Dilin, canlı bir organizma gibi kendine ait kanunları vardır. Dildeki
kelimeler zamanla yıpranır, dökülür, yerine yeni kelimeler gelir.
Değişme zararlı değil yararlıdır. Saf dil hiç gelişmemiş dildir
........Yazının Devamı
MİT’İN KÖKENİ
George Smith’in 1870’ler de Babiller’in Gılgamış Destanının onbirinci tabletlerini bulup,çözümlediği zamandan bu yana tufan öyküsünün bir İbrani yada ilahi bir yaratı olmadığını biliyoruz.
George Smith Babil kaynaklarını incelediği sırada Tanrı’nın sözcükleri olarak kabul edilen İncilde’ki Tufan öyküsünün,daha eski bir zamanda yazılmış yabancı bir hikayeye nasıl bu kadar benzeyebildiği konusunda kafa yordu.
Makale Yorumları 1
Devamını oku
“Yargı Reformu Stratejisi Taslağı ve Eylem Planı” incelendiğinde, birçok yönden gerçek bir yargı reformu çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır. Özellikle yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi, yargı verimliliğinin artırılması ve ceza infaz sisteminin geliştirilmesi başlığı altında düşünülen değişiklikler, hayata geçirilebildiği takdirde çok yararlı olacaktır. Ancak genel anlamda taslak ve eylem planında, avukatlık ve savunmaya hiç denecek kadar az yer verilmiş olması ve tanımlarda avukatlık mesleğinin, “yargı mensubu” kavramı içinde değil “yargı profesyoneli” başlığı altında düzenlenmesi, savunmaya dönük menfi bakış açısının açık bir göstergesidir.
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Farklılıklarımızın bölünmek için değil, bütünleşmek için kabulü gerekir. Çünkü birlikte yaşama, iş bölümü, emek, sermaye, bilgi ve teknolojiyi paylaşma, dayatmayla gerçekleştirilmeye çalışılırsa, kısa ömürlü olur. Ancak gönüllük esasına dayalı, akılcı bir birlikte yaşama arzusu, kalıcı sonuçlar verir. Ortak amacımız, tekelci sermayenin bölüp yönetmesine karşı, bütünleşmek, birleşmek, tek güç olarak hareket etmek ise bunu sağlamanın tek yolu, birbirimizi sevmek, saygı duymak ve güvenmektir.
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Türkler, tarihin eski devirlerinde olduğu gibi bugün de varlıklarını oldukça geniş bir coğrafyada sürdürmektedir. Dünya haritasına baktığımız zaman doğuda Moğolistan ve Çin içlerinden, batıda Viyana’ya; kuzeyde Sibirya’dan, güneyde Bağdat, Lübnan sınırı ve Kıbrıs içlerine kadar uzanan büyük coğrafyaya Türklerin yayıldıklarını görürüz. Türk milleti, bu geniş coğrafya içinde yer alan Moğolistan, Çin, Rusya, Afganistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, İran, Irak, Suriye, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ve Polonya’da yaşamaktadır.
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Son on yıldan daha fazla zamandır, kuantum mekaniğinin bilinç/zihin teorisinde işlevi olabileceği veya olamayacağı konusunda tartışmalar artarak keskinleşmektedir. Bu tartışmanın bir tarafında geleneksel sinir bilimciler yer alır ve beyin biliminin anlamak için sinir hücrelerine bakılması gerektiğini iddia ederler. Diğer yandaki belli fizikçiler bilinç/zihin dinamiklerinde kuantum mekaniğini kurallarının etkisi olabileceğini öne sürerler.
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Obsesif kompulsif bozukluk(OKB) DSM-IV-TR(Amerikan Psikiyatri Birliği: Psikiyatride Hastalıkların Tanımlanması Ve Sınıflandırılması El Kitabı, Yeniden Gözden Geçirilmiş Dördüncü Baskı)’de Anksiyete Bozuklukları başlığı altında ele alınan bir hastalıktır. Obsesif kompulsif bozukluk, istenmeden gelen, uygunsuz olarak yaşanan, belirgin anksiyete ve sıkıntıya neden olan, benliğe yabancı ve yineleyici özellikte sürekli düşünceler, dürtüler (impulslar) veya düşlemler (imajlar) olarak tanımlanan obsesyonlar ve bunlara ikincil olarak gelişen kişinin yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar veya zihinsel eylemler olarak tanımlanan kompulsiyonlarla karakterize bir bozukluktur. Okb, kendine özgü, karışık, heterojen bir durumdur ve hastada zihinsel ve davranışsal belirtilerin aynı anda görülmesini içerir.
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Hücre, büyüklük bakımından belirli bir sınıra ulaştığı zaman, kuramsal olarak ikiye bölünmesi gereklidir. Çünkü hücre genel olarak bir küre şeklinde düşünülürse, büyümede hacim/yüzey orantısı r3/r2dir. Yani hacim yarıçapın küpüyle artarken, yüzeydeki büyüme yarı çapın karesine bağımlı kalır ve bir zaman sonra hücrenin yüzeyi gerek besin alışverişini gerek artık maddelerin atılımını ve gerekse gaz alışverişini bütün hücreye sağlayamayacak duruma gelir ve hücre, yüzeyini artırmak amacıyla bölünmeye başlar.
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Araşidonik asit membranda bulunur ve fosfolipidlerin % 5-15’inden sorumludur AA yumurta ve kabuklu deniz hayvanlarında bulunmaktadır
Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri vücutta birbirlerine dönüştürülemezler ve hemen hemen tüm hücre membranları için önemli bir komponenttirler. Sature yağlar membran permaibilitesini azaltırken esansiyel yağ asitleri hücre membranının permaibilitesini arttırırlar Omega-6 ve omega-3 yağ asitleri eikasonoid aaaabolizması dokosahexaenoik asidin retinanın ve beynin normal fonksiyonel gelişimi için gerekli olduğu (özellikle de prematürlerde) gösterilmiştir
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Planlama kısıtlı zamanın stresinden kurtulmanın anahtarıdır.Bu , geleceğinizi şekillendirmenin yoludur.Planlama hayatınızı düzene sokacak iki katkı sağlar.Birincisi, size olduğunuz noktadan olmak istediğiniz noktaya varabilmeniz için ihtiyacını duyacağınız kaynakları tanımlar.Planlama programa bağlı bir proje üzerinde çalışmanızı sağlar.Planlar kısa ve uzun vadeli olabilir.Kısa vadeli planlara örnak olarak günlük, haftalık süreleri kapsar.Bunun dışındakiler örneğin 1 ay 3 ay-1yıl vb. Uzun vadeli planlar kategorisine girer.
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Ruanda Özelinde Afrika: Kolektif Kimlik ve ÇatışmaA. Giriş
“Kolektifkimlik, belirli bir alanda (territoire) kök salmış bir takım grupların (etniktoplulukların) diğer gruplardan farklarını ortaya koyma, vurgulama talebidir.Bir bireyin, kendilerini tanımak ve ilgileri, mekânları, sosyal ilişkileri gruphalinde işlenebilen, yönetilen, doğrulanabilen bir grup oluşturmak içingeliştirdikleri bir eğilimdir.”[1]
Ben MABROUK, 1992
Dünyanın yetim, bakıma muhtaç ancak çözümönerilerinin sorunların ortadan kaldırılmasındaki teğetliğine maruz kalançocuğu… Yıllar yılı tarihsel ezilmişliğin ve yönlendirilmişliğin odak noktasızengin kıta! Bölünmüşlüğün; dengesiz gelir dağılımının ve açlık sınırının daaltında kalmışlığın bir sunumu: Afrika.
Makale Yorumları 2
Devamını oku
İnsanoğlu, hayatını kolaylaştırmak için teknolojiyi geliştirmiş ve teknolojik nimetlerle yaşamını daha verimli ve konforlu hale getirmiştir. Teknoloji, bir yandan insan hayatını görece kolaylaştırmaya devam ederken, bir yandan da çözülmesi gerekli birtakım problemlere yol açmamıştır. Elektronik gözetim, bunlardan sadece biridir.
Makale Yorumları 0
Devamını oku
Hücresel Tedavi Derneği Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, kilolu kişilerin göbek yağında kök hücre olduğunun ortaya çıktığını belirterek, "İleride göbek yağında bulun...
Spermleri, yumurtaya yaklaştıklarında yüzdüren düzenin, günün birinde, erkekler için geliştirilecek yeni doğum kontrol yöntemleri için yol gösterici ol...
Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, yeni geliştirilen "yapay pankreas"ın, 1. Tip diyabet hastası çocuklarda günlük insülin iğnelerine son verebileceğini bildir...
Isparta gülünün sağlık alanındaki etkileri üzerinde araştırma yapan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Öğretim &Uu...
Bilim adamları, AIDS hastalığına neden olan HIV virüsü gibi retrovirüslerde mevcut olan "integrase" enziminin yapısını görmelerine izin veren bir kristal üretti.
...