer yörüngelerdeki diğer Bir gurupları ile çarpışabilir ve aynı olaylar tekrarlanır.
Bir EBir ve BBir, veya EBir, BBir ve DBir, veya EBir, BBir ve DBir ve vd. bir gurup oluşturmuşsa (ben kısalık için EBir ve BBir’i kullanacağım) ve aynı şartlarda (merkezde) HBir + JBir ve GBir (dönen) oluşmuş olsun ve birleşme/gurup oluşturma şartları sağlanmış olsun. Bu (EBir ve BBir), ve (FBir ve GBir) gurupları kararlı gurup halini aldıklarından (EBir ve BBir’e xBir, HBir ve JBir’e de yBir diyelim.) xBir ve yBir birbirlerinin etrafında sıfır mesafede dönmeye başlayacaklardır. Bu dönme sırasında xBir ve yBir’in içindeki guruplar dönme yönlerine göre yanyana gelip harekete devam ederek kutuplaşma oluştururlar.
xBir ve yBir’in arasındaki fark ne kadar küçükse bu gurubu parçalamak o kadar zor, ne kadar büyükse o kadar kolaydır. Bu dönmede hızı daha büyük olan daha küçük yörünge çizerek içte dolanır. xBir ve yBir gibi tekli veya çiftli çok sayıda guruplaşma olabilir. Bu guruplaşmalarda xBir ve yBir’ler ne kadar birbirlerine benzerlerse o kadar birbirlerine yaklaşırlar, yani benzer olanlar yanyana dönmeye başlarlar ve ayrıca kutuplaşmayı sürdürürler.
Sonuçta:
Evren’in ve enerjinin temel birimi BİR’dir, bu anlamda başka bir birim yoktur.
Bir, taneciktir, durgun kütlesi vardır, üç boyutludur, iki boyutlu uzayda, “yaratılışı gereği”, dairesel hareket eder ve hızı hiçbir zaman için sıfır olmaz.
Bir’ler herhangi bir olayda başlangıç anından sonra ilk hareketinde enerji kaynağının büyüklüğüne, şiddetine ve basıncına göre, değişik büyüklükte, kütle, çap, frekans, periyod ve ivme/hız alırlar.
Bir’ler aldıkları ilk harekette etki büyük ise çapı küçük ve hızı büyük, etki küçük ise çap büyük ve hız küçük olarak harekete başlarlar.
Zaman ile, çeşitli sebeplerden dolayı, BİR’lerin hızları yavaşlayarak çapları büyür veya hızları artarak çapları küçülür, bu bir süreklilik gösterir.
Enerji, BİR’ler ve katları ile taşınır.
En küçük atomik birim 2BİR’den oluşur.
[(3BİR + 2BİR) + BİR] (çekirdek +etrafta dönen), bir gurup ise (bir atom ise): 3BİR’i birarada tutan “Güçlü Çekirdek Kuvveti”, (3BİR + 2BİR)’i birarada tutan “Kutuplanma Kuvveti”, BİR’i yörüngede tutan “Zayıf Çekirdek Kuvveti”’dir.
Enerji alanı, enerjinin bulunduğu yerde veya hareketinde, BİR’lerin saçılmasıyla oluşur.
Yukarıdaki kutuplanmayı genelleştirirsek mıknatıslanma, sonsuz genelleştirirsek yerçekimi oluşur.
BİR’ler birleşirler çekirdeği oluştururlar (birleştikçe hızları yavaşlar, soğurlar), birleşirler atomu oluştururlar, birleşirler molekülleri/ kristalleri oluştururlar, birleşirler maddeyi oluştururlar, terside doğrudur. Yani enerjiden maddeye ve maddeden enerjiye dönüşüm vardır.
Görebildiğimiz ışık, BİR’ler ve katları ile taşınır, hızının belirli bir limiti yoktur, rengine göre değişir.
Siyah renk, görebildiğimiz en soğuk ve en yavaş enerjidir.
Isı ve sıcaklık, BİR’ler ve katları ile taşınır.
Ses, BİR’ler ve katları ile taşınır, en yavaş (???) enerji çeşididir.
Radyasyon, BİR’ler ve katları ile taşınır.
Bu BİR teorisi, Siyah Cisim Işıması’na yeterli/gerekli cevabı verir.
Bu BİR teorisi, Fotoelektrik Olay’a yeterli/gerekli cevabı verir.
Bu BİR teorisi, Çift Yarık Deneyi’ne yeterli/gerekli cevabı verir.
Bu BİR teorisi, EPR Deneyine yeterli/gerekli cevabı verir.
Evren, x, y, z ve t olmak üzere 4 boyutludur.
Bu BİR teorisi’nde izafiyete ihtiyaç yoktur.
Bu BİR teorisi, Albert Einstein’in ömrünün son 20 yılını veripte çözüme ulaştıramadığı sorulara cevap verir.
Bu BİR teorisi, şu anda saçmalıklarla uğraşan Bilim Dünyasına doğru yolu gösterir. (Kuantum Teorisi, Herşeyin Teorisi, Sicim Teorisi, …)
Bu BİR teorisi, Evrenin şu anda büyümemekte veya bizim anlayabileceğimiz biçimde belli belirsiz büyümekte, der.
Bu BİR teorisi, evrende sonsuz adet yıldız veya galaksi yoktur der. Sayısı hakkında bir yorum yapamıyorum ama bizlerin gece vakti gökyüzünde gördüklerimiz, milyonlarca yıldır sınırlı sayıdaki galaksi ve yıldızların ışıdıkları ışınların “ta ki” sınırına gidip geri yansımalarındandır.
İnsanoğluna hayırlı olur dileği ile, kolay gelsin...
NOT1 : Genetik Bilimi’ne, canlı genetiğiyle oynaması konusunda, DUR denilmeli, sınırı aştığı belirtilmeli.
NOT2 : Açıklamalarımda bir yanlışlık varsa buyrun düzeltin, yanılmayan bir Allah...
NOT3 : Allah hem dini hem de bilimi yazdı…
Allah zar atmaz.
09.09.2008
Mehmet Rende
dingil113@msn.com
www.mehmetrende.com.tr
Suudi Arabistan Riyad’da işçi
(0 326 216 57 85 Antakya)
Logged
mehmet rende
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 4
Ynt: Davet 2.1
«
Yanıtla #6 :
10 Eylül 2008 - 19:01:46 »
Sayın Yönetici
yolladığım yazıda şekiller de vardı
nasıl yollayabilirim
teşekkürler
Logged
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
GenForum - Bilimsel Forumlar - Türkiye Bilim Sitesi
|
Bilimler
|
Fizik
| Konu:
Davet 2.1
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Güncelleme ve Duyurular
-----------------------------
=> GenBilim v3
=> Forum Kuralları
-----------------------------
Danışma Kürsüsü
-----------------------------
=> Soru-Cevap
=> Yardım
=> Hata Rapor
-----------------------------
Katagoriler
-----------------------------
=> Ar-Ge Faaliyetleri
=> Beyin Göçü
=> Bilgisayar
=> Evrim
=> Genom Projesi
=> İnternet
=> Kitap
=> Kültür & Sanat
=> Mizah
=> Mühendislik Bilimleri
=> Müzik
=> Spor
=> Türkçe Kullanımının Yaygınlaştırılması
=> Üniversitelerimiz
-----------------------------
Bilimler
-----------------------------
=> Arkeoloji
=> Bilişim
=> Biyoloji
=> Edebiyat
=> Felsefe
=> Fizik
=> Fotoğraf
=> Genetik
=> Hukuk
=> İktisat
=> Jeoloji
=> Kimya
=> Matematik
=> Psikoloji
=> Sosyoloji
=> Tarih
=> Tıp
=> Diğer Bilimler
-----------------------------
Bilim Siteleri
-----------------------------
=> Bilimi Destekleyen Web Siteleri
-----------------------------
Öneri ve Şikayetler
-----------------------------
=> Türkiye Bilim Sitesi'nden beklentilerinizi tartışalım
=> Kategori Öner
-----------------------------
Diğer
-----------------------------
=> Serbest Forum
=> GenBilim.Com Şikayet Kutusu